okul

Yoksul ya da yabancı kökenli aileden gelmek eşit eğitim şansını azaltıyor

Irkçılık ve ayrımcılıkla mücadele ve eşit haklar merkezi-UNİA’nın Katolik Leuven Üniversitesi ve Gent Üniversitesi’ne yaptırdığı bir araştırma, öğretmenlerin sosyo-ekonomik düzeyi düşük ya da göçmen kökenli çocuklarla ilgili önyargılarını bir kez daha ortaya koydu. Daha önce Gent Üniversitesi tarafından yapılan benzer araştırmalar da öğretmenlerin yabancı kökenli öğrencileri daha çok meslek okullarına yönlendirdiğini ortaya koymuştu. Unia’nın yeni araştırması ise öğretmenlerin, öğrencilerin hangi yönde eğitim alacaklarını belirlenmesi aşamasında nasıl karar aldıklarını ortaya koydu. Unia öğretmenlerin, sınıf konseyleri ile detaylı inceleme sonucu karar almaları gerektiği sonucuna vardı.

KU Leuven ve U-Gent yaptıkları araştırmada 804 öğretmen ve 280 okul müdürüne uydurulmuş-fiktif ve birbirinden farklı öğrenci durumları sundular. Öğretmenler ve okul müdürleri araştırmacıların sunduğu durumlardaki öğrenciler hakkında; öğrencinin A, B ve C Attest-Belgesi vererek, eğitim geleceklerine karar veriyorlar. A Attest olarak bilinen belge ile öğrenci devam ettiği aynı alanda, bir üst sınıfa geçebiliyor. C Attest ile öğrencinin seçtiği eğitim alanında başarısız olduğu, bu alanın değiştirilmesi ve aynı sınıfı tekrar etmesi gerektiğine karar veriliyor. B Attest ise A ve C Attest almasına karar verilememiş öğrenciler için veriliyor. C Attest alan öğrenciler, bir üst sınıfa geçebiliyor ama bazı eğitim alanlarını artık seçemiyorlar. Öğrenci, C atteste rağmen, yüksek okula daha iyi hazırlanma şansı veren diğer eğitim alanlarını yine de seçmek istiyorsa, aynı sınıfı tekrar etmek zorunda kalıyor.
Unia’nın araştırması, öğretmen ve okul müdürlerinin kararsız kaldıkları öğrenciler hakkında, onların sosyo-ekonomik düzeyi ve özellikle dil kullanımı açısından göçmen kökenli olup olmadıklarına baktıklarını gösteriyor. Yoksul ailelerden gelen çocuklar (göçmen ya da Belçikalı fark etmiyor) ya da göçmen ailelerden gelen çocuklar için genellikle B Attest verilerek, bu çocukların ailelerinin çocuklarla yeterince ilgilenemeyeceği ya da dil sorunlarını aşamayacakları düşünülerek, çocukların yüksek okula daha iyi hazırlayan bölümleri başaramayacaklarına karar veriliyor. Puanları aynı olan yoksul ya da göçmen kökenli öğrenciler ile zengin ya da yerli Belçikalı iki öğrenci arasında yapılan karşılaştırmada, öğretmenler zengin ya da yerli Belçikalı öğrenciler için kararsız kalmıyor; A ya da C attest veriyor. Aynı puanlara sahip öğrenci yoksul bir aileden ya da göçmen kökenli bir aileden geliyorsa, öğretmenler genellikle kararsız kalıp B attest veriyor.

Unia, “sosyo-ekonomik düzeyi düşük yani hem ekonomik olarak düşük gelirli hem de eğitim düzeyi düşük ailelerden gelen çocukların genel olarak eğitimde başarısız oldukları bilinen bir gerçek ancak bu şekilde sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan ve göçmen kökenli olan çocukların eşit eğitim şansları kısıtlanmış oluyor. Öğretmenlerin, öğrencilerin geleceklerini belirleyen bu attestleri vermeden önce karar aşamasında mutlaka destek almaları gerekiyor. Öğrenciler hakkında dosyaların ciddi bir şekilde hazırlanıp sınıf konseylerinde görüşülmesi karara yardımcı olacaktır. Öğretmenleri önyargıları hakkında daha bilinçli hale getirmek ve öğretmenlerin tek tek öğrencilerin bireysel özelliklerine de bakmalarını sağlamak lazım. Öğretmenlik eğitimlerinde de çok farklı köken ve kültürden öğrencilere ders verecek bilgi ve donanıma sahip öğretmenler yetiştirmek gerekiyor” şeklinde çözüm önerilerini sundu.

05/02/2017, Haber Merkezi

Benzer Haberler