Hakan Çeliköz Limburg Bölgesi’nde düzenlenen faaliyetlerde sıkça rastlanan bir isim. Kendisi de zaten aynı zamanda Genk Okul Aile Birliği Başkanı. 2007 yılında Federal seçimlerde Open-Vld Limburg listesinden yedek 3. Sıradan seçimlere katılan Hakan Çeliköz 4979 tercih oyu almıştı. Flaman Uyum Bakanı Marino Keulen’ın danışmanlığını yapan 7 Haziran seçimlerinde Flaman Parlamentosu’na partisi Open VLD partisinden Limburg’da yedek liste 13. sıradan aday gösterilen Hakan Çeliköz’den “Türkler size niçin oy versin?” sorumuza aldığımız yanıt:
23 Aralık 1971 Genk doğumluyum, evliyim ve 4 çocuk babasıyım.
2 senedir Uyum, Şehirleşme, Konut ve Flaman bölgesi iç işleri bakanı Marino Keulen’un kabinesinde Bakan danışmanı olarak görev almaktayım. Bu iki senelik süreçte uyum ve daha önemlisi Belçikadaki camilerimizin tanınmasında büyük katkılarım ve çalışmalarım oldu. Open Vld Partisini Türk toplumumuza iyi tanıtma firsatlarım oldu. Bakan ve milletvekilleri seviyesinde elimizden geldiğince toplumumuza yakın olmaya çalıştık, nitekim olduk da. Siz vatandaşlarım!! Sizlerin sayesinde, güzel eşsiz kültürümüzü Türk insanlarımızın misafirperverliğini tanıtma fırsatımız oldu.
Kısaca sizler ile bazı konuları paylaşmak istiyorum.
Göçmen olarak yabancı bir ülkede yaşıyan bizlerin en önemli sorunu yaşadığımız topluluğa uyum sağlama (entegrasyon) ve bunu zorlaştıran en önemli etken ise Türk çocuklarımızın eğitimidir. Nitekim özürlü çocuklarımızın eğitildiği okullara gönderilen diplomasız olarak okulu terk eden veya meslek okullarına yönlendirilerek eğitim sisteminden erken ayrılan çocuklarımızın bulundukları topluma entegrasyonu zordur.
Eğitim sürecinde karşılaşılan temel sorunların nedenlerini şöyle gruplandırabiliriz
1. 1’inci kuşak ve kısmen de 2inci kuşakta bulunan anne babalarımızın eğitim düzeylerinin düşük olması nedeni ile çocuklarına Flamanca öğretiminde olduğu kadar anadilleri olan Türkçe’nin ögretiminde ve düzenli günlük kullanımında başarısız olmaları. Bunun sonucu olarak isimlendirilemeyen, cümlelerin yarısının Flamanca diğer yarısının ise Türkçe olduğu kuralsız, anlamsız , tabansız bozuk bir dil oluşmuştur. Dil ,kültürün bir öğesidir ve bu yarım dil göçmen konumdaki çocuklarımızın edindiği alışkanlık çerçevesinde hayatı boyu iki kültür arasında gidip gelmesine neden olacaktır. Hangi dilde cümle kurarsak kuralım başı da sonu da tamamı ile tek bir dile ait olsun.
2. Bu şartlar altında yeterince Flamanca dilbilgisine sahip olmayan çocuklarımızın diğer dersleri bağlı olarak yeterince algılayamaması.
3. Flamanca’nın en kolay ve doğru öğrenildiği yer olan okul öncesi eğitime katılan Türk çocuklarının sayısının az olması ve okul öncesi eğitim başlama yaşı olan 2,5 yaşına kadar olan süreçte çocukların kavram geliştirmesi adına kendi anadilini yeterince öğrenememiş olması
4. Belçika eğitim sisteminin daha önemlisi Flaman bölgesi eğitimin bu çocuklarımızın sorunlarını çözecek, onları eğitime entegre edecek ve eğitim isteminde daha uzun süre kalmalarını sağlayacak önlemlerden yoksun olması
5. Belçikada son dönemlerde işsizlik oranı artmıştır bu Flaman bölgesi içinde geçerlidir. Bu nedenle velilerin gelirlerindeki düşüş ve işsizlik parasını yetirme çabası veya eğitime bakış açıları, çocuklarına yeterli ek eğitim desteği sağlayamamalarına neden olmaktadır.
6. Çocuklarımızın ve gençlerimizin okuma alışkanlığı yok denecek kadar azdır. Aslında bu bizim toplumsal bir sorunumuzdur. Biz az okuyan, az düşünen ve dolayısıyla da az üreten bir toplumuz. Buna karşın bilginin kaynağını araştırmadan inanan, kullanan, bazen de savunan ve çok kolay eleştiren, ama eleştirilmeyi sevmeyen de bir toplumuz aynı zamanda. Çocuklarımız az okudukları için, dili kullanma yetenekleri gelişmemiş ve sözcük dağarcıkları çok kısıtlı, kavrama anlama yetenekleri yok denecek kadar az, genel kültür seviyeleri düşük ve uzun süre yoğunlaşabilmeyi başaramaz durumdalar. Derslerde gördüğüm kadarı ile öğrencilerimizin büyük bölümü en son ne zaman ve hangi kitabı okuduğunu hatırlamıyor bile.
7. Çocuklarımız okuldan sonra vakitlerinde kitap okumak yerine yaptıkları faaliyetlere bir bakalım.
a. televizyon seyretmek: Yani gözlerini dikip saatlerce hiç bıkmadan TV seyremek bahsettiğim. Mutlaka TV da yararlı programlar da var. Ama izleme süresi ve denetimi kurallara bağlanmalı. Mesela 1 saat ve sadece ebeveynin denetiminde …Uzun süre TV seyretmenin pek çok sakıncası var. Göz hastalıkları, dikkatsizlik, konsantrasyon eksikliği, düşünme kabiliyetinin gerilemesi, hareketsizliğe bağlı şişmanlık, yavaş metabolizma oluşturma vs
b. İnternet kullanımı; sınırsız ve denetimsiz internetin zararları apaçık ortada. Çocuklarımızın coğu internet’i ‘chat’ amaçlı kullanıyor. Bu hem ruhsal hemde fiziksel zararlara neden oluyor.
c. Cep telefonları: Derste dahi öğretmenlerden gizli mesaj göndermeye çalışan çocuklar ne kadar derse adapte olabilirler. Ya da bir ilkokul çocuğunun cep telefonuna ne ihtiyacı olabilir?
d. Komşuluk: Çok güzel bir özelliğimiz olmasına rağmen çocuklarımıza kural koyamadığımız sürece uzun ve çocukların katıldığı sohbetlerin gerek çocuğun ruhsal gerekse fiziksel sağlığına zararları kaçınılmazdır. Okul sürecinde komşuculuk kavramına denetim getirilmeli, çocuğun sağlıklı iletişimlerle belli saatlere kadar faydalı aktiviteleri sağlanmalıdır.(Ödev yapma kitap okuma zeka oyunları dergi ve gazete okuma eğitsel programlar yaşıtları ile oyun saatleri ve spor.
e. Dengesiz beslenme ve yetersiz uyku alışkanlığı. Çocuklarımızın pek çoğunun kapalı alan yaşamına bağlı olarak yorulmayan bedenlerini düzenli uyutamama problemi vardır. Ayrıca düzenli dengeli bir beslenme de şarttır. Ailelerde aşırı yenen zararlı yiyecekleri engelleme sorumluluğu olmalı ve beslenme kurallara bağlanmalıdır Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, zeka gelişimini sağlayan öğelerin olduğu balık, et, deniz mahsulü ve süt ürünü gibi gıdaların bolca tüketilmesi sağlanmalı , daha iyi konsantrasyon için çocuklar en az 9-10 saat uyumalıdır.
8. Entegrasyon istiyormuş gibi görünen ama çoklu kültürlülüğü içine sindirememiş bazı öğretmenlerin öğrencileri yönlendirirken karnelerine uyguladıkları kanaat notlarındaki adaletsizlikler ve bu duruma karşı sistemin adaleti.
9. Velilerin birebir ve doğrudan okul yönetimi , okul meclisi gibi eğitim politikalarının belirlendiği okul bölümlerinden uzak durması ve düzenli olarak okula giderek çocuğunu takip etmemesi
Yukardaki sıraladaklarım sadece toplum olarak bazı sorunlarımız
Sizlerin desteği ve daha kalıcı hizmetler icin. Allah nasip ederse insallah 7 Haziran’daki seçimlerde güzel bir netice almak dilekleriyle bu sorunların beraberce üstesinden gelelim!!
Daha geniş bilgiler ve projeler için
www.hakancelikoz.be
Saygılarımla
Hakan Çeliköz
Flaman Parlamentosu milletvekili adayı
Open VLD - Limburg yedek liste 13. sıra