Bir yıl böyle geçti... Koalisyon görüşmeleri ve devlet reformları 2011'e damgasını vururken, halkın ilginç tepkileri de bu gündemde yerini aldı. Hükümet kuramama Dünya rekorlarını kıran Belçika için mizahi dünya rekoru kutlamaları Brüksel, Gent Leuven gibi kentlerinde çeşitli gösterilerle yapılarak tüm dünyanın dikkatleri çekildi. Hükümet kurulana kadar sakal bırakma, politikacılara hükümet kurulana kadar seks yasağı gibi ilginç eylemler de dikkat çekti. Sonunda Elio Di Rupo devlet reformları konusunda anlaşmayı sağlayarak seçimlerden tam 535 gün sonra Koalisyon Hükümetini cdH, Cd&V, MR, Open VLD, Spa ve PS ile kurdu. Böylece Belçika 2012'ye halkının olmasa bile Avrupa Birliği ve uluslarası finans piyasalarının beklentilerine cevap verecek planları yapabilecek bir hükümet ile girmeyi başardı.
2011 yılı yabancı kökenli Belçikalılar için de özellikle aile birleşim ve hızlı Belçikalılık yasalarının sertleştirilmesi ve göç ve sığınmanın zorlaştırılması ile olumsuz bir yıl oldu. Eylül ayından itibaren geçerli olan yeni aile birleşim yasasına göre artık anne-baba ya da büyük anna-babalar aile birleşimi çerçevesinde Belçika'ya getirilemeyecek. Diğer taraftan aile birleşimi şartları da (gelir, yaşanılan evin durumu gibi) ağırlaştırıldı. 2011 yılı Belçika siyasetinde de bir kan değişim yılı oldu. CdH, 8 yıl Joëlle Milquet ile yürüdüğü yola Benoît Lutgen ile devam etmeye karar verdi. MR de genç politikacı Charles Michel bayrağı Didier Reynders'dan devraldı. Son olarak Spa Caroline Gennez'den sonra Bruno Tobback ile tekrar işçilerin partisi olmaya çalışıyor. Türkiye’de dövizle askerlik yasasında yapılan değişiklik Avrupa'da yaşayan Türk toplumuna “gelen gideni aratır” deyimini yaşattı. 5112 Euro ödeyip 21 günlük temel askerlik eğitimi ile vatani görevini yerine getiren Avrupalı Türkler, temel eğitimden muaf olmayı beklerken, TBMM'nin aldığı 10 bin Euro ödeyerek bu muafiyetten yararlandıran yasa, ödenecek miktarın çokluğu nedeniyle tepkiyle karşılandı. Yeni yıla girmeden eski yasadan yararlanıp 10 bin Euro odemekten kurtulmaya çalışan asker adayları konsoloslukların önünde izdiham yaşadı.
Flaman Parlamentosu Milletvekili Güler Turan Anvers'in ilk yabancı kökenli Belediye Başkan Yardımcısı oldu. Yabancı kökenliler olarak Türklerden sayıca önde gelen Faslılara rağmen Türk kökenli Güler Turan'ın Başkan Yardımcılığı koltuğunu alması bir seçim manevrası olsa da, Güler Turan gibi ne yaptığını bilen, çalışkan ve akıllı bir siyasetçinin bu koltuğa oturuyor olması Belçika'daki Türk toplumuna faydalı olacağı gibi Anvers'teki toplumsal yaşama da olumlu katkıları olacağı kesin.
Flaman Yeşilleri Groen!’un önemli isimlerinden Meyrem Almacı Ekim ayında yapılacak belediye seçimlerinde partisinin liste başı. Federal ve bölgesel düzeyde muhalefette kalan Yeşillerin iktidar partilerinin kaybedeceği oyları toplama ve konumunu güçlendirme şansı fazla olsa da asıl mücadele şimdiki Başkan Patrick Janssens ile Flaman Milliyetçileri N-VA Başkanı Bart De Wever arasında geçecek. Başta Türkler olmak üzere yabancı kökenlilerin bu yarışta belirleyici olması bekleniyor.
2011 yılında olduğu gibi 2012 yılının da en önemli politikacısı Elio Di Rupo olacak. Di Rupo’nun "2012 belirleyici bir yıl olacak. Zorlukları taze fırsatlara çevirmemiz gerekiyor. Daha iyi bir gelecek için temelleri atmalıyız. Hükümetimiz bunu başarmak için sonuna kadar mücadele edecek. Belçika konumunu korumalı. Eşitsizlikler azaltılmalı ihtiyacı olanlar desteklenmeli. İstihdam ve yatırımlar teşvik edilmeli.” dileklerine katılmamak mümkün mü?
18/03/2012, Serpil Aygün, Binfikir Gazetesi Ocak 2012 sayısı köşe yazısı