Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 Yazarlar / Çizerler



















DÜNYAMIZDA SAVAŞ KÜLTÜREL OLACAK

13.08.2007


Nasıl bir tiyatro söz konusu olursa olsun, tiyatronun zamanı her zaman bağlıdır. Oynanan piyesin gerçek zamanıysa, tanımı gereğinin anlamı da buradadır: “sahne zamanının doğru, gerçek, takvim zamanı, öngörünün (tragedya) ya da artgörünün (destan) değil, nesnenin kendisinin zamanı olması.”
 
Bu gerçek zamanın üstünlüğü de davranıya yardımcı olmasındandır, çünkü davranının gösteri olarak ancak zamanın kesilmesinden sonra var olduğu kesindir. Tarihsel resimde açıkça görürüz bunu, kişinin, kişilerin veya toplumun yakalanmış davranışı süreyi askıda bırakır. Gerçekte, tiyatro basit bir eğlence tekniği değildir, yapaylığın bir koşuludur.
Belçika’ya ilk gelen Türkleri anlatan “Hacı’nın Düşleri” adli bir piyesi seyrederken bunları hissettim. Sanki, daha dün değilmiş de klasik mitolojiye uzanan bir anlayışla karşı karşıya kaldım. Evet, “Hacının Düşleri” adlı piyes 11 Mart 2006 günü Liege-Herstal’de büyük bir izleyici karşısında gerçekleşti. Initiative Cohabitation Derneği girişimi ve Cihan Col’un kuvvetli yönetmenliği ile amatör sanatçılardan oluşan bu oyun gerçekten izleyenlerin içini ısıttı. Hem güldürdü, hem de ağlattı. Yakın tarihimizle kucaklaştırdı.
Eğer bu dünyada bugünkü haliyle yaşamayı seçersek, toplumsal varlıklar olarak bize miras kalan amaç ve değerlerin tümünü yadsımak zorunda kalırız. Hem de Avrupa’dan kalanlar değil –ki bu mirasın niteliğini Avrupa’nın ikiyüzlülüğü zaten bozmuş ve oldukça kuşkulu bir hale sokmuştur-, tarihin bizimle ya da bizsiz evrenselleşme yoluna girdiği bugünümüzden kalabilecek olanları bile. Dünya’yı ve Belçika’yı bugünkü haliyle kabul edenler artık insanoğlu mirasından yoksun kalıyor; öte yandan bizim gibi yabancı kökenliler, yani yoksun bırakılmışlar miraslarını keşfediyorlar. Mirastan mahrum kalanları yanlızlıklarıyla başbaşa bırakalım ve insanoğlu tarihine bir sayfa yazmış olan Türk işçilerinin mirasına sahip çıkalım.
Yeri doldurulamıyacak şeyleri kaybetmenin nasıl olabileğinin tepkileriydi bu oyun. Sessizce, yavaş yavaş ve sinsice çalışıyor dünyanızı kayboluşlar. Farkına bile varmadan, birileri hırsız gibi dünyanıza, mirasınıza girip elinizdeki en değerli şeyleri birer birer alıp götürür. En korkunç ise geçmişinizin kayboluşudur.  Günümüz kendimize şans tanıma günüdür. Yakın tarihimize sahip çıkma günüdür. İyi kahramanlar sevilmez, kötü kahramanlar her zaman gücünüze güç katar denir. Bunu yalanlama zamanıdır. Artık, günümüzde ve dünyamızda savaş kültürel olacaktır, bilesiniz.
 
20/04/2006, Mehmet Aydoğdu
5 / 5 (1 Oylama)


mehmetaydogdu@binfikir.be


 




Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings