Belçika'nın Türkçe... 2 Haziran günü bana ulaşan Emirdağ / Karacalar Köyü'nden Mehmet KAHYA imzalı bir elektronik iletiyi sizlerle paylaşmak istiyorum;
Değerli Kardeşim Mehmet Aydoğdu;
Binfikir.be’de bir yazınızı okudum. Bir paragrafta aynen şöyle diyorsunuz : «Geçenlerde, yüksek eğitimli ve toplumumuzca kabul edilmiş biri, benim Binfikir’de ve Türkiye’de yayınlanan yazılarımda kullandığım özgün ve yabancı kelimelerden arıtılmış Türkçe’yi anlamakta çektiği sıkıntılarla yaptığı dil gevezeliğini yaşadım. Kısa bir sohbetten sonra bu kişinin ıngilizce ve Fransızca’ya yenik düşmüş bir Türkçe’ye sahip olduğunu görerek, kendisine basit bir soru yönlendirdim: Peki ya, siz Türkçe biliyor musunuz ? Bence hayır, çünkü kökenini yabancılaştırdığı kesin olduğu için ».
Adaşım, kardaşım, vatandaşım, belki de hemşehrimsiniz bilemiyorum. Evet Güzel Türkçemizi öğrenmeden bir yabancı dili öğrendiğimizi sanıyoruz, ya da sanıyorlar. Gerçekten Türk Dili yozlaşıyor, yozlaştırılıyor ve giderek kozmopolit bir dil haline geliyor. Hadi çok önceleri dilimize girmiş bazı yabancı kökenli kelimeler "Türkçeleşmiş Türkçe" oldular. Ya sonraları güzel dilimizin içine salınan başka kelime ve deyimler, tabelalardaki yabancı sözcüklere ne demeli?
Peki bir dil neden bu kadar önemlidir?
Dilin en büyük özelliği, bir toplumun sözlü ve yazılı anlaşma aracı olduğudur. Dil, bireyleri birbirine bağlayan, bir toplumu gelişigüzel insan yığını olmaktan çıkaran, onu millet haline getiren en önemli öğelerden biridir. Aynı dili konuşan ve dil birliği sağlanan toplumlarda, bireyler arasında köklü bir yakınlık, sevgi ve saygı bağları oluşur. Bu bağlar, toplum yaşayışı için çok önemli olan güven duygusunun kaynağıdır. Yine biliyoruz ki, birbirine güven duyan insanların meydana getirdiği toplumlarda birlik, beraberlik ve ülke bütünlüğü kolay sağlanır.
Dilin devlet ve millet hayatı bakımından taşıdığı önem konusunda büyük Çin Filozof Konfüçyüs’e sormuslar : « Bir milleti yönetmeye çağrılsaydınız yapacağınız ilk iş ne olurdu ? » Büyük filozof şöyle cevap vermiş : «Hiç şüphesiz, dili gözden geçirmekle işe başlardım».
Dil kusurlu olursa, kelimeler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılmazsa, yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz. Ödevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur. Töre ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. İşte bunun içindir ki, her şey dil kadar önemli değildir.
Bir Türk Vatandaşı olarak bu kadar önemli olan dilimizin kendisini olduğu kadar özellikle de yazımını çok iyi bilmemiz gerektiğini bilmem söylememe gerek var mı?;
İyi çalışmalar dilerken. Sevgi ve saygılar sunarak.
17/07/2010, Mehmet Aydoğdu - Binfikir Gazetesi Haziran 2010 sayısında yayınlanmıştır.