Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















YAŞAMI DÜĞÜMLEMEDEN ÇÖZEMEZSİN

13.08.2007


Belçika bu yıl yerel seçimlere kilitlendi ki; toplantılarda, resepsiyonlarda, derneklerde “demokraside yaşamak ne güzel bir şey be kardeşim” gibi betimlemelerde bulunma veya öyleymiş gibi gösterme eğiliminde olanların sayısı epeyce çok.  Çokta kafa eskitiyorlar ama neyse. Yinede bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalar var.

Evet, kocaman bir doğrudur bu söylenler. Ama, “yaşamda” mı yoksa “demokraside” mi bir güzellik kavramı caizdir, sorusu da başka bir gerçeği ifade eder. Yaşam güzeldir, hem de varolan tek güzelliktir. Her nedense hep çirkinlikler ortasında oluşur. Çünkü, yaşamda karşıtlıklar bir esasdır. Onu güzel kılan da, sevinçler ve neşeler olduğu kadar, bunların karşıtları olan acılar ve hüzünlerdir. Acısız bir yaşam sevinçsiz, hüzünsüz bir yaşam neşesizdir. Hangi birimiz sevinçli acılar çekmedik, hüzünlü neşeler yaşamadık.
 
Demokrasiye gelince; şu anda bir hümanist sömürge sistemine, varlık ile hiçlik arasında ki bir boşluğa benzeyen “paralel toplumların” ikametgahıdır. Demokrasiyi anlamlandıran varlık olarak insan’ın, demokrasinin özgü “oluşu’na” yönelik olarak, eylemleriyle ve müdahaleriyle canlı dünya’ya yaptığı en büyük katkı, değerlerdir. Çünkü, demokrasi kendi kendisine değer üretemez. Örnek olarak, sözlü karşıtlık yapılsa bile, şu anda bir savaşı hem doğru, hem de ahlaki gereksinme olarak kabullenilmeye çalışılmıyor mu? Devletlerin hizmet anlayışı veya bir şeyler verme çabası kalmadı. Ekonomik ve stratejik çıkarları korumak üzere insanlara yardım etmeyi bile bir nevi bahane malzeme olarak kullanıyor. Her birimizin yaşamı kuşatılıyor ve o ölçüde yayılımlı bir boşluğa, bir karamsarlığa itiliyoruz. Bu yüzden değil midir ki, bazen “ben de yoruldum artık” diyebiliyoruz. Bilesiniz ki yorgunluk yaşamda değil, sistemdedir.
 
Yaşamın büyük bir bölümünü yaşama yön verme çabasıyla geçirdiğimizi sanıyoruz. Bence yanılıyoruz. Yaşamın içinde yön bulma çabasıyla döne döne, yola hiç çıkmamış binlerce insan vardır aramızda. Yaşam yönsüzdür, yönü olsa bile, yolsuzdur. Yaşam kendiliğinden bir bütün olduğu için hem yönsüz, hem de yolsuz yaşanır. Tabii ki, demokrasi için aynısı söylenemez. Bu sistemin size verdiği tek şey “hazır yaşama biçimi”dir. Size, tabiyatınıza aykırıdır, tersdir ve sizi çarpık hale sokar. Neyin doğru veya gerçek olacağı konusunda hiçbir ipucu vermez. Size verilmeye çalışılacak tek şey “telkin’ler ile sunni değerli yol gösterme”lerdir. Daha işin başında her şey aykırı ve yanlıştır. Demokrasi bir polemik salvosu değil, bir denkleştirme dengesi olmalıdır. Bunu hep birlikte  becermeliyiz. Dünya’da bölük-pörçük hiçbir şey yoktur, herbir şey, bütün her şeyin ayrılmaz bir parçasıdır yada hiçbir şeyidir.
 

Yüksek anlamlı hayatlar, ancak yüklü miktarda biriktirilmiş insani değerlerle mümkün olabiliyor. Bu demokrasi içinde vazgeçilmez bir esasdır. Hayatımızın anlamı, kendi değerlerimiz kadardır. Hiç kuşkusuz inanç, aşk, barış, tolerans ve adalet ile dolu olmalıdır. Yaşamı düğümlemeden çözemezsiniz. Yaşamınızı yaşamadan yaşayamazsınız.

24/05/2006, Mehmet Aydoğdu

5 / 5 (2 Oylama)


mehmetaydogdu@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings