Moskito deyince bazılarına sineği çağrıştırabilir. Son günlerde Belçika’da olup biteni izlemek öyle bir «angarya » oldu ki, en azından benim için, bütün duyduklarım sinek vızıltısı gibi gelmeye başladı.
Herkes bir bekleyiş içinde. Hükümet devam edebilecek mi, edemeyecek mi? Yaklaşan bölge seçimleri ve Avrupa Parlamentosu seçimleri havasına girmiş bulunan partiler, Federal Hükümet’te birbirlerini çekiştirmeden nasıl duracaklar? Herkes taşlarını yerleştirmeye başladı. Hatta böyle bir hükümet koalisyonunda yer almaları antinomik gibi görünen Frankofon Sosyalist Partisi (PS) ve Sosyal Hristiyanlar (CDh) stratejik açıdan hükümette mi olmak muhalefette mi olmak önümüzdeki seçimler için daha «karlı» diye düşünmekteler.
Belki de görünen en akıllı çözüm federal seçimlerle birleştirilmiş bir erken seçim. Böylece sürekli aynı adayların bütün listelerde boy gösterebilmelerini
de kısmen de olsa engellemiş oluruz.
Bu arada, vızıltılar arasından seçtiğim bir iki şeyi de sizinle paylaşayım. Belçika’da yaşayan kaçakların kaderini belirleyecek af pek çıkamayacakmış gibi görünüyor. Nedeni de zamanlama. Özellikle sağ partiler bunun iç politikada kendilerine bir getirisi olmadığını bildiklerinden riski hemen göğüslemek istemiyorlar.
Nihayet, kurumsal değişiklikler için bir heyet masa başına oturdu. Sürpriz. Heyet 12 erkekten oluşuyor. Yıllardır bir sürü yaptırımlar sayesinde kadınlar politik alanda daha iyi temsil ediliyorlar. Hatta Brüksel Bölge Parlamentosu %50’ye yaklaşan kadın milletvekili oranıyla Avrupa’da rekor kırmış durumda.
Belçika’nın kaderini belirleyecek bu görüşmelere kadınların müdahale edememesi, bazı kadın hakları savunucularını çileden çıkardı. Madem öyle, fırsattan istifade biz de sembolik olarak kadın federal hükümetini kuralım. Görsünler bakalım ülkemizi yönetecek erkekler kadar kadınlar da varmış.
Şimdi gelelim asıl moskitoya. Moskito İngiltere’de üretilmiş ultrasonla ses yayan küçük bir kutu. Ses dalgası 17.000 Hertz’e kadar ulaşıyor ve ancak 12-22 yaş grubu sesi algılayabiliyor. Bu cihazı, toplanan gençleri dağıtmak için kullanmak istiyorlar. Herkes tarafından algılanmayan bu ses, algılayanlar için çok rahatsız edici. Gençleri yamaçlarda istemeyenler hemen takıyorlar bu cihazdan binalarının önüne.
Vizzzzzzzzzzzzzzz. Gençler hemen dağılıyor. A.B’ye başvurular yapıldı yasaklansın diye ama nafile. A.B her ülkenin kendi karar vermesini yeğledi.
Fakat Belçikalı gençlikten sorumlu Valon Bakan Marc Tarabella A.B’den ortak karar çıkması için lobi çalışmalarını sürdürüyor.
04/11/2008, Leyla Ertorun, Binfikir Gazetesi Ekim 2008 sayısında yayınlanan köşe yazısı