BELÇİKA HALA GEZİ OLAYLARINI KONUŞUYOR

Aradan uzun süre geçmesine karşın Belçika parlamentoları gezi olaylarını tartışıyor. Konuyla ilgili federal mecliste 2 Flaman Bölge Meclisi’nde ise 2 ayrı karar önergesi bulunuyor.

Flaman Parlamentosu Dışişleri Komisyonu’nda gezi olayları sonrasında verilen (20 Haziran ve 3 Temmuz) Türkiye ile ilgili iki önerge geçikmeli olarak görüşüldü. Komisyon toplantısında KU Leuven Universitesi’nden Dr. Dirk Rochtus, T.C. Brüksel Büyükelçisi Hakan Olcay, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen Ruiten ve L’Avenir gazetesinden Avrupa Gazeteciler Federasyonu eski Başkan yardımcısı Philippe Leruth Türkiye’deki gelişmeler hakkında komisyonu bilgilendirdiler ve üyelerin sorularını yanıtladılar. Dışişler komisyonu tarihi daha sonra belirlenecek olan bir sonraki toplantısında önerilerle ilgili karar verecek. önerilerin büyük bir olasılıkla komisyonda kabul edilmemesi bekleniyor.


Belçika Federal Meclisinde de Flaman milliyetçileri N-VA ve Irkçı Parti Vlaams Blang’ın gezi eylemleri ve Türkiye’deki baskılar konusunda birer önergesi bulunuyor. Yeşiller grubundan Eva Brems (Ecolo-Groen) ve N-VA’dan Daphné Dumery de Dışişleri bakanı Didier Reynders’a konuyla ilgili soru yöneltmişti.

VLAAMS BELANG VE LDD öNERGELERİ KONUŞULDU


Partinin ağır toplarından Filip Dewinter’in de aralarında bulunduğu Irkçı Vlaams Belang partisinin 6 Flaman Parlamentosu milletvekilinin istemi üzerine Flaman Parlamentosu Dış işler komisyonunda “Türkiye’de hükümet tarafından insan haklarının ihlal edilmesi” görüşüldü. Vlaams Belang milletvekilleri insan haklarını ihlal eden Türkiye’ye karşı Flaman hükümeti tarafından yaptırım uygulanması; Flaman hükümetinin Avrupa Birliği’ne çağrı yaparak Türkiye’nin AB üyeliği başvurusuna son vermesi ve aynı şekilde Belçika Federal Hükümeti’nin de Türkiye’ye yaptırım uygulayarak Avrupa Birliği’nden Türkiye’nin AB üyeliğini askıya almasının istenmesini talep etti.


Peter Reekmans (LDD) barışcıl gezi olaylarına Türk hükümetinin baskıcı yaklaşımını sorguladı ve bu konuda bir karar alınması önerisinde bulundu. Peter Reekmans Gezi olaylarına hükümetin yaklaşımının ve kullandığı silahların bağımsız bir komisyon tarafından incelenip sonuçlarının kamuya açıklanmasını, Türkiye’nin imzaladığı tüm uluslararası insan hakları anlaşmalarına harfiyen uymasının istenmesini ve federal hükümetin Avrupa Birliği’ne Türkiye’nin AB üyeliği kapsamında insan hakları ihlaline dikkat çekilmesini talep etti.

ROCHTUS: TüRKİYE BİR İKİLEMLER VE ÇATIŞMALAR üLKESİ


Komisyon toplantısında KU Leuven Universitesi’nden Dr. Dirk Rochtus “Türkiye’nin ideolojik temelleri” başlıklı bir sunum yaparak, Türkiye’nin kuruluşundan bu yana gelişmeleri anlattı ve son güncel olaylar üzerinde durdu. Atatürk’ün Cumhuriyetçi, Laik ve Jakoben bir ülke yarattığını belirten Rochtus AKP’nin baskıcı ve otoriter bir hükümet olduğunu buna Gezi Direnişi ile halkın tepki gösterdiğini anlattı. Rochtus Türkiye’nin ikilemler, çatışmalar ve çelişkiler içinde bir ülke olduğunu anlattı. Avrupa ve Asya, bugün ve geçmiş, İslam-laiklik, Kemalistler ve orta sınıf, Otoriter ve çoğulcu, Etnik Türkler ve etnik ve dini azınlıklar, Batı Türkiye ve Doğu Türkiye arasında gerilim olduğunu vurguladı.

