Hayatın boyunca sana bu kadar ilgi göstermediğimiz için kızgın olabilirsin. Ama sırf bu yüzden de ölünmez ki. Bak şimdi maskelerimiz düştü. Ne kadar dostun olduğunu gördün mü?
Yüzbinlerce insan iki haftadır seni konuşup, yaşamı nasıl sevdiğini anlatıyor. Oysa ben bilirim, sen de bizim gibi biriydin. Kötü huyların mutlaka vardır. Ben bilirim, hatta seni sevmeyenler de çoktur aslında, kanma bu yalanlara Joe. Kim bilir teneffüs dakikalarında şımarık çocuklar kaç kez sana bakıp giysilerin veya saçlarınla dalga geçmiştir.
Şimdi sen öldün ya Joe, bütçe açığımız var diyen devlet görevlileri bile defnini kalabalığa gösterebilmek için 10 bin kağıt bulup ekran yaptırdılar kilisenin dışına. Hiç umutlanma Joe, o kadar değerin yok. Açlıktan geberseydin devlet asla o kadar parayı sana vermezdi, ama şimdi TV’lere reyting kazandırıyorsun.
Hatta o kadar değerin yok ki, senin adına yürüyen yüzbinleri ancak bir Pazar günü toplayabilirsin. Çocuklarımız paradan önemli dediklerine bakma Joe, bunlar reklam kokan hareketler. Hiçbiri hafta içi işyerini bırakıp yürüyüşe katılmazdı Joe, bir günlük maaş kadar değerin yok.
Zaten o iş telaşı var ya, o iş telaşı. Herkesi duyarlı olmaya çağıran bu zavallı insanlar, işte o iş telaşı yüzünden senin, onların gözü önünde bıçaklandığını görmediler bile. Veya görmek istemediler. O saatte herkesin gözü tabelada, tren saatlerine ve peronlara bakıyor. Kim takar seni Joe. Şimdi bizleri duyarlı olmaya çağırıyorlar. Bu olay için gözyaşı dökmeyecek kadar dürüst olan benim gibileri suçluyorlar Joe, oysa emin olabilirsin ki ben, orada olsaydım da ağlamazdım ama görürdüm Joe, koşardım belki de.
Amma da safmışsın Joe, ölüp de bir işe yarayacağını sanıyordun ama siyaset malzemesi oldun. Yankesicilik, işsizlik, ırkçılık, hatta yabancıların Belçikalılara ırkçılığı... bunları tartışıyorlar Joe. Oysa seni sıradan bir serseri öldürmedi, ben çok serseri gördüm Joe, benim de paramı çaldılar, hatta bıçak gösterdiler, ama bir serseri asla bıçağı saplamaz, o zavallı bir hırsızdır sonuçta, olsa olsa küfür edip dayak atar. Sen bir caniye kurban gittin, ve bunu kimse çözemez Joe, ne ırkçılıkla mücadele, ne de istihdam.
Bence sen en iyisi Belçikalı olmasaydın Joe, yabancı olsaydın. Hatta biraz fakir olsaydın. Kesinlikle ta öbür dünyaya kadar yolculuğunu çekmek üzere kamera yollamazlardı o zaman, rahat bırakırlardı seni. Veya biraz bekleseydin be koçum, iki dakika geç gelseydin başka birine denk gelirdi. Bunlar her gün oluyor Joe, bana mağdur rolleri yapma.
Sana doğruyu söyleyeyim mi Joe, ben maalesef seni sevdiğimi iddia edemem. Hatta herkesin yalancı olmasına katkıda bulunduğun için senden nefret ediyorum, Joe. Onlar yapıyor ama ben yapamam. Ben dürüstüm Joe, en azından şöyle iyi bir tarafı var: bugün senin için yürüyenler seni unutmuş olunca, bana daha az kızacaksın, çünkü sana hiçbir söz vermemiştim. Çünkü seni tanımamıştım. Maalesef. Artık insanlar birbirlerini tanımak istemiyorlar. İsteselerdi, görürlerdi seni. Sen kahraman olmayı boşver Joe, hepimizi başından sav, belki o zaman hâlâ yaşama umudu olanları görüp, geç olmadan birbirimize hayrımız dokunur...