Krize inat, krizi yazmıyorum. Sizi üçüncü kitabımdan aforizmalarımla
başbaşa bırakıyorum:
Uzayda iğne atsan yere düşmüyor abi!...
Malzemesinden mi çalıyorsun ya Rab, insanlar defolu çıkıyor?
İçim içime sığmıyordu. Ameliyatla aldırdım.
Toptan satışa gelmiş perakende ömürlerimiz.
Hayattan kaydımı dondurdum. Kriz geçsin, ortalık biraz sakinleşsin o zaman
yaşamaya başlayacağım.
Bu işte bir terslik var... Bize hep yaşamadığımız hayatların faturasını ödetiyorlar.
Öldüğümde sorunlarım benden kurtulacak.
Basın ilkelerine uymayan yalaka gazetecilere de KIRMIZI basın kartı verilsin!
Ben çıkış yolu arıyorum: Bütün yollar kendime çıkıyor!
Arıtalım kirlenmiş hayatlarımızı... Aslına dönüştürüp yeniden yaşayalım!
Zihin cimnastiği yapın, daha ince fikirli olun!
Dublör gibi takılıyoruz yaşama. Sanki başka birilerini yaşıyoruz!
Yarınlar güzel günlere gebe olsun diye mi bugünlerin ırzına geçiyoruz!
Tarih yazının bulunmasıyla, tarihi çarpıtma ise paranın bulunmasıyla başladı.
Üzülme küçük... Benim de hayat karnem kalp kırıklıklarıyla dolu!
Hayatın içinde kendimi aramaya çıktım; birazdan gelicem!
Başka kanalı da yok ki hayatımızın zap yapalım diğer yaşamlara!
Turist gibi dolaşma yaşamın içinde; Ev sahibi ol hayatının biraz da!
Ne kadar dönersen dön, sonunda kendine varırsın.
Sana kıllık yapana ağdalı konuş!...
Yaşam savaşını, ancak hep hayatın yanında olursan kazanırsın!
İstediğin kadar Ti’ye almaya çalış... Hayatın şakası yok!
İnsanlar konuşa konuşa ‘an’laşır, yaza yaza ‘kalıcı’laşır!
Ölümüne yakın estetik ameliyat yaptır. Cesedin yakışıklı olsun!
Sabahtan beri cüzdanımla oynuyorum, ama bir türlü şeytan doldurmuyor.
Şiirbaz ol... Al eline bir ŞİİRLİ değnek dokunduğun her şey sevgiye dönüşsün!
Evlilik: Dünyanın en küçük koalisyonu!
Hayatın zaptını tutmaktır aslında Yazmak!
Maskelerimizi çıkarsak YÜZSÜZ kalır çoğumuz!
Mizahçı bozuk düzenle savaşır NÜKTEer başlıklı füzeleriyle...
16/11/2008, Erdinç Utku, Binfikir Gazetesi Ekim 2008 sayısında yayınlanan köşe yazısı