Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















Mum ve dibi

06.06.2009


Soğuk fakat güneşli, şair’in deyişiyle cam gibi berrak bir Brüksel gününde onlarca sanatçı kendi eserlerini

tanıtmak için sokağa dökülmüş “seyyar sergi” düzenliyordu. Her birinin elinde bir tablo veya fotoğraf vardı, geçenlere kendilerince bir şeyler anlatıyorlardı. Sanatsal sınırların zorlandığı, estetiğin salonlardan çıkıp sokaklara taştığı bir dönemin normal sonucuydu bu. Bahar aylarında geleneksel olarak düzenlenen

güncel sanat festivalleri çerçevesinde böyle görüntüleri önümüzdeki haftalarda da kuşkusuz göreceğiz.

Güncel sanat kavramına tıpatıp uyan, her nesneden sanat yaratan, sanatı ayrı bir dünyadan ziyade hayatın tam ortasına taşıyan bu seyyar sergiyi tekrar düşününce, toplumsal bunalımın ve düzen

baskısının ne denli ürpertici boyutlara ulaştığını fark etmemek elde değil.


Sanatın nesnelleşmesi ve ürettiği değerin
satılması yeni bir olgu değil. Sanatçılar da kah gönüllü kah zoraki bu değişime ayak uydurdular. Ürettikleri duygu veya kavramlar, başkalarının biçtiği parasal değere satıldıkça, sanatçılar için geçim sağlayacak bir gelir kapısı açıldı. Bu kargaşa içerik olarak popülist

veya modaya uyan eserler geliştirse de, sanatçıya bir özgürlük ihtimali bırakıyordu.


Son yıllarda ise yepyeni bir akım
gözlemliyorum. Artık sanat sadece bir nesne olmakla kalmıyor, sanatçı statüsü de gitgide sisteme ayak uyduruyor. Bahsettiğim seyyar sergi bunun bir örneği: üretici sanatçı artık pazarlamacı sanatçıya dönüşüyor. Üretilen eserin içsel değeri ne olursa olsun, onu tanıtmak

ve satmak zorunluluğu beliriyor.

Sistem ve kapital, kendini eleştiren sanatı nesnelleşme ile durduramayınca artık sanatçıyı baştan etkileyerek susturma çabasına girdi. Plastik ve görsel sanatlar doğaları ve zor şartları nedeniyle

bu akıma – eleştiri amaçlı da olsa – bir çeyrek asırdır ayak uydurdu. Fakat bu gerçeğin güncel iki örneği var.

Birincisi Hip-hop kültürü. Müzik endüstrisi, bağımsız labellerden çıkan bu müziğin önüne geçemeyince “bari kendi içimizden bizleri eleştirsinler, kârı bize kalsın” mantığıyla rap müziğini ele geçirdi. Müzisyenler de bu oyuna geldiler. “Sistemi içten fethediyoruz” duygusu, şöhret geldikçe yerini sahte bir “ben başardım siz de başarabilirsiniz” mantığına bıraktı. Üretici rapçi, popüler rapçi oldu. İkinci örnek

ise, tutuculuğuyla bilinen edebiyatta yaşanıyor. Yayın evlerinin seçiciliği, yapay bir “genel edebiyat akımı” hissi yaratıyor. Amerikan sitcom dizilerinin izleyici tepkisine göre değiştiği gibi, roman ve öyküler de artık internette bölüm bölüm yazılıp okuyucuya göre şekilleniyor. Bu akımın rahatsız edici yanı, sanatın

pazarlanması değil. Zira zaten öyleydi ve iyi-kötü zevklere göre ayırtedilebiliyordu. Rahatsız edici unsur, pazarlamanın bizzat sanatçı tarafından yapılması, yani fikir üreticisinin bizzat belli bir ekonomik ve toplumsal sistemin (izleyicisi olmak yerine) temsilcisi olması. Aykırılığa, eleştiriye, onları geçtim

içtenliğe yer kalmaması.

Mum dibini aydınlatmaz deyimi sanatçılara yakışıyordu. Kendileri de aydınlansın diye sokak lambası devrine geçtik ve artık sanatçı da işinden faydalanıyor. Fakat unutulmamalı ki sokak lambası da geceleri en çok kendi bulunduğu evin sakinlerine rahatsızlık veriyor.

