TREN KAZASI HAVA... Belçika boşuna gerçeküstücülüğün merkezi değil. Brüksel’in derdi Flamanları gerer; Flamanların çöpü Valonların midesini kaldırır; Valonların tembelliği Brüksel’i fakirleştirir. “Yağmur dinmez” denir ama kar yağınca trafik “hazırlıksız yakalanılır”; trafikten caydırmak için yolcuların yönlendirildiği demiryolları yenilenmez; demiryolları faciasına çözüm ise havada aranır.
Hikayemizin baş aktörü Flaman Hıristiyan Demokratlar, nam-ı diğer CD&V. Buizingen’de yaşanan ve 18 kişinin öldüğü tren kazası, Başbakan Yves Leterme başta olmak üzere parti yöneticilerini bir hayli sıkıntıya soktu. Ulaştırma Bakanı Inge Vervotte kadar Devlet Sekreteri Etienne Schouppe’da demiryollarında sorumluluk taşıyor, zıra uzun yıllar yöneticiliğini yaptı. Oklar doğal olarak kendisine yöneldi. Schouppe ise yönetici olduğu dönemde istediği kaynakları alamamaktan yakındı ve bu yakarış, bir başka CD&V’liyi... dönemin Ulaştırma Bakanı, bugünün kurtarıcı dinazoru Jean-Luc Dehaene’ı işaret etti. Bunca sorumlunun, 18 kişinin hayatına mal olan sorunlara (trenlerde otomatik fren sistemi bulunmaması, kırmızı ışıkta geçen trenlerin durdurulamaması) çözüm araması beklenirken, herkes işin içinden güzelce sıyrıldı. Leterme – ailelerin katılmadığı – anma töreninde kamuoyunu yatıştırdı; Vervotte Meclis komisyonuna açıklama yaptı: “fren sistemi için çalışmalar başlatıldı”; Dehaene, Kral’a devlet reformu ve BHV ile ilgili bilgi vererek dikkatleri dağıttı; Etienne Schouppe ise, yıllardır Brüksel, Flaman Bölgesi, Federal Hükümet ve Zaventem vatandaşlarını bıçak sırtı savaşa sürükleyen ve çözülemeyen Zaventem Havaalanındaki gece uçuşları dağılım planını mucizevi şekilde hallederek kahraman oldu! Ben devlet adamlığı diye buna derim... Çözümü yerde ararken gökte bulduk...
Bu ülkede tren kazası hava trafiğini etkileyebiliyormuş, bunu öğrendik. Yıllardır uçak faciası riskiyle burun buruna kalan yoğun yerleşim bölgeleri için çözüm, tren kazasıyla gelirmiş. Gündem ancak bu kadar kolay “havaya uçurulur”. Bir alandaki başarısızlığı örtmek için başka alanda öneri getirmek, bunu bir güzel yutturmak yeterli. Schouppe’un yeni uçuş dağılım planı da aslında kabul görmedi ama ne yazar, günü kurtardık. Benim tahminlerime göre Belçika’daki tüm trenlerin otomatik fren sistemine kavuşması, on yıllar sonra yaşanacak olası bir uçak faciasından sonra gerçekleşecek. Biraz düz mantık oldu ama bu gerçeküstü ortamda daha gerçekçi bir çözüm bulamadım. Sizlere hayırlı seyahatler. Havada ve karada.
02/04/2010 Erdem Resne (Binfikir Gazetesi’nin Mart 2010 sayısında yayımlanmıştır.)