Çek bir nefes İstanbul... 'Ah güzel İstanbul, benim sevgili yarim.' 'Boğaziçi şen gönüller yatağı.' 'Biz Heybeli'de her gece mehtaba çıkardık...' 'Beyoğlu'nda gezersin...' İstanbul'u, İstanbul'un çeşitli semtlerini ve bu semtlerin özelliklerini anlatan, öven, İstanbul sevgisini dile getiren sözlerle bestelenmiş ezgilerin, eserlerin oluşturduğu bir kitap Sadun Aksüt’ün « Şarkılarda İstanbul » u.
Sanırım «Şarkılarda Brüksel » diye bir kitap henüz yayınlanmadı ama Brüksel’i anlatan şarkıları sıralamak çok zor değil. Tabii Brüksel denince aklımıza hemen Jacques Brel ve şarkısı Bruxelles geliyor.
"C’était au temps où Bruxelles rêvait … c’était au temps du cinéma muet" …
Tıklayın da dinleyin lütfen : www.youtube.com/watch?v=Qrj7XN81E6g
Jacques Brel, ve şarkısı Bruxelles hala anımsanıyor ve Brel’in ölümünden yıllar sonra bile hala söyleniyor. Şarkının olağanüstü gücünün kanıtı Brüksel’in adını Belçika sınırları dışına okyanuslar ötesine taşıması.
Bu şarkı aralarında Juliette Gréco ve Vadim Piankov’un da bulunduğu başkaları tarafından da seslendirildi. Şarkıcı Liesbeth List tarafından Hollandaca’ya çevrildi.
İkinci sırada ise Hollandalı Dick Annegarn’ın Brüksel’e ilan-ı aşk ettiği ‘Bruxelles, ma belle’ geliyor. Annegarn Paris’i ‘nevrozlu, sinir hastası’ olarak tanımlarken Brüksel’e vuruluyor. (http://www.youtube.com/watch?v=dzOmOcgjxn4) Bu en çok bilinen şarkısı Annegarn’ın kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Belçika’da başta Marc Morgan ve Myriam Lafar olmak üzere değişik versiyonları yapıldı.
Birçok Belçikalı şarkıcı Brüksel ve semtlerine şarkılarında gönderme yapıyor ;
André Bialek, Rue de l’Arbre Bénit albümünde Ixelles semtindeki küçük bir sokağa ve ‘L’innovation’ mağazasına (Bossa l’inno) yer veriyor.
Bai Kamara Jr, “Living room” albümünde Down Town Saint Josse’u anlatıyor. Pierre Rapsat Brüksel’de Grand-Place’ı kar altında ışıldarken hayal ediyor. Johann Verminnen, « Brussel « ve « de Rue des Bouchers » şarkılarıyla dikkat çekti. Claude Semal için Brüksel bir köy ve şarkısının başlığı da öyle zaten « Bruxelles est un village ». Michel Noirret, Tropikal Brüksel’den dem vuruyor.
1960larda, Wallace Collection Brüksel için iki parçalık bir ode kaydetti.
Pitcho (District 1030, Schaerbeek hakkında), Incantation, Wadep Ouzk ve La Dissidence gibi Brüksel’in hip-hop sanatçıları da gerçekçi ve eleştirel şarkılarında kent hakkında konuşmayı seviyorlar.
Yabancı şarkıcıların da bazen kalbi Brüksel için çarpıyor. Dalida, “Il pleut sur Bruxelles” şarkısında Brel’i anıyor. (http://www.youtube.com/watch?v=-aLuYqw5YS0&feature=related) Elton John, “ Just like Belgium” şarkısında müzsiyle, kırmızı ışığıyla, dilencisiyle Brüksel'den bahsediyor. (http://www.youtube.com/watch?v=5vnWUVpT2Zc) “Je t’aime le lundi” şarkısı ile ünlenen Edouardo, 2001 yılında “Les frites de Bruxelles” şarkısını söyledi.
Brüksel aşığı ve Polyphonic Size grubunun eski üyesi Daniel Darc “ex-Taxi Girl” ise 90’larda duygusal bir Brüksel serenadı yaptı. Maurice Chevalier tarzı Fransız geleneğinin takipçisi Henri Genès, Bobino konserinde « Bruxelles-Tango » şarkısını söyledi. Maurice Chevalier ise tipik Brüksel karakteri Manneken Pis(İşeyen Çocuk) için dünyaca ünlü bir şarkı yazdı. Brüksel salon müziğinde de kendinden bahsettirmesini biliyor. Jaz sanatçısı Benny Goodman “Brussels blues” yaparken akordiyonda ise Maurice le Gaulois “Brüksel” şarkısını söyledi.
Şarkılar kentlerle, kentler de şarkılarla özdeşleşmiştir. Yarin “Tokat’tan mı geldiği” ve “Almuslu olup olmadığı” önemlidir. Bu sene gidemediğim Tokat’ın yollarının taşlı olup olmadığı da merak konusudur. Niksar’ın fidanları acaba ipek bürük mü bürünür? Kalenin bedenleri durur mu yerinde? Tokat’ta `Burçak tarlasında gelin olmak` hala zor mudur? Ohtap bellerinden posta aşarken zamanında Sivas’a hastaneye götürülen Nezük hala yaşıyor mudur? O büyük aşka ne olmuştur? Sanki güzelim kentleri müteahhitlik mezarlıklarına çevirenler, sadece doğanın değil şarkıların, Türkülerin ve insanlığın da ruhuna tecavüz ediyorlar gibi geliyor bana!
01/08/2008, Erdinç Utku