Aralık ayının en önemli gelişmeleri arasında, yaklaşan yerel seçimler arifesinde Brüksel’deki Türk ve diğer yabancı kökenli siyasetçilerin koydukları tavırlar vardı. Şevket Temiz, liberal partiden (MR) ve Schaerbeek belediye meclis üyeliğinden istifa etti; Nezahat Namlı, aynı partiden istifa etti fakat Saint-Josse’taki encümenliğine devam edecek. Bu yıl daha önce Forest ve Molenbeek’te de Mağrip asıllı bazı isimler, partilerinden istifa etmişti.
Öncelikle şunu söyleyelim: partiler tarafından oy avı için kullanılan yabancı kökenliler, yavaş yavaş uyanıp gerçekten siyaset yapacaklarsa, bu tavırlar hayra alamettir. Zaten MR’deki Türk kökenliler, Ermeni soykırımı konusunda partileriyle zor durumdaydılar. Kabul görmeseler bile kendi görüşlerinin arkasında durmaları, dürüstlük adına iyi bir gelişmedir. Fakat bu istifalar görüş ayrılığından ziyade seçim hesapları içeriyorsa, bu adaylar bir süre daha “sadece bizim listemizde yabancı vardı” denmesi için kullanılırlar.
Gelecek seçimlerin bir başka önemi şu: AB dışından gelen yabancılar da oy kullanabilecek. Yani Belçika vatandaşı olmayan yabancılar (dolayısıyla da sayıları çok olan Türkler ve Mağripliler) da sandık başına gidecek. Bu, başlıca sol partilerin desteklediği bir karardı, zira gelir düzeyi daha düşük bu vatandaşların sol partilere yönelmesi olası. Demokrasi adına önemli bir gelişme. Fakat ters etkisi de olacaktır: zaten tüm soydaşlarının oylarını toplayan yabancı asıllılar, öz Belçikalılardan daha şanslıydı. Bazı belediye meclislerinde Fas asıllı üyelerin oranı, nüfusdaki oranlarına göre çok daha yüksek ve bu durum, partileri de zora sokuyor. Mesela Brüksel Merkez Belediyesi. Geçen seçimlerden sonra tüm Mağrip asıllı meclis üyeleri, partiler üzerinde bir tutum sergileyip, sayıları gereğince en az iki encümenlik talep ettiler. Sonunda partiler galip geldi ve sadece bir Mağrip asıllı encümen atandı (Faouzia Hariche, PS). Fakat bu encümen de Fas değil, Cezayir asıllı olunca, bu sefer sosyalist parti içinde yabancılar arasında da gerginlikler başladı. Bu seçimlerde daha da çok yabancının oy kullanacağı göz önüne alınırsa, edindiğim bilgilere göre Valon Sosyalist Partisi PS (bu, diğer partiler için de geçerli) listesindeki yabancı asıllıların sayısını azaltacak.
İstifacı MR’lilerden Şevket Temiz, Brüksel Merkez Belediyesi’nden PS’ten seçime gireceğini açıkladı (PS’ten konuştuklarım henüz doğrulamadılar). Temiz, zaten liberallere katılmadan önce EYAD (Derneğin açık adı) derneğiyle sosyalist bir aday için kampanya yapmıştı. Ayrıca PS, Brüksel Merkez’de Türk asıllı aday kıtlığı da yaşıyor. Bu iki bilgi alt alta sıralanınca, bu tercihin “Türk oylarını toplama” stratejisi olarak algılanma duygusu güçleniyor. Başta da dediğim gibi bu tercih eğer oy potansiyelini yükseltmek için yapılıyorsa, başarılı olması zor. Üstelik anlattığım gibi listelerde yabancı asıllıların sayısı azaltılacak ve PS’teki yabancılar zaten büyük rekabet içindeler.
Yani anlayacağınız istifalar da, partiler arası transferler de, yine bir takım hesapların döndüğünü gösteriyor. Asıl soru ise: adaylar hesaplara alet mi olacak, yoksa siyasi ve dürüst tercihler mi yapacaklar? Seçim listeleri şekillenince bu sorunun cevabı da az çok ortaya çıkacak...