OLCAY: KONTROLDAN ÇIKAN PROTESTOLARA HER YERDE MüDAHALE EDİLİR


T.C. Belçika Büyükelçisi Hakan Olcay da Flaman Parlamentosu’nda bir konuşma yaparak gezi protestolarını anlattı. Gezi parkını dönüştürme projesi yeni değildi, 2011 seçim kampanyasının parçasıydı. Barışcıl protestolar gayet doğal ve Türkiye’de binlerce gösteri yapıldı. Ancak barışcıl olmayan ve çevreye zarar veren eylemlere müdahalenin gayet doğal olduğunu belirtti. Eylemlerin kışkırtıldığını ve uluslararası medyanın da yapıcı bir rol oynamadığını iddia etti. Sosyal medyanın kışkırtmak amacıyla kullanıldığını fotoğraflarla gösterdi. Bilgi ve fotoların çarpıtılarak kullanıldığını iddia etti. Kimyasal silah kullanıldığını göstermek için sahte fotoların kullanıldığını söyledi. CNN’in Erdoğan’ın mitingini protestocular olarak göstermesi örneğini de kullandı. Büyükelçi olaylarda imhali görülen polis ve memurların yargılandığını belirtti ve “Olayların yaşandığı kentlerdeki 68 polis ve memur soruşturuluyor 40 polis ve memur içeride.” dedi. Olcay “İnsan hakları ve protesto ve toplanma özgürlüğünün sınırlarının diğer insanlara zarar mermemesi olduğunu” belirtti. Büyükelçi Londra, Frankfurt ve Fransa’da göstericilere tazyikli su ve gözyaşartıcı bomba kullanıldığını söyledi Belçika’da ise Arcelor Mittal eylemlerinde benzeri uygulamaların yapıldığını hatırlattı.

Türk hükümetinin olumlu yönde adımlar attığının altını çizen Büyükelçi “30 Eylül’de Başbakan Erdoğan domokratikleşme paketini duyurdu. Bu paket toplanma ve gösteri yapma hakkını daha da genişletiyor. Son on yılda Türkiye demokrasisini ve insan hakları konusundaki durumunu geliştiriyor. Avrupa Birliği İlerleme Raporunda Türkiye ile ilgili olumlu gelişmeler yazıldığını dillendirdi ve AB ile yeni bir fasılın görüşmeye başlandığını yeni lerinin de açılacağını” söyledi.

Büyükelçi “Bu tür önerilerin Türkiye-Belçika ilişkilerini zedeleyeceğini ve Belçika’daki Türk toplumunu irite edeceğini/kızdıracağını” belirtti.

RUITEN: TüRKİYE İLE üYELİK GöRüŞMELERİ SüRDüRüLMELİ


Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen Ruiten konuşmasında yargı bağımsızlığının ve kuvvetler ayrılığının önemine dikkat çekti. Yargı konusunda Türkiye’de olumlu gelişmeler olduğunu söyledi ve Adalet Bakanını övdü. “Ancak bu yeterli değil tabii ki daha fazlası gerekiyor. Reformlar son yıllarda azaldı ama demokratikleşme konusunda çok fazla gelişme var. ” dedi. Yeni Anayasa çalışmalarından övgüyle söz eden Ruiten Anayasa değişikliğinin seçim sonrasına kaldığını söyledi.

“Gösterilerde bazı faktörlerin gösterilerin barışçı karakterini bozduğunu, bunun Avrupa’da da böyle olduğunu” ifade eden Ruiten AB’nin konuyla ilgili olarak Ombudsman’ın raporunu dikkate alacağını belirtti. Otosansür’e ve büyük bir gösteri yapılırken bazı televizyonların penguen göstermesine dikkat çeken ve medya özgürlüğünün toplumsal yaşamın merkezinde olduğunu söyleyen Ruiten ” Medya sahiplerinin farklı sektörlerde iş sahibi olduklarını ve buna son verilmesi gerektiğini” belirtti. Ruiten “özgür medya oluşması için yapılacak çok iş bulunduğunu ifade etti.

“Türkler Refahın herkes için olduğunu düşünüyorsa ödün vermeyi ve uzlaşmayı öğrenmeli.” Diyen Ruiten muhalefeti suçladı ve CHP’yi “statukoyu ve önceki değerleri koruyan ve ileriye dönük projeleri olmayan bir parti” olarak niteledi.

Türkiye ile üyelik görüşmelerinin durdurulması önerisine karşı çıkan Ruiten “Türkiye ile görüşmelerin durdurulmasına hayır diyorum. Türkiye bizim güvenliğimiz için önemli, önemli bir Pazar ve genç bir nüfusu var. Türkiye’nin Kopenhag kriterlerine uymasını sağlamalıyız böylece modern ve demokratik bir Türkiye’ye ulaşırız. özgür medya, insan hakları ve diğer özgürlükler Avrupa seviyesine çıkınca sorun kalmaz.” şeklinde konuştu.

Ruiten “Anti-teror yasasının medya özgürlüğüne ve diğer insan haklarının önündeki en büyük engel olduğunu” söyledi ve bunun demokratikleşme paketi ile sona erdirileceğini belirtti.

LERUTH: TüRKİYE’DE BASIN öZGüRLüĞü YOK

L’Avenir gazetesinden Avrupa Gazeteciler Federasyonu(EFJ) eski Başkan yardımcısı Philippe Leruth Türkiye’de gazetecilere yapılan baskıları ve yıldırma yaklaşımlını örnekleri ile anlattı. Türkiye’de içerideki gazetecilerin çıkardığı Tutuklu Gazete’yi gösteren Leruth “bu belkide dünyadaki tek örnek. Cezaevindeki gazeteciler tarafından çıkarıldı ve bazı gazetelerle birlikte verildi.” dedi.Türkiye’deki gazetecilerin özgürlüğü için kampanyalar yaptıklarını hatırlatan Leruth ” Biz anti Türk kampanya yapmıyoruz. Türk gazeteci ve sivil toplum örgütlerini destekliyoruz. Maalesef Türkiye’de basın özgürlüğüne saygı duyulmuyor. Basın özgürlüğü bizim ve Avrupa demokrasisinin temel değeri”dedi ve parlamenterleri fırsat buldukca Türkiye’ye gidip gazetecilerin davalarını izlemeye ve destek olmaya çağırdı.

SORULAR BüYüKELÇİYİ TERLETTİ


Uluslararası Af örgütü (Amnesty International) raporlarında Türkiye’deki demokrasi ve insan hakları ihlallerinden sıkça bahsedildiğini söyleyen Chris Janssens (Vlaams Belang) Avrupa Birliği’nin Türkiye ile üyelik görüşmelerini durdurmasını istedi ve büyükelçiye raporlara Türkiye’nin nasıl tepki gösterdiğini sordu. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen Ruiten’den ise bu durumun AB- Türkiye ilişkilerine nasıl etki ettiğini açıklamasını istedi.

Peter Reekmans (LDD) “İstanbul valisi kimyasal madde kullanıldığını basın toplantısında söyledi. Kullanılan madde neydi? Kim talimat verdi ve bu madde niçin kullanıldı?” diye sordu ve “Demokratik rejimlerde böyle bir duruma izin verilmez. Eğer kimyasal madde kullanılmadıysa ve bu durum açıklığa kavuşturulursa önerimi geri çekerim”dedi.

Ann Brusseel (Open Vld)”Bizde de kontrolden çıkan eylemlere polis müdahale ediyor ama bizim için TOMA’ya ‘u konulması yeterli” diyerek ironi yaptı ve Türkiye’de polisin protestoları demokratik ilkelere uygun bir şekilde izlemesini istedi. Basına ve sosyal medyaya yapılan baskılara da dikkat çeken Brusseel ” Türkiye’de cezaevinde bulunan gazetecilerin herkes tarafından ziyaret edilebilmesi gerektiğini” söyledi. Büyükelçi Hakan Olcay’ın “Belçika’daki Türk toplumu bu önergelerden irite olur” sözüne tepki gösteren Brusseel “Bunu baskı unsuru olarak kullanırsanız bizde de özgürlük kalmaz” uyarısında bulundu. Flaman Milletvekili “Başbakan Erdoğan’ın 3 çocuk istediğini ve açıklamaları ile kişilerin özel yaşamına müdahale ettiğini” hatırlattı.

Eski Avrupa Parlamenteri, Flaman Milletvekili Mia De Wits (SP.A) Türkiye’de basına ve muhalefete yapılan baskıların çok açık bir şekilde yapıldığını polisin orantısız güç kullandığını hatırlattı. De Wits “Türkiye’nin AB üyeliğini ne kadar ciddiye aldığını” sordu.

Veli Yüksel(CD&V) yeni anayasa hazırlığına dikkat çekti ve gezi direnişinin anayasa, yasalar ve özgürlükler çercevesinde nasıl değerlendirdiğini sordu. Yüksel , özgür medyanın oluşabilmesi için Türkiye’de medya gruplarının diğer sektörlerdeki faaliyetlerine son vermesi gerektiğine katıldığını söyledi.

Fatma Pehlivan (SP.A) Türkiye’ye AB üyeliği konusunda bir tarih verilmesinin sorunları çözeceğini söyledi.

Soruların bir bölümüne yanıt veren Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen Ruiten “Daha önce bazı ülkelere tarih vererek hata yaptık. Tarih geldiğinde ülkeler hazır değildi. Bu nedenle bir daha tarih vermeyeceğiz. Tüm önkoşulları yerine getirirse Türkiye başka bir ülke olacak. O yeni modern ülke AB’ye üye olmak istersen AB de durumu değerlendirip cevap verecek.” dedi.Ruiten “Türkiye’de ciddi yasal düzenlemeler yapıldığını ancak yasal çercevenin her zaman yeterli olmadığını uygulamaların önemli olduğunu ” belirtti.

T.C. Brüksel Büyükelçisi Hakan Olcay ise 1964 yılında Ankara Anlaşması ile başlayan 50 yıllık bir AB-Türkiye ilişkisi süreci bulunduğunu hatırlattı ve “eğer tarih verilirse sorunlar çözülür” dedi. Büyükelçi “Kopenhag kriterlerini AB üyesi olsak da olmasak da yerine getireceğiz” şeklinde konuştu.

“Gezi olaylarının barışcıl bir şekilde başladığını ancak daha sonra bazı grupların devreye girerek protestoları farklı amaçlar için kullanmaya çalıştığını ” söyleyen Olcay İstanbul Valisi’nin açıklamalarına dayanarak “Suda kimyasal madde yoktu. Renkli su olduğu için daha koyu gözüküyordu” dedi. Belçika’daki Türklerin irite olması konusunda yanlış anlaşıldığını söyleyen Olcay “Gezi olaylarındna 6 ay sonra konunun gündeme getirilmesinin anlaşılmasının zor olduğunu” söyledi. Büyükelçi Türkiye’de olumlu adımlar atıldığını söyledi ve demokratikleşme ve insan hakları paketini anlattı.

Başbakan Erdoğan’ın muhafazakar biri olduğunu Müslüman Demokrat gibi görülmesi gerektiğini söyleyen Olcay “3 çocuk istemesini bu kapsamda değerlendirin” dedi.

Büyükelçi Olcay “Tartışmaları ve yorumları not aldığını ve Türkiye’ye ileteceğini” belirtti.

Büyükelçinin verdiği yanıtı tatmin edici bulmayan Peter Reekmans (LDD) “Niçin renk verildi suya? Ne gibi bir renk vericiydi bu? Vali, zararsız bir kimyasal madde demişti. TOMA’ya sadece su koyarsınız. Bunu tüm demokratik ülkeler bilir. Niçin renk verildi ve hangi madde kullanıldı” diye ısrarcı bir şekilde tekrar sordu. Kimyacı olmadığını hatırlatan Büyükelçi Olcay bu konuda yeni bir bulgu elde edilir edilmez herkesle paylaşacağını belirtti.

05/12/2013, Haber Merkezi

Benzer Haberler