Flamanca olarak yayımlanan De Standaard gazetesinin 24 Ağustos tarihli sayısında 6. sayfayı görünce Türkiye geldi aklıma nedense! Neden dersiniz? Turizm konusunda bir sayfa değildi gördüğüm. “Dünya’daki siyasi gelişmeler ve uluslararası sorunlarda Türkiye’nin rolü” gibi konulardan da bahsedilmiyordu. % 100 Belçika ile ilgili bir sayfaydı gözüme çarpan.
“Sadece Flaman Yeşiller Partisi Groen! Değil Flaman Liberalleri Open VLD, Frankofon Hristiyan Demokratları CDH ve Frankofon Yeşilleri Ecolo da parti başkanını değiştiriyor. Bayrağı kim devralacak?” diye soran gazete konuyu enine boyuna incelemiş.
2011’de (ya da belki daha erken) yapılacak olan Federal ve 2012’de gerçekleştirilecek olan Belediye Seçimleri öncesi bazı partiler başkanlarını değiştirip yeni seçimlere yeni liderlerle girmek istiyor. FlamanYeşiller Partisi Groen! , Flaman Liberalleri Open VLD, Frankofon Hristiyan Demokratları CDH ve Frankofon Yeşilleri Ecolo resmen başkanlık devri yapacağını ilan etti. Gazetenin yazdığına göre Frankofon Liberalleri MR başkanlık koltuğunda çok güçlü bir şekilde oturan Didier Reynders’in de yerinin pek sağlam olmadığı, Eylül ayında MR’de de başkanlık değişiminin gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Mieke Vogels’ın geçen Cumartesi günü Groen! başkanlığından istifasını açıklamasından sonra gözler adaylara çevrildi. Çeyrek asrı yeşil harekette geçmiş Vogels’ın yerini doldurmak, onun gibi geniş kitlelere hitabeden birini bulmak kolay olmayacak. Adaylar arasında adı geçen genç politikacı Wouter De Vriendt ve Parti Başkan Yardımcısı Wouter Van Besien henüz adaylıklarını açıklamadılar. Groen!’da Türk kökenli Federal Milletvekili ve partisinin Federal Meclis Grup Başkanı Meryem Almacı da Başkanlık görevine uygun bulunanlar arasında ancak kendisi böyle bir adaylığa sıcak bakmıyor. İstifa ederek yeni gelen başkana bir sonraki seçimlere kendi stratejisini uygulayabilmesi için yeterince zaman bırakan Vogels partisini desteklemeye devam edecek. Flaman Yeşillerinin başkanı ise resmen Kasım ayında belirlenecek.
Flaman Liberalleri Open VLD’de bölgesel seçimlerdeki yenilgiden sonra başkanlıktan istifa eden Bart Somers’ın yerini geçici olarak eski başbakanlardan ve yeni Avrupa Parlamentosu Milletvekili kurt politikacı Guy Verhofstadt aldı. Avrupa Parlamentosu Liberal grup başkanlığına oynayan deneyimli Verhofstadt’ın parti başkanlığında kalma olasılığı çok az. Eylül ayında partinin tüm şubelerini dinleyecek olan Verhofstadt, Eylül sonunda yapılacak olan ve partinin geleceği konusunda önemli kararların alınacağı 2 günlük parti yönetim toplantısına hazırlık yapacak. Kasım ayındaki başkanlık değişiminde bayrağı almaya şimdilik kimse açıktan gönüllü görünmüyor. Verhofstadt partideki Jean-Jacques De Gucht, Mathias De Clercq, Philippe Debackere ve Willem-Frederik Schiltz gibi gençleri başkanlığa teşvik ediyor. Neredeyse itekliyor... Biraz daha deneyimli politikacılardan ise Sven Gatz ve Türklerin yakından tanıdığı önceki Flaman Uyum Bakanı Marino Keulen adı başkanlık için teleffuz edilenler arasında. Belki Rik Daems’a da şans verilebileceğinden bahsediliyor. Başkanlık yarışında uygun bir çözüm bulunamaması halinde Guy Verhofstadt geçici olarak yürüttüğü başkanlık görevini bir süre daha uzatabilir.
Frankofon Hristiyan Demokratları CDH bölgesel seçimlerde kötü bir sonuç almadı ancak beklendiği gibi bir atak da yapamadı. Parti öyle ya da böyle hem Federal, hem Brüksel hem de Valon hükümetlerinde etkili bir konumda. Başkan Joelle Milquet daha geçen yıl bayrağı devretmek istiyordu ancak hem toplumlar arası görüşmeler hem de hükümet krizi başkanlığa devam etmesini gerektirdi. 14 Ekim sonrası CDH başkanlığını bırakacağı tarihi açıklayacak olan Milquet’nin yerine Benoit Lutgen’in geçme şansının yüksek olduğu konuşuluyor.
Jean-Michel Javaux ve Isabelle Duran Eşbaşkanlığında 2007 ve 2009 seçimlerinde başarıdan başarıya koşan Frankofon Yeşilleri Ecolo’da Javaux, Duran’ı biraz kenara itti. Avrupa Parlamentosu’ndaki görevi ile de Duran aslında yönetimden kısmen uzaklaşıyor. Vogels’ın istifa haberi üzerine konuşan Duran yıl sonunda partideki gençlere yer açacağını ve eşbaşkanlık görevini bırakacağını açıkladı. Jean-Michel Javaux’ın yanına kimin Eşbaşkan olarak geleceği merakla bekleniyor. Kim gelirse gelsin, Jean-Michel Javaux güçlü konumunu sürsürecek.
İşte böyle. Biz Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler ne zaman gazetede(ya da TV’de) bir haber görsek ya da yorum okusak hemen Türkiye’yi çağrıştırırız. Bilmiyorum ki neden? Sahi neden?
28/08/2009, Erdinç Utku