Evet yanlış duymadınız. Evvelki hafta Köln’de oynanan Fenerbahçe – Beşiktaş Süper Kupa maçında bu dediklerim aynen yaşandı. Galatasaraylı olarak orada ne işin var demeyin, o ayrı bir konu.
Maç bitiyor, Fenerbahçe (sevmesem de kabul etmek gerekir ki) haklı bir galibiyet almak üzere. Beşiktaş kaptanı İbrahim Üzülmez kırmızı kart görüyor. Tribünlerde bir uğultu: aşağı-yukarı gidip gelmek suretiyle yapılan kol işaretleri (ki Levent Kırca bu hareketler yüzünden RTÜK’e takılmıştı zamanında) beraberinde tüm Fenerliler “Oh! Oh!” diye bağırıyorlar. Daha önce de tribün kültürümüzün ataerkil toplumumuza özgü bir maçoluk abidesi olduğunu yazmış ve bunun nedenlerini az çok açıklamıştım. Fakat kadının aşağılanmasının en zirvedeki simgesi olan bu “Oh! Oh!” hareketlerine kadınların da katıldığını görünce adeta “oha falan oldum”. “Nasıl da koyduk” kültürü artık gencecik kızlarımızı da sarmış durumda. İki sıra önümde, taş çatlasa 20 yaşındaki gencecik güzel bir kız, yüzünde alaydan öte cinsel haz ifade eden bir edayla “Oh!” çekiyor! Avrupa’nın “Türk Başkenti” sayılacak olan Köln’de! Birinin bana bunu anlatması lazım. Yani toplumumuz bu kadar ilerlediyse (ne ilerleme ama!) ben de artık karı-kız tavlarken (deyim için kusura bakmayın, “Oh! Oh!”çu kızlara ayak uydurmaya çalışıyorum) ayıp-mayıp demeyeceğim, günümü gün edeceğim.
Ne bileyim ben, bu yeni jenerasyonun gerdek gecesini düşünüyorum ister istemez:
- koca: karıcığım biz şimdi...???
- karı: EVVEEEEEETTTTT
- koca: biraz tecrübesizim de...
- karı: olsunnn...
- koca: bitti mi?
- karı: nassssı kodukkk amaa?
- koca: ?????
Şaka bir yana, ben gelecek kuşağın, maçolaşmış kızlar tarafından yetiştirileceğini düşününce tüylerim diken diken oluyor. Sakın korktuğumu falan zannetmeyin. Yani kadınlar erkeklere karşı dirense başım gözüm üstüne. Ama yok, bu anlattığım olay farklı. Bir toplum düşünün ki kadınları, erkek üstünlüğünü artık tabu şekilde değil, açıkça “oh-moh” çekerek gelecek nesillere aktaracaklar.
Neyse biraz ciddiyetle bitirmek için ikinci misalimizi verelim. Seçimlerden sonra Milletvekili seçilen Meyrem Almacı (Groen!), Türk toplum temsilcileriyle buluşmak üzere toplantı düzenliyor. Dernek başkanları ve medya davetli. Yaklaşık iki saat boyunca genel olarak Anvers’lilerin, özel olarak Türklerin sorunları masaya yatırılıyor. Fakat en önemli sorunların neler olduğu konusunda görüşler dağınık.
Asıl sorun nedir biliyor musunuz? Toplantıya katılanların istisnasız tamamının, erkek olması. Evet, istismasız. Yaklaşık 30 kişinin katıldığı toplantıda tek kadın, düzenleyici Meyrem Almacı’ydı.
Öyle bir toplum düşünün ki tabandan gelip siyasette başarı yakalamış tek kişi bir bayan olsun, bayanların bu kadar başarılı olacağı bir toplumda ona akıl verenlerin hepsi erkek. “Eeee ne yapalım?” demeyin. Kadını eve kapatıp dernekçilik yapacaksak hiç yapmayalım daha iyi.
Ama şunu da unutmayalım: eve kapatılmak istemiyorsanız, etrafınızda olup bitene biraz ilgi duyacaksınız. Ve bir kötülük hoşunuza gittiğinde bunu “Oh!” çekerek dile getirmeyeceksiniz.
Kadınlarımız eziliyor, tuhaflık kadınlarımızda.