Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















MESLEK AHLAKINDAN ÜMİDİ KESTİM, GENEL AHLAK DA KALMAMIŞ! - 2

10.08.2007


Bu bölümde özele inip gazetecilik alanındaki bazı anılarımı anlatacağım. Eminim ki çok güleceksiniz. Hemen uyarayım: amacım, ne polemik yaratmak, ne de kendimizi öne çıkarmak. Buradaki amaç sadece süregelen zararlı alışkanlıkları artık herkese aktarmak. Çünkü ilkeli gazetecilik yapmak isteyen bizler, bu alışkanlıklar yüzünden çok zorlanıyoruz. Evet, bizler diyorum: beğenmek veya beğenmemekte özgürsünüz, ancak ilkeli yayın alanında Binfikir’in eline kimse su dökemez, bunu da kabul etmek zorundasınız. Kaldı ki burda Binfikir dışındaki bazı gazeteciler için de konuşuyorum.

Binfikir’in basılıp dağıtılmasından bu yana farklı yerlerde hep aynı yorumu okudum: “bunlar da ya bir sponsor bulmuşlardır, ya da birinin dalkavukluğunu yapmak için bir yerlerden ödenek alıyorlardır.” Gazeteci diye geçinenlerin en önemli görevi, duyduklarını kaynaklarla desteklemektir. Kaldı ki Binfikir’in durumunu öğrenmek hiç de zor değil: Belçika yasalarınca yasak olmasına rağmen çoğunluk gibi dernek çatıları altında para kırmıyoruz (artık dernek yasaları katılaştı, benim size önerim vakıf kurmanız, orada birkaç yıl daha yasadışı hareket edebilirsiniz!); gönüllü yayın kurulumuzun yazdıklarını basmakla yükümlü bir şirket var, Binfikir o şirkete ait. Takır takır vergisini ödeyip her kuruşun hesabını veriyor. Tabii şirket sırlarıyla ilgilenmiyorum, benim görevim yazmak, ama söz veriyorum: eğer bir gün biri, Binfikir’in ödenek veya reklamsız sponsorluk aldığını kanıtlarsa, ben bu köşeden meslek ahlakı gereği ayrılırım!
 
Kaldı ki bizleri eleştirenlerin kendi durumları, pek parlak değil...
 
Ekim 2003’teydi sanırım. Bir dernek önünde duayen ağabeylerimizle (ne var ki “çırak ustayı geçer” deyimine hep inanmışımdır...) sohbet ederken bunların biri bana “seni Türk gazetelerinden birine muhabir yapalım” dedi (sevgili dostum Fikret Aydemir de şahittir, hatta kendisiyle o akşam tanıştık). Şartları sorunca aslında iyice sömürüleceğimi anladığım için “sağolun, kalsın. Benim gazetecilik anlayışımla bağdaşmaz” dedim. Bazen fazla idealist olduğum için kendime kızarım ama, iyi ki de kabul etmemişim. Dün o muhabirliği öven aynı şahıslar, bugün oradan ayrıldıkları için aynı gazeteler hakkında demediklerini bırakmıyor, bu sömürü mantığı yüzünden yerel medyanın da düzgün işlemediğini söylüyorlar. Üstelik ahlak dersi verip, uzun uzun Belçika’da gazetecilik anlayışını nasıl değiştirdiklerini anlatıyorlar.
 
Aslında haksız da değiller, anlayış çok değişti: bir medya kuruluşu için aynı insanlar hem haber, hem reklamcılık yaparsa, buna yozlaşma ve çıkar çatışması denir. Ama maalesef bu artık her site ve gazetede alışılagelmiş bir durum. O denli ki bir gazetenin manşetinden verilen mağaza açılışlarının altında “geniş haber a, b, ve c sayfalarında” yazılı olmasına rağmen, bahsi geçen sayfalara göz attığınızda “haber” değil “ilan” görüyorsunuz!
 
Tarih 30 Aralık 2004. Yılbaşına bir gün kala bir dernekte oturuyoruz. Masanın etrafında Brüksel Türkiye’sinin önde gelen şahısları bulunuyor. Hatta Türkiye’den önemli bir konuk. Birbirlerine yağ çekmekle meşgul iki gazeteciden biri, diğeri masadan ayrıldıktan sonra aslında reklamcılık ilişkileri sayesinde eski dostunu nasıl yaşattığını, ardından görüş ayrılığına düşünce onu maaşlı muhabirlik görevinden nasıl kovdurduğunu ve çıkardığı gazetenin reklam gelirlerini yine aynı ilişkiler sayesinde nasıl baltaladığını, büyük bir kıvançla anlatıyordu.
 
İşte bu pespaye ilişkiler yüzündendir ki bazen Binfikir adına söyleşiye gittiğimizde, “reklam verebilir miyiz?, haberi kaç paraya yapıyorsunuz?” diye sorularla karşılaşıyoruz. Evet, iddia edenler haklıymış: gazetecilik anlayışı epey değişmiş... Hatta pastadan en ufak payı kapmak için Türk reklam piyasasını tamamen kırmışlar: bugün profesyonel bir ilanın tasarım fiyatı normal standartlarda 1000 avro’yken (yine bilmeden atıyor demeyin: Brüksel Kermesi ve Çizgi Dizi festivalinin promosyon bölümünden sorumluyum, yani işim bu...) Türk piyasasında bir sayfalık reklamı 50 avro’ya yaptırıyorlar. Tabii Belçikalılar bu fiyata çalışmayacağı için, sömürülen yine Türkler oluyor. Sonra da “eşit işler için Belçikalılar, yabancılardan daha iyi para kazanıyor, bu ne haksızlık” diye ağlaşıyorlar, oysa sömüren de, sömürülen de biziz. Başkalarının sizi insan yerine koymasını istiyorsanız, önce kendinize insan gibi davranmayı öğreneceksiniz. İşte hal budur: bu kadar değersizleştirdikleri bir piyasa için (50 avro için!) kavga edip birbirlerini yerler.
 
Reklamın ne olduğunu bile bilmeyen, sırf “çorbada bizim de tuzumuz olsun” diye ilan veren kişilere , prensip gereği destek almadığımızı, sadece reklam aldığımızı söyleyen arkadaşımız da “ulan iyilikten de anlamazsınız” gibi saçma sapan laflarla karşı karşıya kalıyor.
 
Ama düşündükçe, yadırgamamak gerektiğini anlıyorum: “bana ‘neden Belçika gazeteleri için yazmıyorsun? Neden Türkleri savunuyorsun?’ diye soruyorlar. Ben de parayı kim verirse ona yazacağımı söyledim” diyen meslektaş bile hatırlıyorum. Gazteciliğin profesyonelce ve ücretli olarak yapılması tabii en mantıklısı; fakat bu ücreti reklam veya “kalemşörlük” karşılığı alıp profesyonellik taslayanlar da var...
 
