Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















Medya-siyaset-ticaret şeytan üçgeni

28.10.2009


12 yıldır İngiltere İşçi Partisini destekleyen The Sun Gazetesi hükümetin orta direği güçlendirmeye dönük önlemleri açıkladığının hemen ertesinde “İşçi Partisi bitti” diye manşet atarak bir sonraki seçimleri kaybedeceğini öngördüğü iktidar partisine hemen sırtını döndü. Bu karara tepki gösteren İşçi Partili bir milletvekilinin o manşetin yer aldığı gazeteyi kürsüde “caart diye” parçaladığını gözlerimle gördüm. Türkiye televizyonlarında başbakan medyaya boykot çağrısı yapmıyor, bu olay bizzat demokrasinin beşiği olarak kabul edilen Ingiltere’de cereyan ediyordu. Başbakan Gordon Brown ise sakin bir şekilde  “Gazeteler değil, seçmen oy kullanacak” diye gösterdi tepkisini. Doğru, seçmen oy kullanıyor ama maalesef  tarafsız haber vermesi gereken gazeteler gerçekleri yansıtmayarak  destekledikleri partilerden yana kamuoyu oluşturuyorlar.

***

Ticaretin siyaseti ve insanların geleceğini etkilediğini ortaya koyan bir araştırma ilişti gözüme geçenlerde. “Lobicilik demokrasiye engel” başlığı ile verilen haberde özellikle Avrupa Birliği kararlarının önemli bir bölümünün lobicilerin etkisi ile alındığı, AB yurttaşlarının gerçek anlamda temsil edilemediği belirtiliyordu. Parayı bastıran düdüğü çalıyor, kararlar çıkar gruplarının lehine alınırken, Avrupa yurttaşının payına da “demokrasicilik oynamak” düşüyor.

***

Belçika ise bir alem. Flaman Sosyalistleri Sp.a başkanı Caroline Gennez bir türlü yatıştıramıyor partisindeki dalgalanmaları. Bir önceki Flaman Eğitim Bakanı Frank Vandenbroucke’u Bölgesel seçimlerdeki başarısını da görmezden gelerek harcayan ve yerine bakan olarak Pascal Smet’i atayan Gennez’nin başı dertte. Partisi oy kaybederken oylarını arttıran ve yeni kuşaklara açılabilen Frank Vandenbroucke “takım oyuncusu değil, bireysel davranıyor” damgası vurularak kenara çekildi. Kamunun çıkarlarını parti çıkarlarının üzerinde görüp, bütünsel çözüm için çalışan bir politikacıya hemen damga vurup harcamaya çalışmak ancak Gennez gibi deneyimsiz bir başkandan beklenir.

Ne ilginç değil mi, Türkiye AB’ye uyum sağlama yolunda adımlar atarken, AB ülkeleri de biraz Türkiyeleşiyor... Ingiltere’de kürsüde gazete yırtmak, AB karar nekanizmalarında parayı verenin düdüğü çalması, Sp.a’da başkanın çok önemli ve kaliteli bir beyni göz göre göre harcaması gibi örnekleri çoğaltmak mümkün.

***

“İyi de kardeşim yazının başlığı ve girişi ile Frank Vandenbroucke’un ne ilgisi var” diye aklından geçirenlere de cevabım hazır. Vandenbroucke zamanında Belçika Federal Halk Sağlığı Bakanlığı yaptı. Bakanlığı sırasında Vandenbroucke’un kararları nedeniyle ilaç sektörü lobisi ayağa kalktı ve bakan aleyhine çalıştı. İşte o zaman anladım ki bu Frank, halkın Frank’ı. Markalı ilaçlar yerine eşdeğerdeki ucuz ilaçları teşvik ederek ilaç üreticilerinin hastaları sömürmesine engel olmaya çalışmıştı. İlaç sektörü tepkisini arttırdıkça benim de Vandenbroucke’a sevgim artıyordu. Ticaretin siyasete şeytani etki yapmasına engel olan birçok Brükselli Vandenbroucke’a vermişti tercih oyunu!

5 / 5 (3 Oylama)


erdincutku@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings