Şu aralar yine işim başımdan aşkın. Haberleri seyrederken, gazeteleri okurken koltukta uyuyup kalıyorum. Anlayacağınız, birden fazla gazete okuma alışkanlığı olan ben, olup bitenlerden bihaber yaşıyorum. Ama n’apiyim. Okula gitmeyen kızlarla, oturum alamayan dedeyle, iş bulamayan delikanlı ile mi uğraşayım yoksa kim kime çatmış, onunla mi?
İsmail yine yapmış yapacağını, çizmiş biraz Adana, biraz Karadeniz, biraz Konya, biraz Kayseri kılıklı bir ”soi-disant” Emirdağlı, yani çizmiş bir yurdum insanı, karıştırmış ortalığı.
İsmail’i tanımasam ben de bir art niyet olduğunu düşüneceğim. Bence bu konuyu büyütüp Emirdağlı’lara daha da zarar vermemek lazım. Ama Avrupa’nın değişik şehirlerinde aynı yöreden yoğun olarak yerleşmiş olanlara diğer grupların küçümseyici bir tavırla yaklaştıkları doğrudur. Belçika’da Emirdağlı’lara, Hollanda’da Kayserili’lere ve İsveç’te Kululu’lara davranıldığı gibi. Kabul etmek gerek ki gurbetçi olmanın verdiği eziklikle herkes kendini biraz daha üstte hissetme olanağı ararken birilerini küçümseme ihtiyacı hisseder. Bunu örneklendirmek için de yıllar önce Türkçe dersimdeki ögrencilerimi örnek gösterebilirim. Sınıfımın birinde ”öğretmenim, avalar burda iç güzel değil” diyen İstanbul Bayrampaşalı öğrencim, ”gelirik giderik” diye konuşan Emirdağ’ın Firikli köyünden bir öğrencim ve bazı sessiz harfleri gırtlaktan konuşan bir Kayserili, bir de Konyalı öğrencim vardı. Hiçbirisinin Türkçesi diğerini küçümseyecek kadar iyi değildi. Emirdağlı Konyalı ile Kayserilinin aksanına gülerken Bayrampaşalı olan öğrencim İstanbullu olmanın verdiği edayla diğerlerinin hepsinden iyi konuştuğunu düşünürdü, ne de olsa en avalı oydu.
Emirdağlı arkadaşlar tepki göstermişler. Haklılar. Ama ölçüsü kaçmış. Emirdağlılar en kalabalık, hatta bazı köylerinden gelenler en eski gruplar. Ağırlıklarını belli etmeleri gerek. Ama böyle değil. Bakan, milletvekili, encümen arkadaşlarımız var ama niye bir kamu idaresi amirimiz yok, niye bir özel kalem müdürümüz yok, niye bir müsteşar ya da bir bakan danışmanımız yok diye serzenişte bulunmalılar. Daha da ötesi, akıl almak için Emirdağ kökenli siyasetçiler niye başka memleketli, eski solcuları kendilerine gizli danışman yaparlar. Emirdağlı gençlere güvenmiyorlar mı? Ya da kendi kendine yaratılmış bir Emirdağlılık kompleksi mi var?
Bunu şimdilik, Brüksel’e gezmeye gelmiş ve buradaki ilgi karşısında şaşırmış yarı Ankaralı yarı Emirdağlı bir akrabamızın sözleriyle bağlayalım ”Emirdağlılık bir ayrıcalıktır”.