Başkalarına sürekli çamur atmakla(isim listesi bu yazıya sığmaz) ve araştırmadan, soruşturmadan haber yapmakla ünlü bir şahsiyet Binfikir’in son Tiyatro Okulu ve Karikatür Okulu çalışmalarının ilgi görmesi ve 4. yılına adım atarak hiç ara vermeden Belçika’da en uzun süre yaşamını sürdüren gazete olması üzerine kıskançlık krizlerine girdi. Önce “Bale okulu” açın size kimse dokunmaz diye küçümsedi, dikkate almadık. Sonra benim Frankfurt Kitap Fuarı’ndaki imza günüme bozuldu, “aforizmalar kendinin ama kitaptaki şiirler aşırma” dedi. Üstelik hiçbir kitabımda şiir yazmamış olmama rağmen! Şimdi de gazete olarak Kültür Bakanlığı’ndan ödenek aldığımızı ima ediyor. (Belçika’da Kültür Bakanlığı Federal değil. Ama bilmesini beklemek haksızlık olur) Bizi Türkiye odaklı haber yapmamakla suçluyor. Evimize kira geliri sağlamakla suçluyor.
Kendisini dikkate aldığımızdan değil ama okurlarımıza olan saygımızdan dolayı bu duruma açıklık getirmek istiyorum.
1- Binfikir gazetesi şimdiye kadar hiçbir kamu kuruluşundan ödenek almamıştır. Gazete olarak 33. sayımıza kadar tamamen reklam geliri ve ekibimizin özverili çalışmaları sonucu yaşamımızı sürdürebildik. Hatta çoğu zaman kendi cebimizden katkıda bulunduk. (Dağıtım, benzin, telefon giderleri gibi) Bu düzenbazı gazete olarak ödenek aldığımızı belgelemeye çağırıyoruz. Bunu yapmadığı sürece gazeteci değil bir “üç kağıtçı” olarak tarihe geçecek. Daha önce başkalarına attığı çamurlarda olduğu gibi.
2- İstersen yanına dil bilen birini al ve bakanlıklara “Binfikir gazetesi”nin ödenek alıp almadığını sor. Bizim dışımızda başka isimlere rastlayacaksın, sakın şaşırma!
3- Binfikir sitesi ve gazetesi sloganından da anlaşılacağı gibi “Belçika’nın Türkçe gündemi”. Yani Azarbeycan ya da Türkiye sitesi ve gazetesi değiliz. O ülkelerdeki yayın organları o ülkelerin haberlerini çok daha başarılı bir şekilde yansıtıyor. Türkiye hakkında Hürriyet, Sabah, Zaman, Türkiye gibi gazetelerden daha iyi habercilik yaptığını söyleme şimdi. Üstelik sayfalarını sünnet düğünü, nişan ya da düğün haberlerine ayırmadan haber veriyor bu gazeteler.
4- Biz Belçika haberlerini veriyoruz. Bir de Belçika’daki Türklerle ilgili gelişmeleri. İlk günümüzden itibaren bu doğrultuda yayın yaptık, böyle de devam edeceğiz. Kışkırtma ve din ya da milliyetçilik pazarlayarak reyting alma kaygımız yok. Amacımız eksikliğini hissettiğimiz konularda topluma hizmet etmek. Belçika haberlerine odaklı bir Türkçe gazeteye gereksinim vardı ve Binfikir’in ulaştığı nokta da bunu gösteriyor zaten. Belçika’da yaşayan Türkleri Belçika’ya, Belçika’yı Belçika’da yaşayan Türklere yakınlaştırıyoruz.
5- Yurtseverlik konusuna gelince hayatı bir uçtan diğerine dönmekle geçen şahsiyetler bizim yanımızda yaya kalır. Ekibimizde çok farklı görüşlerden arkadaşlarımız var ve hepsi de Türkiye konusunda içten ve duyarlı. Bunu milleti kışkırtarak değil, Anadolu’dan çıkan değerleri Avrupalı’ya tanıtarak yapıyoruz. Nasrettin Hoca ve Saint Nicolas’yı tanıttığımız Tiyatro Okulu ve Çizgi Roman albümü projesi buna en güzel örnek.
