Sahi istatistiklerde bir sayı olmak ya da bir oranı arttırmak veya azaltmak için mi yaşarız? Ya da ilkokulda, ortaokulda ve lisedeki gibi bir “numara” mıdır hayatlarımız? Sicil numaramız, kimlik numaramız... rakamlaşan dünyada insanca kelamın kıymeti harbiyesi kalmıyor mu ne! İnsanın bir rakam değil insan olduğunu unutturmaya çalışanlar mı var yoksa?
Sanırım Belçika Posta İdaresi’nin ilanıydı. Binaların kapı numaralarının olduğu bir görselin altında “bizim için sadece bir numara değilsiniz” yazıyordu. İnsanların sadece rakamlara indirilemeyeceği, özel konumları ve durumları ile farklılıkları olduğunu vurgulayan bu mesaj “siz özelsiniz” demenin Posta İdaresine uygun bir yoluydu. Her insan özeldir, her insan insanca yaşamaya ve davranılmaya layıktır. Ne yazık ki insanları sadece sıradan rakamlara, sicil nuarasına ya da kimlik numarasına indirgeyenler de yine maalesef insanlar. İnsan’ın insana kulluğunu icat eden de yine insan müsveddesi insancıklar...
İşsizlik istatistiklerinde sadece bir sayı olarak kayıtlara geçen bir babayı yalnızca bir rakam olarak ele alabilir miyiz? Kriz nedeniyle işini kaybeden baba, eşi ve çocukları bir insani dramla karşı karşıyayken, rakamlar ne ifade eder ki!
Önceki Sığınma ve Göç Politikası Bakanı Annemie Turtelboom seçim öncesi yaptığı bir manevra ile kişisel insiyatifini kullanarak insani nedenlerden dolayı belli koşulları yerine getiren ve okulda çocuğu bulunan kaçak ailelere oturum verilmesine karar vermişti. Liberal Turtelboom yıl sonuna kadar yaklaşık 5000 kişinin bu olanaktan yararlanacağını pazarlamıştı medyada. 21 Temmuz öncesinde kaçaklara oturum verilmesi tartışılırken Sığınma ve Göç Forumu sözcüsü, Turtelboom’a gönderme yaparak “Bazılarının düşündüğü gibi rakamlar değil insanlar bahsi geçen. Rakamların hiçbir önemi yok. Söz konusu olan insanların hayatları” şeklinde bir açıklama yaparak çok yerinde bir saptama yapmıştı. Turtelboom bakanlıktan başka bakanlığa kaydırılarak tıkanıklık aşıldı ve düğüm çözüldü. Ayrıntılarını Binfikir sitesinde bulacağınız anlaşmaya göre Belçika toplumunun artık bir parçası olan ya da sığınma başvurularına mantıklı bir neden olmaksızın belirli bir sürede yanıt verilemeyenlere oturum verilecek. Medya yine sözkonusu olanın insan hayatları olduğunu unutarak rakamlar dillendirmeye başladı. Tahminen 25000 kişinin bu düzenlemeden yararlanacağını yazdılar.
Federal Başbakan Herman Van Rompuy Meclis Komisyonunda verdiği yanıtla imdadıma yetişti ve bu ülkede sadece rakamlarla ilgilenmeyen “insan” politikacılar olduğunu gösterdi. Soru yağmuruna tutulan Başbakan kaçaklarla ilgili düzenlemeyi savunarak “Kaç kişinin bu olanaktan yararlanacağının ve maliyetinin henüz bilinmediğini” açıkladı ve söylenmesi gerekeni söyledi: “İnsanlar Bütçe’den daha önemli”
Keşke tüm politikacılar ve seçmenler bunun ayırdına varabilse! İnsanlık dramlarına son vermenin çaresi, insanın, insan olduğunu tekrar hatırlamasından geçiyor. Rakamlar dünyasının insanın hizmetine sunulduğu insanca bir gelecek için bunu yapmak zorundayız. “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” anlayışının sonu “Bırakınız yoksulluktan ölsünler”e kadar gidiyor maalesef...
Bırakmayınız yapamasınlar...
27/07/2009, Erdinç Utku