Anvers Zuid'de Brederodestraat’da dolaşırken büyük bir afiş gözüme çarptı. Afişte büyük bir kesme şeker ve altında suikerfeest (şeker bayramı) yazıyor. Dikkatimi çekti, okudum ve gördüm ki o caddede Belçikalı Esnaflar Derneği esnafın Kesme Şeker Bayramı'nı kutluyor. Tüm yazıyı okuyunca anladım ki bizim Ramazan bayramımızmış meğer, Kesme Şeker Bayramı.
Hani anlatırlar ya; Nasrettin Hoca leyleği görünce "bu ne" demiş. Yanındakiler "bu bir tür kuş"'tur, dediklerinde, Hoca leyleği istemiş ve leyleğin gagası ile ayaklarını kesmiş. "İşte şimdi kuşa benzedi " demiş Hoca.
Bunun gibi bizim 1426 yıllık Ramazan Bayramını önce "Şeker Bayramı", şimdi Belçika’da da "Kesme Şeker Bayramı" yapmışlar. Emin değilim ama Türkiye’de Ramazan Bayramı'nda çocuklara çok şeker verildiği ve tatlı yendiği için bu bayrama "Şeker Bayramı" diyenler olmuş. Belçika’ya geldiğimizde de bazıları Şeker Bayramını (suiker feest)diye tercüme etmiş. Hollandaca’da çayda kahvede kullandığımız şekere "suiker" denir, fakat bizim çocuklara verdiğimiz türden şekerlere ise "snoep" dernir. Eğer tercüme edilmesi gerekiyorsa, -bence gerekmez ama- o zaman "snoepfeest" diye tercüme edilmesi gerekir.
Ramazan Bayramı, Müslümanların iki büyük bayramından biridir. Ramazan ayından sonra Seval’in ilk 3 günü Müslümanların Ramazan veya fitir bayramıdır. Ramazan ayında oruç tuttuktan sonra sadakayı fitir verildiğinden(aydil fitr) "Fitir Bayramı" da denilir. Ramazan Bayramı, bir ay oruç tuttuktan sonra (Helal)yiyeceklerin, içeceklerin tekrar mubah olduğu Müslümanların birbirlerini ziyaret ettikleri dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, çocukların hediyelerle sevindirildiği, fakirlere sadaka verildiği, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı, Müslümanların birbirileriyle kardeşçe kucaklaştığı, sevme, sevilme, sevindirme
günleridir. Ramazan bayramını nasıl geçirmemiz gerekir? Bayram sabahı duş alıp en güzel elbiselerimizi giyip varsa hurma, yoksa tatlı bir şey yiyip sevinçli ve güler bir yüzle bayram namazı kılmaya camiye gidilir. Bayram namazı kılındıktan sonra cemaat, kucaklaşarak bayramlaşır. Eve geldikten sonra çekirdek aile birbiri ile bayramlaşır. Annebabalar çocuklarına hediyelerini verirler, ebeveynler birbirlerine de hediye verirse çok iyi olur. Sonra ailece büyükanne ve büyükbabadan başlayarak, yaşça küçük olanlar büyüklerini ziyaret ederler. Ziyaret sırasında Belçikalıları rahatsız etmemek gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum. Hastalar, komşular, dost ve akrabalar ziyaret edildikten sonra, varsa fakirleri, yetimleri, kimsesizleri sevindirmeliyiz. Çocuklara hediye,
şeker (snoep), para vererek sevindirmeliyiz. Dargın olduğumuz biri varsa barışmalıyız, hatta bildiğimiz dargınlar varsa barıştırmalıyız. Bayramlarımız ,millet olarak kimliğimizin önemli bir parçasıdır; bu Önemli parçayı gelecek kuşaklara aktarmak herkesin görevidir. Dünyadaki zulüm, işgal, sömürge, işkence ve aynı zamanda fakir fukaraları düşünerek kendi halimize şükür, onlar için de dua etmeliyiz.
Sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, RAMAZAN Bayramınız mübarek olsun. Allah, tutuğunuz oruçları, verdiğiniz fitreleri kabul etsin.