Sayıları az da olsa meslek ilkelerine uymayan ve basına leke düşüren davranışları ne yazık ki Belçika’da da görüyoruz. TRT’ye Brüksel Yansımaları adlı programı yapan Fikret Aydemir’e yapılan kişisel saldırılar bardağı taşıran son damla oldu. “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz” gazetecilik meslek ilkesi ne yazık ki sürekli aynı kişi tarafından ihlal ediliyor. Bu şahsın özellikle de kendisine rakip olan kişileri kurban olarak seçmesi niyet konusunda da farklı ipuçları verebilir.
Meslek ilkelerinin ihlal edilmesi ve işin dedikodu gazeteciliği ve yatak muhabbetine indirgenmesi genel olarak Belçika’daki yerel Türkçe medya’nın saygınlığını da zedeliyor. Bu durumda daha önce defalarca tekrarladığım Belçika’daki Türkçe Yerel Medya’da özdenetim mekanizması kurulması önerisi tekrar gözden geçirilmeli. Oluşturulcak bir “Belçika Türkçe Yerel Medya/Basın Konseyi” yaptırım gücü olmasa bile bu tür meslek ilkelerine uygunsuz yayın yapanları uyarabilir ve kamuoyuna duyurabilir. Her alanda saydamlık isteyen medyanın kendisinin denetim dışı kalması düşünülemez. Medyaya yakışan, kendi iç denetimini oluşturup hastalıklı unsurların bünye dışına atılmasını sağlamaktır.
Binfikir sitesindeki ilk yazımda gazetecinin sorumluluğu ve gazetecilik meslek ilkelerine yer vermiştim. Bu metinlerin Belçika Türkçe Yerel Medyası tarafından tek taraflı olarak kabul edilip uygulanması halinde Belçika’daki Türkçe yerel medyanın saygınlığının daha da artacağını düşünüyorum:
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/1289/2007-08-12.html
GAZETECİNİN SORUMLULUĞUnu “Gazeteci, basın özgürlüğünü, halkın doğru ve dürüst haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanmalıdır. Bu amaçla her türlü sansür ve oto sansürle mücadele etmeli, halkı da bu yönde bilgilendirmelidir. Gazetecinin halka karşı kamusal sorumluluğu, başta işverenine veya kamu otoritelerine karşı olmak üzere, diğer tüm sorumluluklardan önce gelir. Bilgi ve haber ile özgür düşünce, herhangi bir ticari mal ve hizmetten farklı olarak toplumsal bir nitelik taşır. Gazeteci, ilettiği haber ve bilginin sorumluluğunu taşır ve paylaşır.Gazetecinin özgürlüğünün içeriğini ve sınırlarını, öncelikle sorumlulukları ile meslek ilkeleri belirler. “ diye tanımlıyor Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi.
1982 yılında Belçika’daki gazetecilik örgütlerinin kabul ettiği sitemize ışık tutması gereken gazetecilik ilkelerine de bir göz atalım isterseniz;
1- Diğer sivil özgürlüklerin güvencesi düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanılmasının temel yolu olan basın ve yayın özgürlüğü temel insan haklarındandır. Herkes, bilgi edinme ve haber alma, özgür düşünce ve çeşitli iletişim yollarıyla bunu ifade ile serbest eleştiri hakkına sahiptir.
2- Bilgiler önyargısız bir şekilde toplanmalı ve yansıtılmalıdır.
3- Haber ve yorum farkı açık bir şekilde belirtilmelidir. Salt haberle yorum ve görüş ayrımı açık yapılmalı, okurun ve izleyicinin neyin haber, neyin yorum olduğunu kolayca seçebilmesini sağlamalıdır.
4- Basın düşünce çeşitliliğine saygı duyar ve farklı görüşleri yayınlama özgürlüğünü savunur. Cinsiyet, ırk, milliyet, dil, din, ideoloji, kültür, sınıf ve inanç (İnançların temel insan haklarına karşı olmaması koşuluyla ) temeline dayalı her türlü ayrımcılığı reddeder.
5- Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz.
6- Şiddet ve zorbalığı özendirici yayın yapmaktan kaçınılır.
7- Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar.
8- Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur.
9- Yasayla tanımlanan kamusal ve özel işlerin gizliliği basın özgürlüğüne engel olamaz.
10- İfade özgürlüğünün diğer temel haklarla çatışması durumunda hangi hakka öncelik verileceğine karar vermek yayın yönetmeninin sorumluluğundadır.
11- Gazetelere ve gazetecilere hiçbir dış baskı yapılmamalıdır.
12- Haber ve yorum metinleri yahut görüntüleri ile İlan - Reklam amaçlı metinlerin ayrımı hiçbir karışıklığa yer bırakmayacak ölçüde yapılmalıdır.
Konuyla ilgili diğer yazılarım:
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/3677/2008-11-18.html
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/2844/2008-04-02.html
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/2749/2008-03-20.html
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/1378/2007-08-12.html
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/1369/2007-08-12.html
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/1337/2007-08-12.html
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/1339/2007-08-12.html
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/1310/2007-08-12.html
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/1310/2007-08-12.html
http://www.binfikir.be/news/148/ARTICLE/1289/2007-08-12.html
Bunlar benim derleyebildiklerim. O kadar çok yazı yazdım, herkes anladığı halde sadece yazıların muhatapları mesajları alamadı. Artık bu konularda yazmak fayda etmiyor. Bir şeyler yapmak lazım!
05/01/2009, Erdinç Utku