6- Binfikir’in kültür sanat çalışmaları Rue Gallait 86 1030 Schaerbeek (Tiyatro Okulu) ve Rue des Palais 44 1030 Schaerbeek (Karikatür Okulu) adreslerine yürütülmektedir. Biri Flaman Kültür Merkezi, diğeri ise büromuz. İsteyenler karikatür okulunu saat 11.00’de, Tiyatro okulunu ise saat 13.00’de ziyaret edip görebilirdi. Yalan yanlış sallamadan önce, insan gelir bir kontrol eder. Altın yumurtlayan rehber çıkarmaktan fırsat bulamadın mı yoksa?
7- Binfikir’in ekonomik durumu yetmediği için (1 Ocak 2008’den itibaren) adresi maalesef şimdilik bizim evdir. Ve kesinlikle de hiçbir kira ödemesi yapılmamaktadır. (İlk fırsatta da kendi yerine taşınacak. Ödenek alır almaz!) Bize çamur atan hacıyatmaz yıllardır ASBL olarak kurduğu oluşumların hepsine kendi ev adresini göstermiştir. Hatta çamur attığı sitede halen adres olarak kendi evini gösteriyor. Böyle birine ne diyebilirsiniz ki? Hakaret etmeye bile değmez.
8- Kültür sanat çalışmalarımıza ödenek almak istiyoruz. Karikatür Okulu, Çizgi Roman Albümü, Tiyatro Okulu ve Tiyatro oyunumuzun masraflarını öncelikle sponsorlarla karşılamaya çalışıyoruz ancak Belçika ve Türk devletlerinin sağlayacağı ödeneklere “hayır” deme lüksümüz yok. Öğretmeni, müzisyeni, salon kirası, kostümü, dekoru, ışığı, sesi, albüm baskı maliyeti... Ama ödenek alamasak bile bu çalışmaları yapabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. B planımız hazır. Sadece sponsorlukla bile bu projelere imza atabiliriz.
9- Bazı şeyler vardır ki parayla satın alınamaz. Ruhlara para karışınca işin de tadı kalmaz. İşte Binfikir gazetesinin gücü ekibinin gönüllü katkılarından geliyor. Hem kendimize karşı hem de başkalarına karşı açık davranıyoruz. Örneğin tiraj abartmıyoruz, 10000 adet gazeteyi isteyen herkese gösteriyoruz. Gazete sayılarımız arasında da hayali sayı yok. Ancak gazetesinin sayısında uçuşa geçenler hayali sayı ekleyenler şimdi de bizimle ilgili hayaller görmeye başladılar. İyi.. Kedi uzanamadığı çiğere mundar dermiş! Kıskançlık krizlerine gireceğine önüne gelene saldırıp çamur atacağına, otur da doğru dürüst gazetecilik yap. Sünnet düğünü, nişan ve düğün haberleri ile bu işin yürümediğini artık öğrenmen gerekirdi. Binfikir mahalle şantajcılarının tekelini kırarak, post modern köye yeni gazetecilik anlayışı getirdi. İşin garibi senden başka da kıskançlık krizine giren yok. Diğer tüm yerel basın organları kültür sanat haberlerimize yer verip, daha da gelişmesi için katkıda bulunuyor. Senin ise hem kaleminden hem de ağzından çamur saçıyor.
10- Seni yalan dolanlarınla başbaşa bırakıyoruz. Ödenek aldığımızda ilk işim sana şöyle iyi bir doktor bulmak olacak. Emin ol, ödenek alırsak ilk duyan sen olacaksın!
Hadi yine iyisin, her zaman yaptığın gibi çamuru attın, Binfikir sayesinde reytingi kaptın. Ama inan okunmanın ve dikkat çekmenin daha yapıcı yolları da var. 32 sayıdır Binfikir okusaydın, öğrenirdin bunu!
18/11/2008, Erdinç Utku