Bir önceki seçimlerin yarattığı sorunlar daha çözümlenemeden önümüzdeki yıl bu sıralarda gerçeklesecek olan seçimlerin öneminin farkında mıyız ? Belçika’daki siyasi çatışmalar tırmandıkça çoğalıyor ve sözsel şiddete dönüşüyor. İktidar partileri arasında ve yok denecek kadar az muhalefet partilerinin birbirine karşı ve kendi içlerindeki söylemleri sertleşiyor. Yaratılan bu durum yanlızca siyasi partilerden kaynaklanmıyor. Hadi partilerin yanlış yaptıklarını varsayalım, ama sivil toplum kesimleri de bu yarışta hiç de geri kalmıyorlar. Bir kesim medya, bir kesim kurum, kuruluş ve dernekler, bir kesim işçi temsilcileri, bir kesim patronlar, bir kesim solcular, sağcılar, yeşiller, katolikler, milliyetçiler ve liberaller artık siyasi «ötekiler» arasına girmiş bulunuyorlar. Ama hiç kimsenin ciddi bir siyasi veya ideoloji ayrımlığına sahip olmadığı için de herkes «merkez mevki’de» bir kalabalık
yaratmakta.
Bu ortam sağlıksız bir ortamdır. Yeniden sağlıklı hale gelinmesi gerekli.
Önümüzdeki yıl seçimleri de, işte bu açıdan önemlidir. Çünkü, bu seçimlerden, ülkedeki siyasi ve sosyal dengelerin yeniden belirlenmesi
için tüm ilgilileri, yani siyasi, sendikal, işverenler vesaire olduğu gibi, Belçika’da yaşayan her birimizi sağduyuya davet edilebilecek bir ileti çıkmalıdır.
Evet, bence Belçika siyasi hayatında “seçim yoluyla verilen ciddi ve anlamlı bir uyarıya” ihtiyaç vardır.
Çünkü, demokratik sistemlerin nihai sonucu yanlızca seçimler değildir. Şu anda yaşayan siyasi, kamusal, ekonomik veya sosyal v.b. “tüm kirlilikler”
bitmelidir. Din ve devlet idaresinin kesin ayrımı, ekonomi ve siyasi kuvvetler ayrılığı, hukukun vazgeçilmez üstünlüğü, etnik ve toplumsal farklılar arasında
sağduyulu tutum ihtiyacı, sosyal haklar ve yardımında sürmesi gereken şartsız dayanışma, her insanın ki –Belçika’da yaşadışı yaşayanlar dahilinde-
hak ve hürriyetleri gibi ilkelerin ve kuralların da demokrasiden ayrılmaz özellikler arasında olduklarını unutmamak gerekir. Eğer, bugün var olan siyasi tablo gelecek seçimlerde yeniden çizilecek olursa artık Belçika’nın “korsan kanunlarla” yönetilen bir ülke olduğunu bütün dünya’ya açıklamış olacağız. Sonra da, muhtemelen kurulacak olan hükümetin aklına gelen her şeyi doğru sanarak gerçeklestirmeye çalışmasına hiç de şaşırmayalım. Yapacakları icraatların, attıkları adımların ve bakanlar kurulunca alınan kararların neden olacağı huzursuzluklar ve hukuki ve de sosyal sorunlarla birlikte, Belçika halkının büyük bir kesitinde hoşnutsuzluk, hatta umutsuzluğu
da artıracaktır.
İşte bütün bunlara dayanarak, gelecek yılki seçimlerde hepimizin davranışı birer demokratik uyarı, birer nezaket tokadı olmalıdır.
27/05/2008, Mehmet Aydoğdu, Binfikir Gazetesi Mayıs 2008 sayısı köşe yazısı