Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















Türk Kültür Haftası Belçika'da yetişen sanatçılarla Namur'da Anadolu rüzgarı estirdi

30.11.2008


Türkiye’den yüklü maliyetlerle sanatçılar getirmek yerine çok sınırlı bir bütçe ile Belçika’da yetişen sanatçılarla Namur’da Anadolu rüzgarı estiren organizatörler bu anlamda gelecekte düzenlenecek festival, Türk günü ve haftaları için olumlu bir örnek oluşturdu.

 

 

Carrefour des Cultures Derneği’nin Namur’da düzenlediği ve Binfikir’in de katkıda bulunduğu “Türk Kültür Haftası” sona erdi. Toplumda kendini sorumluluk sahibi hisseden insanların bir araya gelerek oluşturduğu Carrefour de Cultures, yaptığı faliyetlerle Namur bölgesinde yaşayan farklı kültürden insanları bir araya getirerek değişik kültürlerin birbirlerini tanımasını, birbirlerine olan önyargılarını ortadan kaldırmayı, ahenk içinde, uyumlu ve mutlu ortak bir yaşamın oluşturulmasını hedefliyor. Arnavut, Magrep ve Afrika haftalarının ardından düzenlenen Türk Kültür Haftası’nda özellikle Namur Camii Derneği (Türk Kültür Derneği) Türklere ulaşmak için caba harcadı. Binfikir gazete ve sitesi, gündem, belcikahaber, belexpresse, Radyo Gold, Namur’da Mustafa Kara’nın radyo programı v.b yayın organları haftanın en iyi şekilde Türklere duyurulmasına katkıda bulunurken Namur’da harıl harıl çalışan isimler ise başta Rahmi Gürsever olmak üzere Metin Kurtuluş ve Hasan Sarı oldu.

 

21 Kasım Cuma akşamı  Mehmet Aydoğdu resim sergisi, İsmail Erdoğdu ve öğrencileri ve Gavur Gelinler konserleri ile açılışı yapılan haftanın ilk gününde  Turkish Lady Halkoyunları topluluğu geceye renk kattı. Yoğun katılımla gerçekleşen açılışta “Mamur’da ilk kez böyle geniş çaplı bir Türk kültür etkinliği düzenlendiği” vurgulandı.

 

Kadınlar günü, mini futbol ve kültürel etkileşim etkinliği, edebiyat günü, Belçika ve Türkiye’den masallar, “Kamusal alanda Türk toplumunun yeri” konferansı, kısa ve uzun metraj film gösterimleri, Türk edebiyatı ve yazarları tanıtımı, Belçikalı Türk yazar Kenan Görgün ile söyleşi, “Medeniyetler ittifakı ve Doğu/Batı çatışmasında Türkiye’nin yeri” konulu konferans v.b. irili ufaklı birçok etkinliğin yer aldığı hafta Neyzen Cengiz Özdemir ve “Sibel” Müzik Gubu’nun Türkiye’nin renklerini Belçika’ya taşıyan görkemli konserleriyle son buldu. (http://www.binfikir.be/news/138/ARTICLE/3716/2008-11-29.html)

 

Belçika’da Türk varlığı’ sergisi, Mehmet Aydoğdu resim sergisi, Türk Edebiyatı reyonu, Türk edebiyatı özel vitrini ise hafta boyunca gezilebildi.

 

 

"Bence başarılı bir işe imza attık. Böyle etkinliklerde amacımız yüzde 50 Türk vatandaşı, yüzde 50 de Belçikalı ve diğer toplumlardan vatandaş çekmek. Türk haftasında Türk toplumu bu yüzdenin üzerine çıktı. Kültürüne çok sahip çıkan bir toplulukla tanıştım şahsen. Buradaki Türk Kültür Derneği de çok yardımcı oldu. Sosyal faaliyetlere neredeyse hiç katılmayan fakat bu haftayı tamamen takip eden, çok sıkı bağlandığım bir aile ile tanıştım. Sanatsal açıdan da oldukça memnun edici bir program oluşturduk, burada Binfikir'in yölendirmesi bize çok yardımcı oldu. Bence en önemli başarı, genelde çok az insan çeken konferanslarımızı 80'e yakın kişinin takip etmesiydi. Bu kültür haftalarının asıl amacı da toplumlar arası iletişimi arttırmak olduğu için bu başarı önemliydi." diyen Carrefour des Cultures Derneği Başkanı Khalil NEJJAR ilk yıl olmasına karşın programın içeriğinden ve katılımdan memnun gözükürken, Rahmi Gürsever ve Metin Kurtuluş “Türklerin katılımı yoğundu ancak Belçikalılara yeterince ulaşılamadı” değerlendirmesinde bulundular. Anlaşılan yabancı kökenlilerin oluşturduğu Carrefour des Cultures Derneği Belçikalılara istenilen düzeyde ulaşamamış. Türk Haftası’nda yine de azımsanamayacak oranda Belçikalı varlığını hissettirdi. Yoksa hemen “Türk’ün Türk’e Türk Kültür Haftası” saptamasıyla işin içinden çıkardık!