06/06/2009, Erdem Resne, Binfikir Gazetesi Mayıs 2009 sayısı köşe yazısı



erdemresne@binfikir.be
•  TREN KAZASI HAVA TRAFİĞİNİ ETKİLEDİ!
•  ZAMANDAN KORKMAMAK
•  Mücadelelere saygı duymak
•  Siyasetten "meslek" olur mu?
•  Başörtüsü sorunu sadece hukuksal değil
•  TOPU TACA ATMA KURULTAYI
•  Dini ortaklıktan Felsefi ortaklığa geçiş
•  SEN GİT, ATATÜRK GELSİN!
•  Asıl kriz siyasette
•  Çanakkale'den Monnaie salonuna
•  Özdeşleştirmek
•  Takiye'nin nereden geleceği belli olmaz!
•  Kimlik ve kişilik
•  Hepimiz enteliz!
•  Vecdi Gönül ve Kağıtsızlar
•  Umut hırsızlığı
•  Brüksel'in Sulukule'si
•  Tuncelili olmak!
•  KENAN EVREN VE BELÇİKA TÜRKLERİ
•  İNSAN MEDENİYETİNDE HAYVANLAR
•  HAYKIRIŞ
•  ŞAŞKIN MELAHAT
•  SORU(N)LAR
•  VİZONTELE BELÇİKA
•  BAŞARISININ TUTSAĞI OLMAK
•  KADINLARIMIZ EZİLİYOR, TUHAFLIK KADINLARDA
•  KADINLARIMIZ EZİLİYOR, TUHAFLIK KADINLARDA
•  SİYASET ELDEN GİDİYOR
•  TOP PEŞİNDE KOŞMAK
•  OYLAR BÖLÜNSÜN BOYLAR GÖRÜNSÜN
•  TİNTİN VE MİLOU KAPİTALİSTLER ÜLKESİNDE
•  KAMPANYAMIN HALLERİ
•  DİLİNİ TUTABİLMEK
•  SEVEMEDİĞİM CÜMLELER
•  PS, GELECEK VE BALONLAR...
•  Belçika siyasetinde bir Garip Orhan Veli: Greta Dhondt
•  TAKKESİZ ÇIKMAM ABİ
•  KRALLAR GİBİ SÜRÜNMEK
•  HRANT DİNK
•  BALONLAR DA DÜŞER...
•  ÖLÜMÜNÜ GÖZE ALIYORUM, O HALDE SEVİYORUM
•  ETİK DUYUP TETİK ANLAYANLAR
•  YİNE KALDIK BİZBİZE
•  SCHAERBEEKTE PERDE ARKASI VE ÇIKARILACAK DERSLER
•  BELÇİKA
•  BiSiKLETLi SULTAN PEKMEZ
•  SİYASET
•  SENDEN NEFRET EDİYORUM JOE
•  SARI VAKTİN KOLLARINDA
•  78'LİK MADEMOİSELLE: JEANNE MOREAU
•  BELÇİKA MEDYASINDA YENİ TÜRKİYE
•  İNSANLIK SUÇUNUN RENGİ OLMAZ!
•  MESLEK AHLAKINDAN ÜMİDİ KESTİM, GENEL AHLAK DA KALMAMIŞ! - 3
•  MESLEK AHLAKINDAN ÜMİDİ KESTİM, GENEL AHLAK DA KALMAMIŞ! - 2
•  MESLEK AHLAKINDAN ÜMİDİ KESTİM, GENEL AHLAK DA KALMAMIŞ! - 1
•  GÖÇMENLERDEN PARTİLER ARASI GÖÇ
•  KAYBOLAN
•  TIRNAK ARASINDAKİ BELÇİKALILAR VE IRKÇILIK
•  YÜCE TOPLUM, KÖTÜ KIR
•  DIŞBANKI SATIN ALAN BELÇİKALI FORTİS GRUBUNUN ÖLDÜRDÜĞÜ GÜNEYDOĞULULAR
•  GÖKTEN DÜŞ YAĞDI
•  BUGÜN
•  MEDENİYET BELİRTİLERİ
•  Kabak tadı vermek ve diğer güzide deyimlerimizin post-modern köylülükte anlamları...
•  Uyanış
•  Sözlerden ders almak
•  Je suis un Communiste par défaut
•  Bir Malmö gezisi ardından Brüksel
•  Sefalet
•  Siz hiç doğmamış çocuğunuza mektup okudunuz mu?
•  Zindan
•  Yaşananlar, Yazılanlar
•  Deli
•  Bencillik
•  Bir şarkıdır dilimizde...
•  Sen gidince...
•  Türk dernekleri ve Belçika siyaseti
•  Türk Dernekleri ve Belçika Siyaseti - I (Kendimizi Tanımak)
•  Postmodern bilgenin yeni yıl kararı
•  Lisan manzaraları
•  Cevapsız sorular
•  Komplo teorileri...
•  Parayla Güzellik, İnsanlıkla Zarafet
•  Etkileşim
•  Spor ve bilinçaltımız
•  Reha ve Pascal aptallara Coca-Cola satarken
•  Tribün Lideri
•  Yoğun İstek
•  Sıfır çekmek
•  Duvardan Öte, Kendine Karşı
•  Yararsız yazılar
•  Moore, Palmiye, gazetecilik
•  İçimizdeki Korkak Popstar
•  Seçim ve yabancılar
•  Bıkkın Melekler
•  Ağzı olup da fikri olmayanlara


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings