Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















"İnsan ancak içindeki kurdunu besler"

25.02.2008


Kültürler arasında diyalog ve medeniyetler arasındaki birleşme veya karşılıklı beslenme noktasında gezinen ve gevezelik yapan binlerce siyasetçi kalabalığına her gün şahit olmaktayız. Ama, cereyan eden yaşam ile yaşanan toplumsal olaylara bakarsak bunun ne kadar düzenli bir oyun olduğunu anlamakta zorlanmayız. Hemen bir örnek vereyim.

Demokrasinin eviyim diye övünen Fransa’ya bakarsak, bu ülkede bu güne kadar yabancı kökenli, lider sıfatını taşıyabilecek hiçbir siyasetçi olmamıştır. Neden?.. Çünkü bu ülke kendi içine dönük ve ötekilere kapalı bir diyalog anlayışına sahiptir. Bu konuda Belçika, Almanya, Amerika veya İngiltere daha mı başarılı, diye sormayın sakın. Onlar da bu konuda değişime giden yolu almakta çok tembel davranıyorlar. Burada Amerika Başkanlığına aday adayları arasında yer alan Afrika kökenli Barack Obama’yı bir kenara bırakarak, şu andaki mevcut durum değerlendirmesini yapacağım. Uyum, entegrasyon konusunda başarılı olup olunmadığı değerlendirmesini yapmayacağım, çünkü bunu daha başka bir yazımda kaleme alacağım. Alphonso Jackson, Elaine Chao, Carlos Gutierrez

ve Condoleezza Rice ile Amerika 15 bakanlıktan oluşan hükümetine yabancı kökenli 4 bakan almayı başarmış bir ülke. Bunlar hükümetin neredeyse dörtte birini oluşturuyorlar.

Almanya, İspanya, Hollanda, İtalya vs. bir çok demokratik ülkede bu sayı sıfırdır.  İngiltere 28 bakanlıktan biri ile Fransa 15 bakanlıktan birini yabancı kökenli seçilmişe vererek, hükümetlerinin yabancı kökenli siyasetçilere açmakta biraz daha gayretli olduklarını ispat etmeye çalışıyorlar. Fransa’da ise hükümet içinde bakan ve devlet

sekreteri olarak yer alanların sayısı 33 üzerinden 3’tür. Yani yüzde on. Bence pek de başarı sayılmaz. Dürüst konuşmak gerekirse, bütün bunlar birer göz boyamadan ileriye gitmeyen siyasi kararlardır.

Bu durumu daha iyi algılamak için Türkiye-AB ilişkilerini örnek verebilirim. Avrupa Birliği Komisyonu 27 üyeden oluştuğu halde, Asya kültürüne yakın kimlikli ve müslüman olan Türkiye ile ticaret yapmaktan çekinmeyen, ama onu üye sıfatıyla kabul etmekte bocalayan bir cadılar hamamına benziyor. Aldatılmamak isteyen insanlar, ki yabancı kökenli bizler de söz konusuyuz, ait oldukları ve içinde bulundukları nüfusun büyük bir bölümünün ne kadar büyük bir siyasi ve sosyal güç olduğunu öğrenmeli ve öğretmelidirler. Kesinlikle siyaset ve onun içeriğine hiçbir zaman ulaşamayacağı

bilinciyle yürütülen bir şüphe ile verimli ve yapıcı olmak mümkün değildir. Bunu bilmelisiniz. İnsan ancak içinde ki kurdu besler sözünü çürütmeye çalışmalısınız. Anmadan sürekli eski günleri, bırakın da artık biraz yağmur yağsın dünyamıza. Bereketli olması dileğiyle.

 

25/02/2008, Mehmet Aydoğdu, Binfikir Gazetesi Şubat 2008 sayısı köşe yazısı

4.5 / 5 (4 Oylama)


mehmetaydogdu@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings