“Türkiye’de olanlara bakar mısın? Ne oluyor ya size, öyle Anayası değiştirmeler falan. Bizde Türkiye’ye gıpta ediyorduk. Ne güzel hem müslüman bir ülke, hem de laiklik prensipleriyle ne güzel bir denge kurmuş, din ve devlet işleri birbirinden ayrı diye. Ama bir süredir bakıyoruz, bu hükümetiniz hiç de ılımlı İslam’dan yana filan değil düpedüz radikal İslamdan yana” diyor Belçikalı bir arkadaşımız. Diğer bir arkadaşımız, “işte bu yüzden bazıları Türkiye’yi Avrupa’da istemiyor. Sarkozy’e kızıyoruz Türkiye ile ilgili açıklamalarından ötürü ama bu türban ile ilgili uygulamalar için taa Anayasa maddelerine başvurulmasi endişelerimizin haklı çıktığına işaret ediyor. Din konusunda radikalleşiyorsunuz” diyor. Bu arada bu konuşmaları dinleyen bir Türk arkadaşımız, dayanamayıp ama” bu olup bitenler hep sizin yüzünüzden, bunları siz Avrupalılar cesaretlendirdiniz” diyor. Belçikalı arkadaşlar ağzı açık şaşkın bakarken “evet evet” diyor, Türk arkadaşımız “kâh kişisel özgürlüklere saygı göstermelisiniz, dediniz, kâh Atatürk de her şeyi tepeden indirmiş halkın ne istediği sorulmamış, dediniz ve en nihâyet laikliğin bekçisi Asker mi diye diye” şimdiki hükümete bu primi siz Avrupalılar verdiniz.
Aslında bu arkadaşlarımızın söyledikleri sadece Türkiye’yi ilgilendirmiyor, Belçika ile ilgili de endişeleri var. Acaba Türkiye gibi ülkelerde olup bitenler burada ki müslüman göçmenlerin tavırlarını cesaretlendirir mi, diye korkuyorlar. Ne göçmenlere ne de dini inançlara ön yargı ile bakmayan bu arkadaşların tavırlarının değiştiğini gözlemliyorum. İslam terörü tehdidinden bahsediyorlar. Biliyorsunuz Belçika da bir takım tehditler sonucunda yılbası maytapları bile iptal edildi. Ancak Avrupalı da kendi iç güvenliği tehlike de olunca önemsiyor bu tür olayları, başka ülkelerde olunca o örgütlere karşı tavır koymuyorlar. Arkadaşlarımıza bunları hatırlatıp aman dikkat ortada insanları birbirine düşürmek için yapılan şeyler var, islamofobiye kapılmayın diyoruz. “Tamam ama gördünüz mü son Noël bayramında Adalet Sarayında süs lambaları yanıyor diye indirmek isteyen müslümanlar oldu. Örneğin, biz inançlı Hristiyanlar olduğumuzdan değil ama yıllardır süren geleneğimiz olduğu ve Noël aileyi biraraya getirdiği için yemek veriyor ve çam süslüyoruz. Buna tepki gösteren müslümanlar çoğaldı. Örneğin okullara niye Saint Nicolas geliyor diye tepki gösterenler olmaya başladı. Ama bu kadar da olur mu? Sonradan Belçika’ya gelenlerin de haklarına saygı göstermek gerek tamam ama bu bizim yüzyıllardır süregelen geleneklerimizin sorgulanması olmamalı”.
Anlaşılan o ki başımızın örtüsü sadece Türkiye gündemini değil buraları da işgal edecek.
15/02/2008, Leyla Ertorun, Binfikir Gazetesi Şubat 2008 Sayısı köşe yazısı