Belçika’da 6 Aralık’ta Saint Nicolas, 25 Aralık’ta ise Noel kutlanıyor. Saint Nicolas’nın öldüğü gün olan 6 Aralık öncesinde TV ekranlarından alışveriş merkezlerine, caddelere, sokaklara kadar Belçika her yer bembeyaz sakallı Saint Nicolas’larla dolup taşıyor. Sinterklaas dayanışma ruhunun, bir tüketim çılgınlığına dönüştürülmesi ve hatta Coca Cola figürü haline getirilerek Noel baba yapılarak ticarileştirilmesi biz insanların marifeti.
Tüketim çılgınlığına alet olmak istemeyen insanların farklı ve yaratıcı arayışları ise sürüyor. Parayla değil değiş tokuş yöntemiyle alışveriş yapılan kitap, tatil eşyaları, parti giysileri vb. siteleri belki duymuşsunuzdur. Ya giysi takası partilerini (Swishing Party) biliyor musunuz? Bu moda Belçika’ya da sıçradı. 15 Kasım’da Belçika’nın Gent şehrinde Ateljee adındaki mağazada Swishing etkinliği düzenlendi. Çoğu genç, 70 kadın katıldı. Katılımcılara en fazla 5 adet giysi getirebilme sınırlamasının uygulandığı etkinlikte evlerinde çuvallar dolusu artık giyilmeyen elbisesi bulunan kadınlar maalesef tüm eski elbiselerinden kurtulamadılar. Konsept Belçika’da oldukça yeni. Karolien, Els ve Alexia bu işi Belçika’da ilk organize eden 3 genç kadın. Gent denemesi Belçika’da düzenledikleri 3. etkinlikleriydi. “İkinci el dükkânları giysilere fazla para vermiyor. 50 Avro’ya satın aldığın bir elbiseyi 5 Avro’ya satmak acı verici. Özellikle de satın alırken yanlış seçim yapmışsan ve sadece 1-2 kez giymişsen” diye düşünüyor katılımcı kadınlar. Organizatörler deneyimlerinden yola çıkarak katılım kurallarını daha sıkı hale getirmişler. Getirilen elbiseler gözden geçiriliyor ve fazla yıpranmış olanlar geri çevriliyor. “Atılması gereken bir giysiyi getirip buradan güzel bir elbise ile ayrılmak adil olmaz” diye düşünüyor organizatörler. Deneme ve takas işleminin de önceki iki etkinliğe göre daha sakin bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlıyorlar. Daha önce “bir elbiseyi kim ilk olarak eline aldıysa elbiseye o sahip olur” prensibi ile hareket edilirken şimdi herkesin her keresinde sadece 1 adet giysi seçtiği ve denediği turlar yapılıyor. Bedenleri yaygın olanlara bol çeşit ve seçenek var. 36 ve 38 beden giysilerin bulunduğu bölümler en kalabalık alan oluyor. Etkinlikten eli boş dönenlerden bazıları kendi yaşıtları veya bedenleri uygun olanlarla kendileri bir swishing partisi düzenlemeyi düşünürken kendi yaşıtlarının zevkine güvenmeyen kadınlar da var. Birden fazla kadının denediği ve birkaçının bedenine uyan giysiler için ise “ilk görenin olması” prensibi geçerli. Buluşmaya katılan kadınlar getirilen giysilerden bir tanesini kendileri için seçiyorlar. Geride kalan elbiseler ise hayır amaçlı kullanılıyor.
Tonlarca ayakkabı ve giysinin çöpe atıldığı günümüzde tek bir kuruş bile harcamadan gardırobunuzu yenilemenin, para tasarrufu yaparken gezegenimizi korumanın eğlenceli bir yolu “Swishing”. Krizde daha da yaygınlaştı. Swishing arkadaşlarınızla yapabileceğiniz bir giysi değiş-tokuş partisi ve özellikle ünlüler arasında çok yaygın. www.swishing.org sitesinde bu işin incelikleri öğreniyor ve nerede ne zaman giysi takası yapılacağını takip edebiliyorsunuz. Kurallar basit: En az bir adet giysi getirin; başlama işareti verilmeden elbiseye el koymayın; giysi için kavga etmeyin. “Bayanlar giysi seçerken birbirinize tükürmeyin, tırmalamayın ve ısırmayın” diye uyarılıyor katılımcılar!
01/11/2009, Erdinç Utku (İlk olarak 29 Kasım Pazar günü Cumhuriyet Dergi’de yayımlanmıştır.)