İsviçre’de kar beyaz yağmıyor !.... / İsmail Doğan
Belçika’da yaşamını sürdüren çizer İsmail Doğan, minare krizi ile bir süre önce gündemi meşgül eden İsviçre’ye gitti ve gözlemlerini Binfikir için kaleme aldı.
İsviçre’de kar yağıyordu…Her taraf kartpostal fotoğraflarindaki gibiydi..
Ama İsviçre’de kar artık o kadar beyaz değildi..üç ay evvel sağcı Halk Partisi tarafından sunulan, “ CONTRE LA CONSTRUCTION DE MINARET “ referandumuna , yani « MİNARE YAPILMASINA KARŞI “ halk oylamasına gidilmişti…
Ve bu referandumda tam 1.534.O54 kişi, minare yapılmasına karşı oy verdi..Yani oylamaya katılanların %57,47’si minareleri burada görmek istemiyoruz dediler.
17 kanton( bölge) ve 5 yarı kanton minaret yapılmasına karşı oy kullandı.sadece 3,5 kanton minare yasağına karşı çıktı..
En çok Almanca konuşan kantonlarda minare istenmiyor..
Kaldı ki İsviçre’de 160 tane cami ve sadece 4 tane minare var.
7,7 milyonluk nüfuslu ülkede ise yabancılar, %22 civarinda…Müslümanlar, nüfusun sadece %5’ini oluşturmakta,( 400.000 ) çoğunluğunu ise Türkler ve eski Yugoslavya ülke vatandaşları .
Parlemento dahil, iktidardaki koalisyon partilerden üçü, ( PCS, PS, PLR, UDC ) minare yasağına karşı çıkarken, bir tek Populist sağ parti ( yani referandumu halka sunan parti ) minare yapımına karşı…Apolitik, İsviçre halkı aylar evvelden bilinçli olarak yapılan anti - İslamcı propagandalarla kandırılmıştı.. İsviçre’nin referandum sonrası, içeriden ve dışarıdan gelen tepkilerle imajı zedelendi.. Ülke içinde ise halk bu oylamayla tam bölünmüş durumda , ..Minare yasağına cesaretli bir şekilde karşı çıkan sağduyulu İsviçre’lilerin bir kısmı, kartondan minare yapıp camlarına yapıştırırken, diğerleri ise evlerinin bahçesine uzun beyaz sopalardan ve saksıdan minare yaparak protesto etmekteler…Dünya’dan gelen tepkilere tek cevapları ise, İsviçre’nin dünyanın en iyi işleyen demokrasisi olduğunu ve sonuç ne olursa olsun, halkın iradesini yansıttıklarını dile getirmeleri.. Bu durumda İsviçre’li dostlarımıza, dini inanç ve ibadet, özgürlüklerinin, İsviçre anayasasının, 72.maddesince “diğer dinlere karşı hoşgörü ve dinsel barış“ güvence altına alınmış. Ayrıca da 15.maddesine göre inanç özgürlüğüne karşı işlenmiş bir suçtur.
Bu arada, İsviçre’nin Strasbourg’ta, İnsan Haklarından da sorumlu , Avrupa Konseyi Başkanlığını yönetecek olması, hayli düşündürücü..
İsviçre’ye tepkiler Arap ülkelerinde de artmaya başladı…” Uluslarasi Arap Birligi,” İsviçre’yi ırkçılıkla suçlayarak, bu ülkeye ambargo uygulamaya çağrı yaptı.. Libya lideri Muammer Kaddafi ise, İsviçre’yi ırkçılıkla suçlayarak, bu ülkeye “ cihad “ ilan etti !..
Hatta Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Egemen Bağış bile, referandumdan bir kaç gün sonra tüm Müslümanları İsviçre bankalarından paralarını çekmeye çağırmıştı
Bu konuda , gözlem ve araştırmalarımın daha da objektif olması açısından, bir Parlementer olan, ( Liste Alternative ) partisinden, Andy Kunz’la da söyleştik..
Referandumu halk oylamasina sunan Sağci parti ( UDC )nin, sorumlularindan, biriyle de randevu istediysem de, ne olumlu ne de olumsuz cevap alabildim..
Minare yi istemeyenler, kamera karşısında susmayı tercih ediyorlar…
Sırada şimdi hangi referandum var ?
Burka…zorla evlilik, ?
Hatta bu sağcı parti, daha da ileri giderek, İsviçre vatandaşlığına geçmek isteyen tüm Müslümanlardan, “ Kuran” a ve İslam kurallarına sadık kalmayacağına dair yazılı bir belge istenmesini bile, yine referandumla halka sormayı öngörüyor !…
İsviçre’de minare üzerine, kar yağmaya devam ediyor hâla …


10/03/2010, İsmail Doğan