Hollandalı fotoğraf sanatçısı arkadaşımız Bram ile Annemie Turtelboom söyleşisi dönüşü birlikte yaptığımız orta sayfa söyleşilerini değerlendiriyoruz. Laf döndü dolaştı hiç de konuyla ilgisi yokken koalisyondaki PS’e geldi. Bram, PS ve Elio Di Rupo’yu “Excuse Socialist” olarak tanımladı. “Nasıl yani” diye sorunca da “Excuse Allochtone tanımını bilmiyor musun?” diye soruyla yanıtladı beni.
Olumsuz yanıt alınca da hayretler içinde kaldığını belli etmemeye çalışarak Excuse Allochtone (Mazeret Yabancı Kökenlisi) teriminin “göstermelik olarak, yasak savmak ya da durumu kurtarmak amacıyla yabancı kökenlilerin kullanılması” anlamına geldiğini söyledi. Ayrımcılık yapılmadığını göstermek için özellikle yabancı kökenli olduğu fiziksel olarak da belli olan kişilerin televizyon ekranına çıkarılması, işe alınması ya da siyasi partilerden aday gösterilmesini örnek verdi. Yani Bram aslında Frankofon Sosyalistleri PS’in koalisyondaki konumunu “diğer partiler durumu kurtarmak için aramızda bir de sosyalist bulunsun diye göstermelik olarak PS’i kullanıyorlar” diye açıkladı. Daha önce de belirttiğim gibi PS ve CDH hükümette görevlerini çok iyi yerine getiriyorlar. Misyonlarına uygun çıkışlar yapmaktan hiç kaçınmadılar. Hatta PS yeri gelince restini çekti ve “sosyal ekonomi konularında bir şeyler yapılmazsa hükümetten ayrılırız” bile dedi. Sığınma genelgesinin de sadece ekonomi göçüne endeksi çıkmamasında PS ve CDH’ın katkıları yadsınamaz. Ancak çok ilginç bir konuyu anımsattığı için Bram’a teşekkür etmeliyim. Sanatta, medyada, politikada, kısacası yaşamın her alanında adet yerini bulsun, bir de yabancı kökenli bulunsun mantığıyla yabancı kökenlilere fırsat verme mantalitesi sorunları daha da derinleştirmeden öteye gidemiyor. Işin özüne inip, yabancı kökenlilerin gerçekten hak ederek ve o konumlara layık olarak bir yere gelebileceği ortamı yaratmak yerine işin kolayına kaçıp “excuse allochtone”larla yetinmek hem yabancı kökenli toplumların hem de içinde yaşanılan toplumların gözünü boyamaktan başka işe yaramıyor.
Sakın yanlış anlamayın, toplumda daha az şanslı konumda bulunan kesimlere destek olunmasından hatta “olumlu ayrımcılıktan” yanayım. Ancak durumu kurtarmak için göstermelik birkaç kişiyi işe ya da partiye almanın sorunları gizlediğini söylemek istiyorum. Meyrem Almacı gibi partisinin gençlik kollarından gelen, emek vererek ve hak ederek liste başından aday gösterilmekle, listemizde bir de yabancı kökenli bulunsun diye listeye alınan politikacı arasındaki uçurumdan bahsediyorum.
Mazeret yabancı kökenlisi kontenjanından değil de bileğinin hakkı ile bir yerlere gelmiş kişiler hem kendi toplumlarına hem de Belçika’ya çok daha yararlı olurlar.
Mazeret yabancı kökenlilerini kullanmaya artık son verin lütfen. Işe önce kendi toplumumuz başlasın ve hiçbir şekilde “mazeret yabancı kökenlisi” olarak kullanılmaya izin vermeyelim. “Aa bakın bu da bizim yabancı kökenli çalışanımız” denilerek hayvanat bahçesindeki değişik bir hayvan türü gibi muamele görmeye son! Çeşitliliğin zenginlik olduğuna inanıyorsak, farklılıkların yaratacağı sinerjiyi (görevdeşlik) aramak gerekmez mi?
13/10/2008, Erdinç Utku, Binfikir Gazetesi Eylül 2008 sayısında yayınlanan köşe yazısı