Evet, Belçika çalkalanıyor. Ülkenin yokolması gibi tehlikeli konuşmalar herkesin dilinde.
Kullanıcılar bu kelimelerin anlamı ve içeriğini bir bilseler kullanmaktan vazgeçerler ama
eğitimli cahiller her yerde cirit atmakta.Olayları yadırgayanlar grubuna bakarsan,
sayıları pek de o kadar önemli değil.İşte yadırganmayan bu durum,
ben de bu yadırganmayış halini çok yadırgıyorum. Baksanıza
"Güya Flamanlar zenginmiş de, Valonlar da tembelmiş de,
onun için ayrılma zamanı gelmiş" gibi vesaire sözler okyanusunda batmak
üzereyiz. Bol keseden atanların yanı sıra, 200 yıllık geçmişi aynı olan
Flaman ve Valonların, birer insan olarak "stratejik kardeş" olduklarından
çok az kişi bahsetmekte. Bu durum politika,siyasi arena ve halk temsili
üslubunun icaplarıyla bağdaşmıyor.
Hepimiz, yabancılar dahilinde o"güya'nın" gerçeğini kabul ediyor, ve onaylıyormuşuz gibi
bir sessizlikteyiz. Şu anda, Flaman ve Valonların konumu, Türkiye ile ABD veya Türkiye
ile AB arasındaki duruma çok benzemektedir. Yanlızca anamalcı ve tecimsel çıkarlar
üzerine yaşatılmaya çalışılan ilişkiler, böylesi bir stratejik ortaklığın gerçekte
var olmadığını ve şeklen varmış gibi sayıldığını bizzat iddia edenlerin elinde bir koz
olduğunu ve de bizlerin de onların elinde birer esir olduğumuzu göstermektedir.
Toplumun tamamı veya çoğunluğunun böyle bir şeyi kabul edemeyeceği
hiçe sayılarak yola devam edilmektedir.
Bu durumda Flamanlar ile Valonların stratejik kardeş olmanın gereklerini
yerine getirmede ne kadar hassasiyet gösterdiklerini irdelemek,
sorgulamak zorunludur. Yer yüzünde siyasi,sosyal veya toplumsal projemi
kalmadı? Bu konuda insanoğlu çok "rezervli" bir yaratıktır.Yanlnızca
istesin ki.Her proje, her değişim veya iyileştirmede kullanılacak
kelimeler,sözler üsluptaki tutarlık derecesine göre ağırlık kazanır
ve de tutarlık derecesini de o üslubu kullananlar belirler.Burada
Belçika siyasi ortamındaki beceriksizlerin sayıları çok yüksek gibi
görünmekte.Güncel kişiliğiniz ve karakter yapınız kendiliğinden ortaya
çıkıverir. Bence bazı Flamanlar insani değerlerden yoksun, yanlızca
anamalcı,çıkarcı bir anlayışla koskocaman Belçika adlı ağaçtan doğan
çiçekleri boğmaya çalışmaktalar. Gün bu gün ise,imkanı olan ve vicdan
sahiplerinin duruma ve konuya el uzatmaları gerekmektedir.
Beçika’da yaşayan çok kişi, sabah yataktan kalkarken; hayatın akışına bir etkileri olamayacağını,
bir şey değiştiremeyeceklerini düşünerek kalkıyorlar. Maalesef, ben bunu paylaşmıyorum.
Öyle ise isteğimizin ve inandığımızın kavgasını yapmamak,insanlık adına günah çıkartmak değil midir?
Ben Belçika'nın birliğine ve bütünlüğüne inanıyorum. Bilesiniz ...
21/12/2007, Mehmet Aydoğdu, Binfikir Gazetesi Aralık sayısı köşe yazısı