Belçika’da yaşayan Türk toplumu mensuplarının hayatına politika ile birlikte sosyal ve politik jargon da girmiş oldu. Hatta bu, bazı Türk kökenli politikacıları özel Türkçe dersleri almaya ya da Türkiye’ye Türkçe kurslarına gitmeye kadar itti. Bu arada bazı kavramları ya da sıfatları bire bir tercüme etmekle birlikte, Türkiye’de tam karşılığı olmayan birtakım görevler
vardı ki bunları çevirmek güçtü. Bunların başında «échevin-schepen» ve «secrétaire d’état- Staatssecretaris.» sıfatı/kavramı geliyordu. Henüz Belçika politikasında Türk kökenli politikacılar yokken, Schaerbeek Belediyesi’nde görevli arkadaşımız Cem Argilli, halka yapılan duyurularda Echevin’ı encümen diye çevirmişti. Daha sonra, ben de aynı Belediye’de çalışmaya başlayınca bunu önerim üzerine «Şu konudan sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı» diye
çevirmeye başladık. Bazı «ileri gelen bilmiş abilerimiz » ilk seçilen Türk asıllı politikacıların da böyle kullanmasından rahatsız olup serzenişte bulundular. «Kim bunu böyle çevirip adamları havalara soktu yaa!» diye kızdılar.
Esasında benim Türkçe’yi ve kavramları doğru çevirmek çabam dışında Emirdağ eski Belediye Başkanı’nın da bu konuya katkısı olmuştu. 12-13 yıl kadar önce Belçika’dan Schaerbeek ve Anderlecht Belediyesi ile Türkiye, İspanya ve Fas’tan Belediyeler arası bilgi alışverişi ve ziyaretlerin yapıldığı bir proje gerçekleştirilmişti. Türkiye’den gelen misafirlerin Fransızcası olmadığı için benden yardım istenmişti ve ben de o zaman gönüllü olarak onlara Anderlecht Belediyesi’nin işleyisi ile incelemede çevirmenlik yapmıştım. O sırada «echevin» görevinin bir encümen azasının yetkilerinden fazla olduğunu anlattığımda, İsmet Güler de belediye baskanlığı yetkisine daha yakın olduğunu teyit etmişti.
Şimdi gelelim «secrétaire d’état» yani devlet sekreterliği kavramına. Esasında burada çeviri daha kolay, birebir olduğu gibi çevirebiliriz. Ancak Türkiye’de bu tür bir bakanlık olmadığı için ve sekreterlik kelimesinin «önemsiz» gibi görülmesi nedeniyle bunu «devlet bakanı olarak tercüme etmeyi bazılarımız uygun görmüştür. Kesinlikle doğru bir çeviri değildir, zira devlet bakanlığı da mevcuttur Belçika siyasi arenasında. Türkiye’deki «devlet bakanlığı» ile ise hiç mi hiç alakası yoktur, çünkü o bakanlar bir bakıma hükümet protokolünün başındaki bakanlar, başbakan yardımcılarıdır.
Bu konunun esasında çok tartışılmasının nedeni bizden birinin, yani Emir Kır’ın Brüksel Hükümeti’ne Devlet Sekreteri olması ile ilintilidir. Bazıları küçümseyici bir tavırla altını çizmiş, bazıları da ya bilmediğinden ya «kıyak yaptığından» yanlış çevirmiştir. Binfikir bünyesinde de bu çok tartışılmıştır, çünkü dilleri ve kavramları düzgün kullanmaya gayret gösteren gazeteciliğin bütün ilkelerini önemseyen bir yayın aracı olma gayretindedir.
Emir Kır’a gelince, devlet sekreteri olarak küçülmez, zira geldiği yer çok önemlidir. Ayrıca kendisine ‘devlet bakanı’ değil de, ‘bakan’ diye hitap edilmesi daha doğrudur. Açıklık getirmek gerekirse, kendisi Brüksel Bölgesi Hükümeti’nde Başkan’ın yetkilerinin bir kısmından sorumlu Devlet Sekreteri’dir, ama aynı zamanda bu hükümetin Bakanı olarak Fransız Topluluğu Hükümeti’nde yer almaktadır.
24/05/2008, Leyla Ertorun, Binfikir Gazetesi Mayıs 2008 sayısı köşe yazısı