Devam edecek


erdemresne@binfikir.be
•  TREN KAZASI HAVA TRAFİĞİNİ ETKİLEDİ!
•  ZAMANDAN KORKMAMAK
•  Mücadelelere saygı duymak
•  Siyasetten "meslek" olur mu?
•  Başörtüsü sorunu sadece hukuksal değil
•  TOPU TACA ATMA KURULTAYI
•  Dini ortaklıktan Felsefi ortaklığa geçiş
•  SEN GİT, ATATÜRK GELSİN!
•  Asıl kriz siyasette
•  Mum ve dibi
•  Çanakkale'den Monnaie salonuna
•  Özdeşleştirmek
•  Takiye'nin nereden geleceği belli olmaz!
•  Kimlik ve kişilik
•  Hepimiz enteliz!
•  Vecdi Gönül ve Kağıtsızlar
•  Umut hırsızlığı
•  Brüksel'in Sulukule'si
•  Tuncelili olmak!
•  KENAN EVREN VE BELÇİKA TÜRKLERİ
•  İNSAN MEDENİYETİNDE HAYVANLAR
•  HAYKIRIŞ
•  ŞAŞKIN MELAHAT
•  SORU(N)LAR
•  VİZONTELE BELÇİKA
•  BAŞARISININ TUTSAĞI OLMAK
•  KADINLARIMIZ EZİLİYOR, TUHAFLIK KADINLARDA
•  KADINLARIMIZ EZİLİYOR, TUHAFLIK KADINLARDA
•  SİYASET ELDEN GİDİYOR
•  TOP PEŞİNDE KOŞMAK
•  OYLAR BÖLÜNSÜN BOYLAR GÖRÜNSÜN
•  TİNTİN VE MİLOU KAPİTALİSTLER ÜLKESİNDE
•  KAMPANYAMIN HALLERİ
•  DİLİNİ TUTABİLMEK
•  SEVEMEDİĞİM CÜMLELER
•  PS, GELECEK VE BALONLAR...
•  Belçika siyasetinde bir Garip Orhan Veli: Greta Dhondt
•  TAKKESİZ ÇIKMAM ABİ
•  KRALLAR GİBİ SÜRÜNMEK
•  HRANT DİNK
•  BALONLAR DA DÜŞER...
•  ÖLÜMÜNÜ GÖZE ALIYORUM, O HALDE SEVİYORUM
•  ETİK DUYUP TETİK ANLAYANLAR
•  YİNE KALDIK BİZBİZE
•  SCHAERBEEKTE PERDE ARKASI VE ÇIKARILACAK DERSLER
•  BELÇİKA
•  BiSiKLETLi SULTAN PEKMEZ
•  SİYASET
•  SENDEN NEFRET EDİYORUM JOE
•  SARI VAKTİN KOLLARINDA
•  78'LİK MADEMOİSELLE: JEANNE MOREAU
•  BELÇİKA MEDYASINDA YENİ TÜRKİYE
•  İNSANLIK SUÇUNUN RENGİ OLMAZ!
•  MESLEK AHLAKINDAN ÜMİDİ KESTİM, GENEL AHLAK DA KALMAMIŞ! - 3
•  MESLEK AHLAKINDAN ÜMİDİ KESTİM, GENEL AHLAK DA KALMAMIŞ! - 1
•  GÖÇMENLERDEN PARTİLER ARASI GÖÇ
•  KAYBOLAN
•  TIRNAK ARASINDAKİ BELÇİKALILAR VE IRKÇILIK
•  YÜCE TOPLUM, KÖTÜ KIR
•  DIŞBANKI SATIN ALAN BELÇİKALI FORTİS GRUBUNUN ÖLDÜRDÜĞÜ GÜNEYDOĞULULAR
•  GÖKTEN DÜŞ YAĞDI
•  BUGÜN
•  MEDENİYET BELİRTİLERİ
•  Kabak tadı vermek ve diğer güzide deyimlerimizin post-modern köylülükte anlamları...
•  Uyanış
•  Sözlerden ders almak
•  Je suis un Communiste par défaut
•  Bir Malmö gezisi ardından Brüksel
•  Sefalet
•  Siz hiç doğmamış çocuğunuza mektup okudunuz mu?
•  Zindan
•  Yaşananlar, Yazılanlar
•  Deli
•  Bencillik
•  Bir şarkıdır dilimizde...
•  Sen gidince...
•  Türk dernekleri ve Belçika siyaseti
•  Türk Dernekleri ve Belçika Siyaseti - I (Kendimizi Tanımak)
•  Postmodern bilgenin yeni yıl kararı
•  Lisan manzaraları
•  Cevapsız sorular
•  Komplo teorileri...
•  Parayla Güzellik, İnsanlıkla Zarafet
•  Etkileşim
•  Spor ve bilinçaltımız
•  Reha ve Pascal aptallara Coca-Cola satarken
•  Tribün Lideri
•  Yoğun İstek
•  Sıfır çekmek
•  Duvardan Öte, Kendine Karşı
•  Yararsız yazılar
•  Moore, Palmiye, gazetecilik
•  İçimizdeki Korkak Popstar
•  Seçim ve yabancılar
•  Bıkkın Melekler
•  Ağzı olup da fikri olmayanlara


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings