Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















İki Kalas Bir Heves

18.04.2010


 

Bu deyim genellikle tiyatro sanatını ifade etmek için kullanılır. İki kalastan yapılmış basit bir sahne bile olsa sanatçının hevesiyle ortaya bir sanat eseri çıkabilir. Heves, iki kalastan daha önemlidir. Kalassız hevesle tiyatro olur da, hevessiz kalaslarla hiçbir yere varılamaz. Hele yontulmamış kalaslardan, yani odunlardan hiçbir şey olmaz. Tuvalete giderken bile alkış isteyen bu sanatçı nüsveddelerinin hevesleri paraya ve ödeneklere endekslidir. Hevesleri cüzdanlarına sıkıştığı için sanatta da açılım yapmalarını beklemek boşunadır. Dar bir eş-dost-akraba üçgenindeki tek öncelikleri egolarıdır. Sloganları da basit: ödenek varsa, para varsa sanat da var. O da eşimizin dostumuzun sanatı! 

Ancak başta Limburg bölgesi ve Brüksel olmak üzere Belçika’da tiyatroya gösterilen ilgi umut veriyor. Binfikir Oyuncuları ile 2010 başından beri yakından ilgileniyorum. Yazım Atölyemize katılan gençler harikalar yaratıyor. Oyunculuk dersleri ise Sibel Dinçer gibi konuya hakim biri tarafından veriliyor. Hevesleri gözlerindeki parıltıdan belli öğrencilerin. Sadece hevesle sınırlı değil ilgileri. Çalışkanlıklarına da diyecek yok.

Haldun Taner de  "Sersem kocanın kurnaz karısı” adlı oyununda Fasülyeciyan'a “tiyatro dediğimiz iki kalas bir hevestir” dedirtmiştir. Bu oyun bir şarkıyla sona erer;

“İsterse sanat karın doyurmasın/Yemek sanatkara iyi değildir/Aç ayı oynamazsa oynamasın/Bir sanatkar asla ayı değildir./Haldun Taner bile bir hatıradır/Boşuna mı geldi fani dünyaya./Birgün hikayemiz yazılacaktır/Yaşayacaktır bu seyyar kumpanya.”

55 yıldır tiyatroya hizmet eden hiç sezdirmeden hepimizin hayatına sızıveren Erol Günaydın'ın bir ömüre sığdırdığı anılarından oluşan kitabının adı da “İki Kalas Bir Heves”. Emine Algan tarafından kaleme alınan bu çalışma özellikle bir tiyatro devinin tiyatroya olan aşkını bizlere sunması açısından tam bir başucu kitabı. Tiyatroyu para ve ün kazanmak için değil, farklı bir iş yapamayacağı için, içinden öylesine geldiği için, başka türlü olamayacağı için yapan bir sanatçı, Erol Günaydın. Küçük rolleri öylesine işler, öylesine süsler ki rol de, kendisi de devleşir. Brüksel’de sahnelediğimiz oyunumuza onur konuğu olarak katıldığında alçak gönüllülükte de devleştiğine bizzat tanık olduk.

Günaydın’ın Ferhan Şensoy ile Papirus’ta tanışması ile ilgili anısı ile bitirelim yazıyı: “Başladı bana hikayeler alatmaya. Çok güzel fikirleri var, çok hoşuma gitti. Ama dedim, ‘Çok hoş şeyler anlatıyorsun da, bunlar deli adamlarla yapılabilir, burada bu kadar deli bulunabilir mi?’ ‘Buluruz abi be’ dedi filan”


Bulmuşlar da. “İstanbul’u satıyorum” oyunu ile atmışlar Orta Oyuncuları’nın temelini. Biz de Belçika’da deliler arıyoruz! Zaten Binfikir Gazetesini çıkarmaya başlarken “Biz küresel köyün delileriyiz” dememiş miydik?

18/04/2010 Erdinc Utku (Binfikir Gazetesi’nin Mart 2010 sayısında yayımlanmıştır.)

5 / 5 (5 Oylama)


erdincutku@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings