Belçika’da ‘ilk’lerden olan gazeteci Veli Yüksel 13 yıllık medya tecrübesini siyasete taşımaya karar verdi. Belçika’nın Flaman Devlet Televizyonu VRT’de çalışan ilk ve tek Türk asıllı gazeteci Veli Yüksel, Flaman Hıristiyan Demokrat Parti’den (CD&V) siyasete atılmaya karar verdi. 1971 doğumlu Veli Yüksel, Gent Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Aynı üniversitede Avrupa Hukuku Masterı yaptı.
Gent Yüksek Okulu’nda Avrupa ve Türkiye konularında ders veriyor.
Veli Yüksel 7 Haziran 2009 seçimlerinde Oost-Vlaanderen bölgesinde Flaman Parlementosu için CD&V’nin 4. sıradan milletvekili adayı. Yüksel’e “Türkler niçin size oy versin?” diye sorduk. İşte aldığımız yanıt:
1996 yilinda VRT Haber Merkezi’nde göreve basladim. O tarihlerde VRT’de hiçbir bölümde ne Türk ne de başka yabancı kökenli bir meslektaşım
vardı. VRT’ye girmek için çok ağır olan muhabir sınavlarına iştirak ettim. Ön elemelerden sonra 1500 kişiyle sınava başladık ve birkaç
elemeden sonra sadece 10 kişi muhabir olarak işe başladık.
Yurt içinde ve yurt dışında bulundum. Birçok insanla karşılaştım
ve değişik konularda haber yaptım. Bu birikimi ve tecrübeyi artık toplum adına kullanmak istiyorum. Zaman zaman çevremden ‘neden siyasete
girmiyorsun, senin gibi insanların bu işi yapması gerekir’ şeklinde sorularla karşılaştım.
Ben özellikle Belçika’daki Türk toplumunun ve özellikle seçim bölgem Doğu Flaman bölgesindeki insanlarımızın daha iyi temsil edilmesi gerektiğini
düşünüyorum. Bilinçli ve deneyimli insanların siyasette daha fazla ses getireceğine inanıyorum.
Partinin Türklere ve diğer göçmenlere bakışını sıcak buluyorum. CD&V bir din partisi değil, Katolik bir parti değil, papazların ve kilisenin borusunun öttüğü bir parti kesinlikle değil. Parti programında insanların arasında dayanışma, aile ve toplum kavramları önemli temel unsurlardır. İnsanların kökeni, dini ve ırkı ne olursa olsun, dayanışmadan yana ve toplumun menfaatleri için çaba gösteren herkesi kucaklayan bir yaklaşım var. CD&V’de insanlara önyargılı bir yaklaşım yok. CD&V toplumun her kesimine açık olan bir halk partisi. Misyonumuz bu. Diğer partilerden farklı olarak Müslümanlarla ve diğer inanç gruplarıyla sıcak bir diyaloğun önemli olduğunun farkındayız. Dinler ve kültürlerarası diyaloğa inanan ve bunu destekleyen bir parti, CD&V.
Ben Türkiye’nin AB’ye üyeliğini destekliyorum. Bildiğiniz gibi Türkiye ile AB arasında müzakereler devam etmektedir. Bu müzakerelerin pozitif bir şekilde sonuçlanmasını ümit ediyoruz. Avrupa Komisyonu’nun da belirttiği gibi bu müzakereler sonucunda Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği gerçekleşecektir. Bu kapsamda Türkiye’de yapılan bütün reformların neticesi olarak Türkiye’nin bir AB ülkesi olmasını ümit ediyorum. Şunu da belirtmekte fayda var: AB konusunda etkili olan 3 ülke var; İngiltere, Almanya ev Fransa. Neticede bu ülkelerin Türkiye’nin AB’ye bakışları önemlidir. Belçika gibi küçük bir ülkenin Paris-Berlin ve Londra eksenini
ne kadar etkileyebileceği bir soru işareti! Ama ben bir AB-Türkiye uzmanı olarak Türkiye’ye gerçek şans verilmesini ve Kopenhag kriterlerinin dışına çıkmadan bu olayın değerlendirilmesinden yanayım.
Ben Türk toplumunun içersinden gelen bir adayım. Toplumla bağlarını koparmayan birisiyim. Gazeteci olarak yıllardır toplumun problemlerini anlamaya ve çözümler üretmeye çalıştım. Ben bu birikimi ve tecrübeyi insanlarımız için kullanacağım. Üniversite mezunuyum ve gençlere örnek olma açısından pozitif bir mesajim var. Seçmenlerimiz sadece Türk olduğum için değil kapasitem olduğu için, tecrübem için ve onlar için çalışacağım için bana oy versinler. Parti içinde ve mecliste seçmenlerimin, tabanımın avukatlığını yapacağım için bana oy versinler. Ben siyasete kalıcı olmak için girdim. İnsanlara hizmet etmek için, onları hak ettikleri yere taşımak için kariyerimi, işimi ve düzenli hayatımı bir kenara bırakıyorum. Görevimin zor olduğunun farkındayım ama Türk insanlarının desteğiyle bunu başaracağımdan eminim.
Oost-Vlaanderen Bölgesinde Flaman Parlementosu için CD&V’nin 4. sıradan milletvekili adayı