Politikacı ve hamilelik denince aklıma hemen Flaman Sosyalist Partisi’nden (SP.A) Freya Van den Bossche gelir. 2005 yılında Federal Çalışma Bakanı iken ikinci çocuğunu doğurdu. 2007 yılında ise Başbakan Yardımcısı ve Bütçe Bakanı’yken hamile kaldı ama bu hamilelik düşükle sonuçlandı. Van den Bossch, 28 Kasım 2009 tarihinde Moses adı verilen oğlunu doğurduğunda Flaman hükümetinde Enerji, Konut, Şehircilik ve Sosyal Ekonomi Bakanı’ydı. Şu an Avrupa Parlamenteri olan Kathleen Van Brempt ise 2007 yılında Flaman Ulaştırma, Sosyal Ekonomi ve Eşit Haklar Bakanı’yken bir kız çocuğu dünyaya getirmişti.
Belçika’da hamile politikacı, hatta bakan görmeye alışığız ancak bazı kadın politikacılar bugün yapılan federal meclis ve senato seçimlerine hazırlıksız yakalandı. Seçimlerin 2011 yılında normal süresinde olacağını düşünen politikacılar hamileliklerini ona göre planlamıştı. Aralarında Flaman Yeşiller Partisi Federal Milletvekili ve Grup Başkanı, Anvers Seçim Bölgesi birinci sıra adayı Türk kökenli Meyrem Almacı’nın da bulunduğu 6 hamile kadın politikacı bugünkü seçimler öncesi karnı burnunda kampanya yaptı. Aralarında Flaman Sosyalist Partisi’nden (SP.A) Joke Renneboog, Liesbet Stevens ve Michèle Hostekint, Flaman Yeşiller Partisi Groen!’dan Tinne Vanderstraeten ve Meyrem Almacı, Flaman Liberalleri’nden (Open VLD) Laurence Libert’i bir araya getiren Flamanca yayımlanan Het Nieuwsblad gazetesi baş sayfasında bu 6 adayın birlikte çekilmiş bir fotosunu yayımladı. 2011 yılı Haziran ayında seçim yapılacağını düşünen kadın politikacılar, 2010’u hamilelik için ideal bir yıl olarak seçmişlerdi. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Hükümet krizi nedeniyle hiç beklenmedik bir anda erken seçime gitme kararı alınınca kadın politikacılar da hazırlıksız yakalandı. Karnı burnunda semt pazarlarını dolaşmak, el ilanları dağıtmak ve afiş asmak hiç de kolay olmasa gerek. Ancak Belçikalılar hamile adaylara normal zamanlardan çok daha dostça yaklaşıyor. Joke Renneboog’un 22 Mayıs’ta doğum yapması bekleniyordu. Her an doğurabilir. Böyle zamanlarda genellikle hamile kadınlar ayakları havada doğumu beklerler. Ancak Renneboog son ana kadar seçim kampanyasına devam etti.
Tinne Vanderstraeten “Hükümet düştüğünde 28 haftalık hamileydim. Seçim kampanyasının sorun olmayacağını düşünmüştüm ama şimdi daha iyi hissediyorum. Yoruldum ve dinlenmeye ihtiyacım var” diye açıklıyor durumunu.
Yeşiller Partisi Groen!’dan Anvers Seçim Bölgesi liste başı Meyrem Almacı parti başkanlığı için adı geçtiğinde çocuk yapmak istediğini belirterek aday olmayacağını açıklamıştı. Birinci çocuğunu doğururken hamileliği zor geçen Almacı’nın ikinci hamileliği de hiç kolay değil.
Hükümetin düşmesi sürpriz olmuş, ilk çocuğu 2 ay erken doğan Almacı ikinci çocuğunun da erken doğacağını düşünüyor ve oldukça dikkatli seçim kampanyası yaptı. Afiş asmadı, Türk seçmenleri, dernekleri, kahveleri dolaşmadı. “Büyük tartışma ve mülakatlarla sınırladım kampanyamı. Yabancı kökenlilerin oturduğu semtlerde de mümkün olduğunca dolaştım. Kampanya yapmak benim en sevdiğim şey ama bu duruma düşmek de hoş değil” diyor Almacı. Kendileri afiş asmasa da Joke Renneboog, Liesbet Stevens ve Laurence Libert karnı burnunda fotoları ile afişlerinde yer aldılar. Hatta Stevens karnının parti kartlarına sığabilmesi için partinin standart formatını değiştirmiş.
Kadın politikacılar seçim kampanyalarında efor gerektiren işler yapamadılar. Liesbet Stevens “Otomobilimle etrafta dolaştım ve ekibime yiyecek içecek hazırladım” diyor ve “Fabrikalarda seri üretimde çalışan hamile kadınlara saygım arttı” diye ekliyor. Laurence Libert genellikle e-mail ve mektup gönderdi ve diğer oturarak yapılan işleri yaptı. Libert “Bolca talimat vermek zorunda kaldım. Bu iyi ama bazen sıkıntı verici. Kenarda durup yorum yapmak ve eleştirmek sempatik bir uğraş değil” diye düşünüyor.
Hamile politikacılara Belçikalıların tepkisi de olumluydu. Joke Renneboog “Önce göbeğinize bakıyorlar daha sonra yüzünüze” derken, “Doğru, hemen bir konuşma konusu da bulmuş oluyorsunuz. İnsanlar daha çabuk konuşuyorlar” diye ekliyor Michèle Hostekint. Hostekint “Daha yumuşak davranıyorlar, eleştireceklerse daha hafif eleştiriyorlar. ‘Çocuğun ilk önceliğin olmalı’ diye de beni de uyarıyorlar sık sık” diye anlatıyor seçim kampanyası gözlemlerini. Seçilmesine kesin gözüyle bakılan Meryem Almacı’nın partisi koalisyona girerse, kendisine bakanlık verilebilir. Belki o zaman Belçika’da bir Türk kökenli bakanın doğum yapmasına da tanık oluruz.
14/06/2010, Erdinç Utku (İlk olarak dünkü Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanmıştır)