Emir Kır önceki seçimlerde aldığı tercih oylarının gücüyle bakanlık koltuğuna oturabildi. Bakanlıkta yaptığı çalışmaları geniş bir şekilde anlatan Kır, bu süreçte edindiği birikimle daha üst düzey görevlere hazır olduğunu söylüyor. “Siyaset hatır işi değil. Siyaset siyasi güç işi.” diye düşünen Kır’ın gücüne inanan partisi Frankofon Sosyalist Partisi PS Kır’ı 3. sıradan aday gösterdi. Kır da Türklerden mümkün olduğunca çok tercih oyu istiyor. Kır’a da diğer adaylara sorduğumuz gibi “Türkler niçin size oy versin” diye sorduk. İşte aldığımız yanıt:
Sosyalist partide, güçlü bir partide bir yabancı asıllının bu seviyede, 3. sıradan aday gösterilmesi bir ilk. İlk defa bir yabancı asıllı bir Türk kökenli bu seviyeden aday gösteriliyor. Bu da şunu gösteriyor muhakkak : Bugüne kadar yapılan çalışmaların parti tarafından takdir edilmesi ve bizim gelecekte de etkili olmamızı isteyen arkadaşlar çoğunlukta, parti içinde. Bu da bize büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bizden beklenilen çok şey var. Partinin seri başından aday gösterildim bu da partinin lider kadrosu içinde yeraldığımı gösteriyor ve benden beklenen diğer adaylardan beklenenden daha fazla oluyor sonuçta.
Her şeyden önce bu son 5 yıl içinde her şeyi yapamadık belki ama birçok yeni inisisyatifler alma imkanım oldu. Bir çok vatandaşımızın sorunlarına çözüm getirme fırsatım oldu. Bunların arasında spor alanına baktığımızda bugüne kadar hiç bu kadar yatırım yapılmamıştı. 3 misli yarırım yaptık. İki rakam önemli burada ; Birincisi 34 Milyon Euro yeni tesislerin yapılması için para ayrıldı. İkincisi 15 Milyon Euro sentetik saha yapılması için ayrıldı. Bunun sayesinde kulüplerin %30-40 daha fazla eğitim gören çocukları oldu. Bu da tabii bir ilk. Bugün Brüksel Bölgesi’nde Flaman ve Valon Bölgesinin toplamından daha fazla sentetik saha yapıldı. Bunların yanında her yıl 1,5 milyon Euro’ya yakın bir para spor kulüplerine yardım yaptık. 3 yıldır yapıyoruz bu yardımı ve bunun sayesinde çocukların daha iyi eğitimi için diplomalı hocalar çalıştırdılar, ekipman ve malzeme aldılar. Kadınların spor yapmaları için çalışma yaptık. Bugün bazı mahallelerde 17 derneğe yardım yaptık bu amaçla. 2000 tane kadın bu spordan faydalandı. Bu yıl da çağrı yaptım, bu kadınlar mahallelerinde bulunan derneklerle spor kulüpleri ile işbirliği halinde spor yapma şansı yakaladılar.
Temizlik ve çöp konusunda aldığımız inisiyatifler çok ama bunların hepsini anlatmak zaman alır. Bu nedenle burada sadece 4 tanesinden bahseceğim.
Diğer bölgelerdeki gibi çöp poşetlerinin fiyatlarını yükseltmedim. Yıllardır belli baskı yapıldı : Bunu birçok Brükselli görmedi. 20-25 cente satılıyor Brüksel Bölgesinde. Flaman ve Valon Bölgesinde 2-2,5 Euro’ya satılıyor. Yıllık 200-300-400 Euro yapıyor ki özellikle şu kriz dönemlerinde geçim sıkıntısı yaşayan aileler için kabul edilmez bir durum. Biz sosyalist olduğumuz ve vatandaşların sıkıntılarını iyi bildiğimiz için buna hiçbir zaman izin vermedik.
Yine bu dönemde vatandaşlarımızın geçim sıkıntısı olduğu için bölge çöp vergisini 179 Euro’dan 89 Euro’ya indirdik. %50 seviyesinde indirim yaptık, 2 yıl önce. Bunun sayesinde pek çok aileye nefes aldırdık.
Çöp konusunda Brüksel’i öncü başkentler arasına sokabilmek için özel projeler yaptık. Bunların başında 37 tane görkemli meydan belirledik. Turisterin, memurların, ailelerin sıkça geçtiği meydanlar bunlar. Buralarda yeni personnel alımları ile %100 temizlik sağladık. Bir de sosyal kontrol olmuş oldu. İnsanlar sarı yelekleri ile çalışanları gördüklerinde Bölge Hükümetlerinin vatandaşlar için en iyisini sağlamaya çalıştığını anladılar.
Rue Brabant gibi, Chaussee de Leuven gibi, Grand Place, Rue Marie Christine gibi ticarethanelerin yoğun olarak bulunduğu sokaklarda çöplerini arka sokaklara atıyorlardı, yer olmadığı için. Çöpler haftada iki defa toplandığı için biriken çöpleri koyacak yer bulamıyorlardı. Biz dedik ki temizlik sözleşmesi olanlar haftada iki değil 12 defa toplatsın çöplerini. Böyle bir uygulamanın sadece Belçika’da değil, Avrupa’da başka bir örneği yok. 5 yılın sonuna geldik. Temizlik ve çöp konusunda aldığımız değişik inisiyatifler oldu. Yeşil çöpleri değerlendirip biyometan merkezi kurulacak 2010’da. Bunun bütün temelleri atıldı. Yeşil enerji üretilecek bu merkezde. 300 tane iş sahası açtık. Bu da birkaç tane gencin ve ailenin önünü açma imkanı verdi. Diğer yetkilerime baktığınızda özellikle tarihi eserler alanına baktığınızda 100 milyon Euro’ya 600 tane bina restore ettik. Bu benden önceki dönemden en az %60-70 fazla. Bunun sayesinde daha güzel daha görkemli mahalleler oldu. Bunun yanında ilk defa her mahallede koruma altına aldığımız binalar oldu. Bunları herkesi bu konuda ilgilendirebilmek için yaptık. Sosyal alanda da çeşitli inisiyatifler aldık. Özellikle bu yıl start verdik. Evsiz barksızlar için bir yurt yaratılacak. Bunun için imkanları ortaya koyduk. Bir de Brüksel’de 27. aile toplum merkezi Laken’de kurulacak.
Anlatılacak çok şeyler var tabii ki ama şunu özellikle vatandaşlarımızın bilmesi lazım: “Siyaset hatır işi değil. Siyaset siyasi güç işi.” 2004’te partide ikinci yüksek oyu aldığım için ve partim hükümette koalisyonda yerladığı için milletvekili olup hemen ardından bakan oldum. Tabii ilk defa yabancı asıllı bakan oldum. Bu da burada yaşayan yabancıları ve Türkleri çok çok mutlu etti. Şimdi gelecek dönemde fark atılmazsa, ciddi bir oy benim ismimde birleşmezse yetkili olamazsınız, etkili olamazsınız. Burada şunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bazılarının söyledikleri kulağıma geliyor. İşte oy almazsa da seçilir. 2 oy alsa da seçilir deniyormuş. Bunu diyenler doğru söylemiyorlar. Bizim davamız o değil. Bizim amacımız ciddi bir oy alıp tekrar yönetici konumuna gelebilmek. Tekrar bakan olabilmek. Gelecek dönemde yine başarılı olabilirsem en iyisini yapmaya çalışcağım. Vatandaşlarımıza hizmet edebilmemiz için Hükümet’e girmek daha fazla fırsatlar veriyor. Bu bağlamda bazılarının söylediklerine katılmıyorum. Eğer 3. sıradan ilk defa bir yabancı kökenli aday gösterilmişse demek ki birşeyler gösterdi, demek ki ondan bir şeyler bekleniyor. Ancak onun adına ciddi bir oy gelmezse demek ki halkın da verdiği mesaj partiye ve kamuoyuna net olur ve gelecek dönemde yetki sahibi olamaz. Biraz önce söylediğim gibi siyaset hatır işi değil, siyasi güç işi. Ben 2004’te ciddi bir oy almasaydım bakan olamazdım ve bu hizmetleri gerçekleştiremezdim. Bugün edindiğim bilgi ve tecrübeyle, birikimle halkımızn karşısına çıkıyorum. Şuna samimiyetle inanıyorum, gelecek dönemde faydalı olabilmek için iyi bir seviyeye de geldiğime inanıyorum belki de en verimli dönemime gelmiş bulunduğumu zaman zaman düşünüyorum.
Emir Kır
Brüksel Parlamentosu milletvekili adayı
Frankofon Sosyalist Partisi PS 3. sıra