Flaman Yeşiller (Groen!) partisinden Federal Parlamento Milletvekili Meyrem Almacı partisinin meclis grup başkanlığı görevini bşarıyla yürütüyor. İlk kez bir Türk kökenli Federal parlamentoda bir partinin grup başkanlığı görevini üstlenirken Almacı, hem partisinin içinde hem de Federal Parlamentoda yaptığı etkili siyaset ile Belçika politikasına yön verenler arsında yer alıyor. 7 Haziran Bölge ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Flaman Parlamentosuna Anvers yedek listede 16. sıradan Avrupa Parlamentosu’na ise 3. sıradan aday. Almacı’ya diğer adaylara sorduğumuz gibi “Türkler size niçin oy versin?” diye sorduk. İşte aldığımız yanıt:
Biz farklı bir partiyiz. Geçen yıllarda klasik partiler için gerçek bir alternatif olduğumuzu sıkça gösterdik. Simdiye kadar çeşitli konular üzerinde hem katkımız, hem de aldığımız sonuçlar var: Çevre konusunda, alternatif enerji konusunda, sağlık bakımındaki bekleme listerinde, yoksulluk konusu üzerinde... Çevreci çözümlerimiz sadece çevreye değil sosyal yaşama da olumlu katkılar sağlıyor. Örneğin sosyal konutların daha iyi izolasyonunun yapılması burada oturanların enerji faturalarını azaltarak cüzdanlarına da olumlu yansıyacak. Biz birçok çevreci önlemin insanların cüzdanına da olumlu yansıyacağını gösteren ilk partiyiz.
Yeşiller, insanları oldukları gibi kabul ediyor, kendi kültürleri ve dillerine saygı duyuyoruz. Biz hem koalisyondayken, hem de muhalefette yabancı kökenliler için ayrı TV kurulmasına, egitimde anadil kurslarına, işçi hakları, dil ve din hakları gibi konula üzerinde, olumlu bir şekilde çalıştık ve buradaki sorunları dile getirdik.
Diğer taraftan parti programımızda yabancı kökenlilerin eğitimi konusuna çok önem veriyoruz. Avrupa çapında yapılan bir araştırmada Flaman Bölgesi’nin eğitim düzeyi çok iyi çıktı. Ancak daha az şanslı ailelerden gelen ve başka bir dil konuşan çocukların, ki Türkler de bunlar arasında, yüzde 40’ı diploma alamadan okuldan ayrılıyor. Biz anaokulu ve ilkokulda eğitime ek yatırım yapmak istiyoruz. Okulda ders sonrası spor, müzik, dans, resim gibi ek dersler vermek istiyoruz. Böylece bu alanlarda yetenekleri ortaya çıkacak ayrıca ders dışında örneğin spor yaparken Flamanca öğrenmek için de imkan bulacaklar. Finlandiya bu konuda oldukça başarılı. Üstelik biz tüm dini inançlara saygılıyız. İnansın, inanmasın herkese saygılıyız. İslam düşmanlığının arttığı, tüm müslümanların gerici ve terörist olduğunun düşünüldüğü zamanlarda bu çok önemli.
Kişi olarak başörtüsünün serbest bırakılması konusundaki düşüncelerimi sıkça dile getirmemin yanında partim Groen! da başörtüsünün okullarda, belediyelerde vs. kamuya açık alanlarda sebest olması konusunda hemfikir ve bunu yüksek sesle söyleyen tek parti.
Özellikle Türkiye’nin Avrupa Bilriği üyeliğini sadece yeşiller açıkça öneriyor.
Maalesef diğer partilerin hiç biri bu konular üzerinde, yabancılara, T-Türklere, bu kadar açık görüş yok.
Bizim partimiz Groen! devlet reformları konusunda da yeni Belçikalıların haklarını korumak istiyor. Flaman Hükümeti (içinde CD&V, Open VLD ve Spa var) yabancı asıllı toplumları geçen yıllarda sıkıştırdı: sosyal ev kiralamak isteyenlere dil kursu şartı getirdi; eğitim, konut piyasasındaki, iş gücü piyasasındaki geniş alana yayılmış ırkçılığa karşı gelmedi. Yabanci asıllı gruplar için bağlayıcı ve mecburi entegrasyon kursu hazırladı, ama Flaman işverenlerden, evlerini kiralayanlardan hiç bir çalışma beklemiyor. Flaman Hükümeti böylece entegrasyon sorumluluğunu sadece yabancılara yüklüyor. Ama ırkçılık dili öğrenince hemen anında ortadan kalkmaz! Flamanlar tarafından da emek verilmesi, bir şeyler yapılması lazım. Hep beraber bu ülkede kalıcıyız, ve hepimiz beraber birlikte yaşama emek harcamalıyız.”
Meyrem Almacı
Avrupa Parlamentosu
Groen! Asil liste 3. sıra
Flaman Parlamentosu
Groen! Anvers yedek liste 16. sıra