Sanatçılar arasında alaylı mektepli çekişmesinden çokça bahsedilir. Mektepliler alaylıları küçümserler. Peki haklı mıdırlar ? Eğitim görmek önemsiz bir şey olsaydı kimse konservatuar sınavını kazanmak sonra da yıllarca okumak için kendini parçalamazdı. Tabii ki alaylılardan da çok iyi sanatçılar çıkar, sonuçta bir de yetenek ve azim
faktörü var. Ama gerçek alaylılar pratik yaparak, usta çırak ilişkisi içinde diğer ustalardan beslenerek yoğrulur. Bu da bir eğitim sisteminin içinde olmaktır. İşte işin mutfağında yetişmek buna denir.
Toplumuzda okumak geçmişte önemsenen bir şey olduğundan, her ne kadar son yıllarda para sahibi olmak daha çok itibar görse de, hala itibarını yitirmemiştir. Ondan olsa gerek çevremizde de hem okumakla adam olunmaz deyip hem de bol keseden atan çok. Ben bu söyleme katılıyorum esasında. Hatta oğluna oku adam ol diyen babanın söylemi hatırlatılır ya çoğu kez. Oğlan okur önemli bir mertebeye müdür olur, babasına « bak baba oku adam ol dedin, müdür oldum » der ama babadan hiçbir övgü gelmez. Bir süre sonra en çok istediği mertebeye ulaşır, vali olur, « babasına bak baba oku adam ol dedin, vali oldum » der. Bu sefer babası oğluna cevap vermeye tenezzül eder ve derki « ben sana oku adam ol dedim » der. Neymiş sadece okumakla adam olunmaz, olunmaz ama yine de tahsil cehaleti alır ve odunları biraz yontar. Ama nedense en çok böyle hikâyeleri anlatanlar eğitimleri konusunda abartırlar.
Çevremizdeki hepimizin tanıdığı birkaç medyatik arkadaşta da var bu huy. Üstelik birkaç tanesini yakından tanıyorum ve bu arkadaşları bana da soranlar oluyor. Ne diyeceğinizi bilemiyorsunuz. Halbuki alanlarında başarılı olanlar var, böyle bir abartmaya ihtiyaçları yok. Ama bazı politikacıların eğitimleri ile ilgili iddiası var ki, pes doğrusu. Orta eğitimden terk bu politikacılar yüksek okul mezunu olduklarını iddia ediyorlar. Acar gazeteciler de abartıp abartıp yazıyorlar, hatta bazıları da bunun fikir babası.
İnsan kendini geliştirebilir, okur, gezer, gözlemler, bunlara otodidakt denir. Ben böyle birkaç insanla tanıştım ve çok takdir ediyorum. Hele hele politikada tabandan sindire sindire gelmek daha çok makbüldür. Simdi durup durup niye bu konuyu yazdın diyenler için söyleyeyim. Kendi alanında yükselmekte olan, övgülerini duyduğum eğitimli birisinin eğitimi ile ilgili bir de Oxford’u bitirdi iddiası var. Tabii burada meşhur Oxford ünivesitesiymiş gibi bahsediliyor. Ben de aferin demiştim, taa ki buranın bir dil okulu olduğunu öğrenene kadar. Muhtemelen benim de bir dönem sırf Londra’daki pansiyonlarında kalabilmek için iki haftalık İngilizce dersi aldığım meşhur Oxford street üzerindeki Oxford…dil okulu. Simdi ben Oxford’lu mu oldum?
21/02/2009, Leyla Ertorun , Binfikir Gazetesi Şubat 2008 köşe yazısı