 

Hafta sayesinde 3000 kadar Türk’ün yaşadığı Namur’da en azından Türkler birbirleri ile tanışma olanağı buldular. Arı gibi çalışan Rahmi Gürsever gelecek için umut veriyor. Politikaya atılmayı kesinlikle düşünmeyen Rahmi gibi gençlerin böyle organizasyonlarda ön plana çıkıp kendini göstermesi önemli bir kazanç. Rahmi “ben laf kalabalığını sevmiyorum. Benim işim alanda. Kapı kapı dolaşıp, mektup gönderip Türklere ulaştık. İşi sadece dernek ve kahvelere bıraksaydık katılım sorunu yaşanırdı” derken emek verince sonuç alındığını somut olarak gösteriyor. Metin Kurtuluş ise “1,5 ay gibi çok kısa bir sürede gelişti her şey. Yüzümüzün akıyla çıktık işin içinden. Binfikir’e de özellikle teşekkür ediyorum katkıları için” diyor.

 

Türk olmayan başka bir derneğin gelip de Türk Kültür Haftası düzenlemesi “tereciye TR satmak” gibi algılansa ve biraz gariplerine gitse de Namurlu Rahmi Gürsever, Metin Kurtuluş ve Hasan Sarı ilk etkinlik sonrası memnun ve rahatlamış bir durumdaydılar. Gelecek yıl için daha kapsamlı ve başarılı bir Türk Kültür Haftası için zihin jimnastikleri başlamıştı.

 

Türkiye’den yüklü maliyetlerle sanatçılar getirmek yerine çok sınırlı bir bütçe ile Belçika’da yetişen sanatçılarla Namur’da Anadolu rüzgarı estiren organizatörler bu anlamda gelecekte düzenlenecek festival, Türk günü ve haftaları için olumlu bir örnek oluşturdu. Hâyâli’nin  “O balıklar ki derya içredir, deryayı bilmezler” sözünü* anımsayıp sazan gibi Türkiye’deki büyük isimlere atlamadan önce şöyle bir etrafa bakmakta yarar var. Müzikte Lütfü ve Emre Gültekin, Tanar Çatalpınar, Sibel; sinemada Mustafa Balcı, Güldem Durmaz; resimde Mehmet Aydoğdu, Nazife Can; edebiyatta Mustafa Kör, Kenan Görgün; karikatürde Gürcan Gürsel, İsmail Doğan… kısacası her alanda önemli Türk kökenli sanatçılar mevcut ama  biz gidiyoruz festivallerimizi ve edebiyat günlerimizi Türkiye’den getirdiğimiz isimlerle gerçekleştiriyoruz. Hiçbir konuda olmasa bile Türk Kültür Haftası’nı “% 100 Belçika” ürünü olması nedeniyle kutlamak boynumuzun borcu! 

30/11/2008, Erdinç Utku

 

* cihân-ârâ cihân içredir ârâyı bilmezler
ol mâhiler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler

açıklaması ise, aşağı yukarı:
dünyayı süsleyen aslında dünyanın içindedir ancak süsleyeni (ve/veya süsleyeni aramayı) bilmezler
o denizin içindeki balıklar da denizi bilmezler.

ârâyı bilmezler derken, hem "süsleyen'i bilmezler" anlamında hem de "aramayı bilmezler" demeyi kastederek, şık bir  sanat yapmıştır.

 

4.5 / 5 (10 Oylama)


erdincutku@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings