OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sularda hayatını kaybeden sığınmacılar anısına hüzünlü bir çığlık: Belçikalı Hilde de Clercq’in Anadolu müzikleri ile “Sudan Sebepler” CD’si çıktı

Sudan sebepler CD’si, Hilde De Clercq’in, sanatçı dostları Engin Arslan ve İlkin Deniz ile birlikte çıkardığı ilk CD. Kalan Müzik tarafından çıkarılan “ Sudan Sebepler “ adlı çalışmayı denizlerde boğularak hayata veda eden sığınmacılar adamışlar. Bir Belçikalı, iki Türk sanatçı denizlerde umuda, hayata veda eden tüm sığınmacılar için; enstrümanlarını, seslerini, Anadolu’nun türkülerinde birleştirmişler. Ana teması “su” olan türküleri “karanlık sularda” hayatını kaybeden mülteciler için seslendirmişler. ‘Su’ ile gelen acı, hüzün; ‘Su’ ile gelen sevda, aşk; ‘Su’ ile kavuştuklarımız, ‘Su’ ile kaybettiklerimiz; denizi, deresi, çayı, içindeki balığı, üstündeki kayığı…. Hatta damlası ile bu CD’de ‘Su’, sizi başka başka duygulara sürükleyecek.

Arabamda bir süredir “Sudan Sebepler” adlı CD’yi dinliyorum. Hatta arabama binen insanlara da dinletiyorum. Nasıl buldunuz diye sorduğumda, CD’den etkilenmeyen yok. Kadın sanatçıyı tanıyıp tanımadıklarını soruyorum: Çok düşünüp bazı Türkçe isimler vermeye çaılışıyorlar ama nafile! Şimdiye kadar kimse O sesin bir Belçikalı’ya ait olduğunu anlamadı. Hilde de Clercq, sadece Türkçe’sinin doğallığı ile değil, Türkçe türküleri ve şarkıları makamları ve hikayelerini yansıtan duyguları ile öylesine başarılı okuyor ki, O’nun bir Belçikalı olduğu, kimsenin aklına bile gelmiyor.

Hilde’yi Gentli Türkler kadar Gent dışında De Centrale Kültür Merkezi’nin etkinliklerine katılanlar da tanıyor. De Centrale’de darbuka dersleri veren Hilde aynı zamanda bazı Türkçe konserlerde de bazen darbukası bazen de hem enstrüman hem de sesi ile sahnede yerini alıyor. O’nu Türkçe şarkı söylerken yine Gent’te göçün 50. Yılı etkinlikleri kapsamında Neyzen Burcu Karadağ ile ortak performansında dinlemiştim. Çok etkilendiğim bu konserden sonra Hilde’yi başka bir konserde dinlemek fırsatım olmadı. Sudan Sebepler CD’si bana ulaştığında sesinin farklı tınısının, Türkçe şarkılardaki hüzne zaman zaman çığlık etkisi vererek ayrı bir güzellik kattığını hissettim. Martılar için, “onların vatanı yoktur bu yüzden de sesleri birer çığlıktır” derler. İşte Sudan Sebepler CD’sini dinlerken, vatansız martıları, onların birer çığlık olan ötüşlerini, Ege ve Akdeniz’de umut yolculuğuna çıkan milyonlarca insan arasında; hayatın vahşiliğinde, denizlerin dalgalarına yenilen onbinlerce sığınmacının arkasından kalan derin ve hüzünlü çığlığı hissettim. Özellikle ilk parça olan “ Iğdır’ın al alması”nda!
“ Fış Fış Kayıkçı” ile bizi çocukluğumuza da götüren sanatçılar, her biri kendi geçmiş ve müzikal deneyimlerini yansıtan 3 ayrı versiyonda bu çocuk şarkısını seslendirmişler. Herbirinin kendi yorumu, özlemi, geçmişi, duygularını yansıtan 3 ayrı versiyon, dinleyiciyi çocukların masum ve sevimli dünyasına götürüveriyor birden! Ama Bodrum’da kıyıya vuran Aydan bebeği de hatırlıyorsunuz bir an! Annesinin ninnilerinden uzak, yaşama uzanmaya çalışan yolculuğunda gözlerini sonsuz uykuya kapatışını…
CD’nin bana göre sürprizlerinden biri Hilde De Clercq’in, bu proje üzerinde çalışırken bulduğu, okyanusun öteki tarafındaki Amerika’da çocuklara yazılmış “ Fış Fış Kayıkçı” hikayesine benzer bir başka çocuk şarkısını keşfedip seslendirmesi olmuş. “Row The Boat” isimli bu parça da “ usulca akıntıya bırak kendini kayıkla, azimle ve coşkuyla. Bir düşten ibaret değil midir yaşam!” sözleri İngilizce olarak orjinal dilinde seslendirilmiş. Hilde bu keşfini “ çocuk şarkılarını araştırmaya başlayınca, tüm dünyada çocuk şarkıları arasında tema olarak, melodi ya da tekst olarak çok farklı dillerde ama benzer şarkılar keşfettim. Bunu çok etkileyici buldum. Bu bana bir kez daha insanın kültüründen, milliyetinden bağımsız olarak sadece ‘insan’ olduğu gerçeğini gösterdi ve eğer görmek istersek aslında hepimizin pek çok alanda birbirimize yakın olduğumuzu anlayabilirz” şeklinde açıklıyor.
Hilde Belçika’da klasik keman ve piyano eğitimi almış bir sanatçı olarak 25 yıl önce gönlünü Arap müziğine kaptırıyor. Lübnanlı bir müzisyenden dersler alıyor. Arap ritimleri ile tanışan Hilde, Türk müziğinin düzensiz ritmlerini de merak ediyor ve Mısırlı Ahmet (Ahmet Yıldırım) başta olmak üzere Türkiye’de darbuka ve halk müziği dersleri alıyor. Türk Halk Müziği parçalarını seslendirerek Türk müziğinin farklı ritimleri konusunda kendisini epeyce geliştiriyor. Hilde’yi darbuka çalarken gördüğümde O’nun sakin ve dingin vücut diline, darbuka ile bir ses verdiğini hissettim hep. Su gibi duru ve sade görünüşünün ardında içindeki neşe, sevgi, öfke, umut ve haykırışları parmaklarının altındaki darbuka ile bütünleşerek dış dünyaya taşınıyor gibiydi.

Eşi bir Türk olan Hilde yazlarını Ege Denizi kıyılarında geçiriyor. Orada tanıştığı iki müzisyen arkadaşı Engin Arslan ve İlkin Deniz ile Ege Denizi kıyılarında spontan küçük müzik dinletileri veriyorlar. Sonrasını Hilde’den dinleyelim: Engin ve İlkin ile Ege’nin sahil kentlerinde, birlikte şarkılar, türküler söylemeye başladık. Kendiliğinden gelişen küçük konserlerde repertuarımızı oluşturan şarkıların çoğunun su ile bağlantılı olduğunu fark ettik. Bu küçük konser birlikteliklerini bir CD ile ölümsüzleştirmeye karar verdik. CD kayıtlarını yaptığımız dönemde bizi bir araya getiren Ege Denizi’nde göçmen botlarının batarak binlerce insanın öldüğü haberleri gelmeye başladı. Şarkılarımızın/türkülerimizin ana teması su idi ve biz de o sıralarda Ege suları kıyısında müzik yapıyorduk. Bu korkunç ölümlerle birlikte çalışmamızı, umuda yolculuk yaparken hayatlarını sularda kaybeden sığınmacılar adamaya karar verdik.” Çok da anlamlı verilmiş bu karar, Belçikalı bir sanatçı ile iki Türk sanatçının, dünyaya Anadolu müziği ile seslenişi olmuş!
Engin Arslan ve İlkin Deniz’in de muhteşem seslerini dinleyebildiğimiz bu CD’de Engin Arslan, lavta, cura ve yaylı tanbur ile İlkin Deniz de basgitar ve perdesiz basgitar ile hem Hilde’nin sesinin arkasında hem de enstrümental müzikleri ile denizlerde; sevgiye, aşka, hüzne, çaresizliğe, sevince, mutluluk ve barışa doğru bir yolculuğa çıkarıyorlar dinleyenleri. Engin Arslan’a ait olan ve CD’ye ismini veren ‘Sudan Sebepler’ enstrümental parçası ise CD’yi tamamlayan en önemli eserlerden biri. İlkin Deniz’i ‘Fış Fış Kayıkçı’nın kendi versiyonunda duyabiliyoruz. Bir de konuk sanatçısı var CD’nin: İsmail Altunsaray. “Halime Gız” adlı bir Muharrem Ertaş türküsünü İsmail Altınsaray’ın eşsiz yorumuyla dinleyebiliyorsunuz.
“Gemiler Giresun’e” parçasıyla Hilde’nin Karadeniz aksanını da başarıyla kullandığına şahit olabilirsiniz. Bir Belçikalı olarak Türkçe pek çok şarkıda olduğu gibi bir Karadeniz Türküsü’nde nasıl bu kadar başarılı bir şekilde seslendiridiğini soruyorum Hilde’ye. Çünkü sadece aksan değil, o şarkı-türkülerin hikayelerini, duygularını da sesinde yansıtması büyük bir başarı bence. Bu başarının sırrı Hilde’nin cevabında saklı: “ İstanbul’da müzik dersleri aldım. Sürekli Türkçe müzikleri dinleyerek ve tekrar tekrar söyleyerek, doğru şekilde seslendirmeyi öğrenmeye çalıştım. Tüm türkülerde olduğu gibi Karadeniz türkülerinde de öncelikle türkülerin arkasındaki hikaye ve anlamı anlamaya çalışıyorum. Daha sonra da kendi duygularımı da katarak seslendiriyorum. Karadeniz Türküleri ise en başından beri beni çok etkiledi. Belçika’daki Türkler de Belçikalıları, naif ve bazı şeylere kolayca inandırılacak insanlar olarak biraz da Avrupa’nın Lazları olarak görmüyorlar mı! Ben de kolayca inanıyorum anlatılanlara ve bu anlamda Karadenizlilerle ortak bir yönüm olduğunu düşünüyorum. Bu CD’de tabii ki mümkün olduğunca kendimden bir parçayı da koymaya çalıştım.”
Hilde’nin bu CD’de bir sürprizi daha var. Kendi yazdığı ve Flamanca olarak seslendirdiği ‘ de Druppel-Damla” adlı parçası. Bu parçanın hikayesini keşfetmeyi de siz müzikseverlere bırakmak istiyorum. Hilde de Clercq ve “Sudan Sebepler” adlı CD ile ilgili bilgiye www.hildehilal.be sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
06/02/2017, Serpil Aygün, Binfikir Gazetesi Ocak 2017 sayısı ARTfikir röportajı

Benzer Haberler