Önümüzdeki yirmi yıl içinde A.B. ülkelerinde 20 milyon göçmen işgücüne ihtiyaç var. Göçü bir tehlike gibi görmekten vazgeçip, bunun planmasını yapmak gerektiğini ve önlenemez bir gelişme, aynı zamanda bir zenginlik olarak değerlendirmek gerekiyor
Binfikir sitesinin birkaç gün önceki haberlerinden birinde şöyle diyordu «İtalyan Fortress Europe kuruluşunun istatistiklerine göre bu yılın başından bu yana 1096 göçmen Avrupa Birliği (A.B.)’ne kaçak olarak girmeye çalışırken can verdi.»
Bu arada A.B.’nin gelişmiş ülkelerinin kamuoyunda yabancı düsmanlığı, ırkçılık artarken şu söylemin arkasına sığınılıyor «dünyanın bütün sefilliğini biz toplamak zorunda değiliz». Ancak diğer yandan da eskiden de olduğu gibi Avrupa toplumlarında artmakta olan yaşlanma, yeni genç işgücünü gerektirmekte. Hatta Polonya gibi bir yeni üye, göç verici ülkeler bile yaşlanma ve nüfusun azalmasından payını almakta. Yani hemen hemen bütün Avrupa ülkeleri kontrollü bir göçe kapılarını açmak durumunda.
A.B. Adaletten sorumlu Komiser Frattini’nin de geçtiğimiz günlerde bu yönde bir açıklaması oldu. Frattini’ye göre önümüzdeki yirmi yıl içinde A.B. ülkelerinde 20 milyon göçmen işgücüne ihtiyaç var. Göçü bir tehlike gibi görmekten vazgeçip, bunun planmasını yapmak gerektiğini ve önlenemez bir gelişme, aynı zamanda bir zenginlik olarak değerlendirmek gerekiyor diyor.
Bu arada Batı’ya akın eden vasıflı göçmenlerin Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’ni tercih ettikleri de gözden kaçmıyor. Avrupa basınına göre vasıflı işgücünün % 55’i ABD’ye giderken bunların sadece %5’i AB ülkelerini tercih ediyor. Halbuki vasıfsız isçilerin %5’i ABD’ye giderken %85’i AB ülkelerine gidiyor.
Peki A.B. ülkeleri yeni işgücünü nasıl ve hangi şartlarda alacak? Bütün A.B. ülkelerinde geçerli olacak tek bir prosedüre göre işlem yapılacak. ABD’deki göçmenlere oturma ve çalışma izni sağlayan yeşil kart (green card) gibi, A.B.’nin mavi kart’ı olacak. Böyle bir kart vasıflı göçmenlere iki yıllık oturma ve çalışma izni verecek. Bu kart uzatılabilecek ve eğer aynı ülkede beş yıl kalınırsa, sürekli oturum iznine hak kazanılacak.
Ancak bu düzenleme kaçak gelişleri azaltmayacak büyük bir ihtimalle. Çünkü yasal yoldan giriş yapamayanlar, soğuk sularda ölme pahasına gelişmiş Avrupa ülkelerine girmeye çalışacaklar. 1998’den beri en az 10.335 kişinin bu yolda hayatını kaybettiğini unutmamak lazım.
Bunu bir ölçüde telafi etmek üzere, asgari sosyal standartlar belirleyerek göçmen işgücüne başvuran AB ülkelerinin vasıfsız işgücü de almaları sağlanacak.
Avrupa Birliği Komisyonu şu anda Mali’de bir danışma merkezi açıyor. Bu merkez aracılığıyla göçmen çalışanlar Fransa ve İspanya’ya gidebilmek için başvurularını yapabilecekler.
25/10/2007, Leyla Ertorun, Binfikir Gazetesi ekim sayısı köşe yazısı