Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















SUSMA

14.06.2010


Topu topu 150 kişi. 4 yılda bir seçiyoruz ama yaşamımızın her alanındaki yasal düzenlemeleri Meclis'te onlar yapıyor. 40'ı direkt olarak seçilen 74 senatörler de onaylıyor onların kabul ettiklerinin çoğunu. Adı üstünde yasama organı.

150 kişi 10 milyonu aşkın kişinin yaşamına yön veriyor, geleceğini belirliyor ya da karartıyor. ıstediğin kadar uzak durmaya çalış, siyaset seni dört bir yanından sarıyor, sarmalıyor. Politika olmadan, nefes almak bile mümkün değil bu dünyada! Çevreci gruplar ve partiler olmasın, çevreye duyarlı insanlar olmasın, nefes bile alamazsınız.

Hava kirliliği yüzünden maskeyle dolaşırsınız. Dışında kalmak mümkün değil bu çemberin. İstesen de istemesen de içindesin. Zaten içinde de olmalısın. Hayat senin hayatın, ülke senin ülken, dünya senin dünyan! Kendine, geleceğine sahip çıkmalısın. Kendine değer verdiğin kadar, oyuna da değer vermelisin. Çarçur etmemeli, boşuna harcamamalı, en iyi şekilde değerlendirmelisin.

Bu işin şakası yok! “Dönek bir adaya oy vereyim, nasıl olsa oyum tüm partileri dolaşır”diye yazsan da, öyle yapamazsın, yapmamalısın! Son kamuoyu yoklamasına baktın mı? Bakmadıysan 3. sayfayı bir daha oku lütfen.

Flaman milliyetçileri tırmanışta. Ülkede Frankofon-Flaman ayrımcılığı yükselişte. Önce birbirlerine ayrımcılık yapanlar, sonra kime yapacak dersin? Komşu ülkelere mi dedin, yanıldın beyim, yanıldın! Sırada biz varız. Kuzu kuzu sıramızı bekleriz biz. ışsizlik sırasında da biz varız. Yoksulluk sırasında da biz varız. Ayrımcılık sırasında da. Sıra gecesi geleneği ile bir alakası var mı, ne dersin?

Haddime değil beyim, sana nasihat çekmek beni aşar. Daha önce de yazmıştım hatırlarsan, sevmem ben pek öyle topluma aday ya da parti işaret edenleri. Ben senin sağduyuna güveniyorum. Bazen boşvermiş gibi görünüyorsun ya, işte o kaygılandırıyor beni. Bazen de çok fazla içine kapanıyor, çanak antenlerden 3000 km ötesine odaklanıp, yanıbaşında ne olup bittiğini farketmiyorsun ya... Birlikte aynı havayı soluduğun insanlarla aynı kaygıyı taşımıyorsun ya... İşte o zaman ben de kaygılanıyorum.

Susma, sustukça sıra sana gelecek” diyenler boşuna demiyor. Nazi Almanyası’nda papaz Martin Niemöller’in günlüğünde yazanları istersen gel birlikte okuyalım: “Önce sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü ben sosyalist değildim. Sonra sendikacıları topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudileri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim. Sonra beni almaya geldiler; benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”

Bizim için sesini çıkaracak kimsenin kalmamasını beklemeden, sesimizi çıkaralım, hatta sadece sesimizi çıkarmakla yetinmeyelim, sesimizi yükseltelim! Ne zaman mı? Tabii ki 13 Haziran'da!

Erdinç Utku - Binfikir Gazetesi Mayıs 2010 sayısında yayınlanmıştır.

4.5 / 5 (2 Oylama)


erdincutku@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings